Yanı başımızdaki imkan...
AROLAT'tan / Osman S.Arolat Türkiye, önce Sovyetler Birliği döneminde barter içerikli doğalgaz anlaşmasıyla önemli bir işbirliği adımı attı. Bunu Sovyetler Birliği'nin dağılma döneminde Türk işadamlarının risk alarak bu ülkede iş yapmaya başlamaları, işbirliğinin güçlenmesine yol açtı. Şimdi, Türk-Rus İş Konseyi Başkanı Turgut Gür ve Rus-Türk İşadamları Birliği Başkanı Ali İhsan Ahıskalıoğlu, zenginleşen Rusya'da Türk işadamlarına birçok alanda yeni yatırım imkanı doğduğunu öne sürüyorlar. DEİK-Türk Rus İş Konseyi Başkanı Turgut Gür ve Rus-Türk İşadamları Birliği Başkanı Ali İhsan Ahıskalıoğlu, yaptıkları açıklamalarda "Yanı başımızda, Rusya'da işadamlarımız için önemli imkanlar" bulunduğunu belirttiler. Gür, "Bugün Rusya'da bir kısmı doğrudan kayıtta olmasa da Türk işadamlarının 6 milyar dolarlık yatırımları olduğunu" açıklarken, çok kısa sürede bunun 10 milyar dolara ulaşabileceğini belirtiyor. Ahıskalıoğlu ise demir-çelik dışında bütün sektörlerde Türk yatırımcılar için fırsatlar olduğunu belirterek, piyasanın son dönemde daha rekabetçi olduğu için eskiye oranla daha hacimli yatırımların önem kazandığının altını çiziyor. Bundan yıllar önce Ahıskalıoğlu ile Moskova'da yaptığımız bir sohbette kendi yatırım alanı olan inşaat sektöründe büyük imkan olduğunu ve Türk müteahhitlerinin Rusya'ya gelmesini önermişti. Kendisine, "Sizin firmaya rakip olmazlar mı?" diye sorduğum da, "Hepimize yetecek iş var. Biz buradaki Türk müteahhitleri çok yoğun olarak çalışıyoruz. Yeni işlere, yeni firmalar gerekli" demişti. O konuşmada Ahıskalıoğlu bir de uyarıda bulunmuştu: "Rusya'da iş yapacaklar hiçbir zaman kısa yolla, rüşvetle filan iş halletmeye kalkmasınlar. Bu ülkenin kurallarına uyarak uzun vadeli bir çalışmayı esas alsınlar." Türkiye'nin Rusya'daki başarılarında bu ülkeye daha 1980'lerde, Sovyetler Birliği döneminde özel anlaşmalarla doğalgaz alımına karşı barter yaparak girme cesaretini göstermesi ilk önemli adım oldu. Özal'ın doğalgaz anlaşma girişimi, Sovyetler Birliği'nin dağılma dönemin olan 1990'lı yılların başında Türk işadamlarının, "Risk alarak Batılılar'ı korktuğu dönemde aktif hareketleri" izledi. Bu gelişmeler 1997 Rusya krizine kadar, bavul ticareti dahil önemli bir işbirliği ve gelişmeye neden oldu. Türk yatırımcıları Rusya'da, inşaat sektörü, içecek sektörü ve cam sektöründe çok önemli gelişmeler kaydetti. Yatırımlarını zaman içinde Moskova merkezli olmaktan çıkarıp, Rusya içlerine ve Türk cumhuriyetlere taşıdılar. Rusya'nın 1997 krizi, Türkiye'nin 2001 krizi ilişkilerde olumsuz bir dönem ve bu daralma yaşamamıza neden olsa da, son yıllarda yeniden bir canlanma yaşandığına tanık oluyoruz. Turgut Gür ve Ali İhsan Ahıskalıoğlu, bugün petrol gelirleriyle zenginleşen Rusya'da birçok alanda yatırımların hızlandığını ve Türk yatırımcılara birçok alanda önemli imkanların ortaya çıktığını belirtiyorlar. Yanı başımızdaki Rusya'da Moskova'nın yanı sıra iç bölgelerde de Türk işadamlarının yapabileceği çok iş olduğunun altını çiziyorlar.