Yabancı yüksek kura rağmen çıkmaya devam ediyorsa, dikkat!

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Yabancı yatırımcı bu kur düzeyinden bile çıkmayı tercih ediyorsa, ki ediyor, "Yabancının beklentisi ne ki böyle davranıyor" diye uzun uzadıya düşünmemiz gerekir.

Yabancı yatırımcı hala çıktığına göre ya kurun daha da artacağını bekliyordur ya menkul kıymet fiyatlarının daha da düşeceğini veya bu ikisinin birden gerçekleşeceğini.

Yurtdışı yerleşiklerin Türk menkul kıymetlerinden çıkışı ağustos ayında yeniden hız kazandı. Üstelik yabancı yatırımcılar kurun yüksek olmasına bile adeta aldırış etmiyor.

Merkez Bankası verilerine göre en yoğun çıkışlar 2.5 ve 3.1 milyar dolarla şubat ve martta yaşandıktan sonra nisan ve mayıs ayları yaklaşık 2 milyar dolarlık çıkışla geçildi.

Haziranda bu yılın aylık bazdaki en düşük çıkışı gerçekleşti. Bu aydaki çıkış yalnızca 561 milyon dolar oldu. Sonrasında çıkış yeniden artmaya başladı. Yabancılar temmuzda 755 milyon dolarlık, ağustosun ilk üç haftasında da 1.4 milyar dolarlık net satışla Türkiye’yi terk etti.

Ağustos ayındaki satış ilk iki hafta yoğundu. Yabancılar ilk hafta 708 milyon, ikinci hafta 695 milyon dolarlık satış yaptı. Geçen haftaki satış ise 14.5 milyon dolarda kaldı. Yabancı yatırımcıların geçen hafta 85.9 milyon dolarlık hisse senedi sattığı, devlet iç borçlanma senedinde ise 71.3 milyon dolarlık alım gerçekleştirdiği görüldü.

Yabancıların yılbaşından 21 Ağustos’a kadar olan dönemdeki toplam çıkışı böylece 13 milyar doları aştı. Yabancılar bu dönemde net olarak 5.4 milyar dolarlık hisse senedi ve 7.7 milyar dolarlık devlet iç borçlanma senedi sattı.

Faiz artarken niye gelsin!

Yabancı yatırımcıların geçen hafta küçük miktarda DİBS alımı gerçekleştirmiş olmaları yanıltmasın. Muhtemeldir ki önümüzdeki haftalarda yeni çıkışlar göreceğiz. Gerçi yabancıların elindeki DİBS portföyünün büyüklüğü topu topu 5.6 milyar dolar artık.

Yabancı yatırımcıyı iç borçlanma senedi almaktan alıkoyacak en belirgin etken faizin yükselme eğiliminde olması.

Faiz bugün örneğin yüzde 10 düzeyinde ama artma eğilimindeyse, yani bugün 100 lira nominal değerli bir kağıt yaklaşık 90 liradan satılıyorsa, ancak faizde bir artma eğilimi yaşanıyor ve oranın yarın yüzde 15’e çıkacağı, dolayısıyla 100 liralık kağıdın fiyatının düşeceği beklentisi varsa kim DİBS almak ister ki...

Ayrıca bir de faizdeki gidişatın etkisine ek olarak bu günlerde 7.35 dolayında olan dolar kurunun yarın daha yukarılarda oluşacağı bekleniyorsa... Bugün getirilecek 1 milyon dolar 7.35 milyon lira ederken, 1 milyon doların yarınki karşılığına ilişkin beklenti ya 7.4 milyon lira ya da daha fazlaysa...

Kur konusu tabii ki hisse senedi piyasası için de geçerli. Hisse senedinde de bu kur düzeyinden çıkış yapıldığına göre ya kurun daha da artacağı tahmini var ya da hisse senedi fiyatlarının yeniden hızla düşeceği beklentisiyle hareket ediliyor.

Kur ve fiyat dalganmasını en aza indirmek gerek

“Yabancı gelmezse gelmesin, isterse hepsi gitsin" diye aklı sıra efelenenler eksik olmuyor, olmaz da. Onlar konuşmaya devam etsin. Ama makul düşünen herkes biliyor ki Türkiye’nin dövize ihtiyacı var, bu döviz için de yabancı yatırımcıya.

En geçerlisi tabii ki doğrudan yatırım da bu yatırımları bugünden yarına döviz ihtiyacını karşılar düzeye getirme şansımız yok.

Dolayısıyla yapılacak belli; portföy yatırımları kaleminden çıkışı durdurup yeniden pozitife dönebilmek.

Bunun için elimizdeki en büyük silah ancak ve ancak yatırımcıya güven vermek olur. Bunu söyleyince birileri belki “Ne yani biz borcumuzu ödemeyecek ülke değiliz ya" diye düşünebilir.

Kastettiğimiz güven, ekonomik göstergelerdeki istikrar. Kurun aşırı dalgalanmayacağı, hisse senedi ve borçlanma kağıtlarının fiyatının çok büyük iniş çıkışlar göstermeyeceği bir güvenden söz ediyoruz.

Hukukla ilgili kaygılardan arınma gerekliliğine vurgu yapmaya ise bilmem gerek var mı...

Elindeki hisse senedini ocak ayında 5.92’lik ortalama kurdan satan yabancı bir yatırımcı aynı hisse senedini sattığı fiyattan bugün almak istese, 100 adet satmışsa bu kez 125 adet alabilecek durumda. Ama yabancı bu avantaja rağmen alım yapmadığı gibi satışa devam ediyorsa bizim şapkayı önümüze koyup uzun uzadıya düşünmemizin zamanı çoktan geldi demektir.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar