Yapay zekâ çağında, ‘fikri hür’ şairinin tablolarının izinde…

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

RECEP ERÇİN

Günümüzde Galatasaray Lisesi kültürünün gelişmesinde önemli çalışmaları bulunan Dr. Reha Bilge, okulun efsane öğretmenlerinden şair Tevfik Fikret’in ressam yönünü tanıtan bir çalışmaya imza attı. Kitabın ortaya çıkış serüvenini anlatan Bilge, Tevfik Fikret’in ‘Fikri hür, vicdanı hür’ söyleminin günümüzdeki karşılığına dikkat çekti.

Türk edebiyatının mihenk taş­larından kabul edilen Tevfik Fikret’in ressam yönünü öne çı­karan bir eser kaleme alana yazar Reha Bilge, kitabın hazırlanma serüvenini DÜNYA’ya anlattı. Ga­latasaraylılar Derneği Divan Baş­kanlığı tarafından 2026 yılı “Ga­latasaray’a Hizmet Ödülü” sahibi Reha Bilge, Türk eğitim tarihinin kalelerinden olan Galatasay’ın ef­sane hocası Tevfik Fikret’e bir gö­nül borcu olarak bu kitabı hazırla­dığını söyledi. Fikret’in Aşiyan’da müze olarak kullanılan evinde ya­pılan anmaların birinde dikkati­ni çeken çok sayıdaki resmi da­ha sonra Tunç Bilge’nin uzmanlı­ğıyla derleyen Reha Bilge, “2005 yılında Galatasaraylılar Derne­ği'nin yönetimindeydim.

Her yıl olduğu gibi Aşiyan'da Tevfik Fik­ret'i anma törenleri düzenleni­yordu. O dönemde müzeyi gezer­ken, karşımızda son derece etkile­yici bir ressam bulunduğunu fark ettim. Oysa Türk kamuoyu Tevfik Fikret'in ressam yönünü pek bil­miyordu. Evinde bulunan ve da­ha önce yayımlanmamış resimle­rini bir araya getirme düşüncesi böyle doğdu. İlk olarak 2005 yılın­da ‘Çizgiler ve Renkler Arasında Tevfik Fikret’ adlı çalışmayı ha­zırladık. Bu süreç beni Fikret'le daha derin biçimde ilgilenmeye yöneltti ve sonunda ‘Ressam ve Şair Tevfik Fikret’ kitabı ortaya çıktı” dedi.

Şiirinde görsellik akan şair

Bilge, “Sis” şiiri üzerine son Os­manlı Halifesi Şehzade Ab­dülmecid Efendi’nin Ta­rihi Yarımada’yı sisler içinde resmeden bir tab­lo çizerek Tevfik Fikret’e hediye ettiğini anlattı ve bu tabloya da kitabında yer verdi. Tevfik Fik­ret’in sanat alanın­daki çok yönlü kişiliğine dikkat çeken Bilge, ‘Va­tan Şairi’ Na­mık Kemal’in Bolayır’daki türbesinde de Fikret’in imza­sının olduğunu ifade etti.

Fik­ret’in şair yönü ile ressam yö­nünün kesişti­ği eserlerden söz eden Bilge, “Fik­ret'in şiirlerini yeniden okudukça güçlü bir görsellik ve adeta sine­matografik bir anlatım olduğunu fark ettim. Örneğin ‘Balıkçılar’ şi­irinde sosyal gerçekliği anlatır­ken olağanüstü bir hareketlilik yaratıyor. Adeta bir kamera çeki­mi izliyorsunuz. Bu her şairin ba­şarabileceği bir şey değil. Onun ‘Fırtına’ resmiyle karşılaştığım­da şiir ile resim arasında­ki bu bağ zihnimde daha da belirginleşti.

Tev­fik Fikret'in sesi sade­ce sözcüklerle sınırlı değil; görselliğin öte­sine geçen bir sanat dili kuruyor. Daha ço­cuk yaşlarda ken­disini ressam olarak gördüğünü biliyoruz. Aksaray'daki evlerinin bahçesindeki küçük kulübenin penceresine ressam olduğunu belirten bir tabela astığı anlatı­lır. Galatasaray'da resim dersle­ri alıyor. Öğretmenleri arasında Türk resminin kurucularından Şeker Ahmet Paşa bulunuyor. Daha sonra Cumhuriyet döne­mi Türk resminin seçkin isimleri olacak Şevket Dağ ve Feyhaman Duran ile aynı sanat çevresini paylaşıyor. Edebiyat sevgile­ri kadar resim ve renk üzerine dostlukları da ömür boyu sürü­yor” diye konuştu.

Bir eğitim reformcusu

Tevfik Fiket’in eğitimci ki­şiliğe değinen Bilge, “Galata­saray Lisesi müdürlüğünü in­celediğinizde yalnızca bir okul yöneticisiyle karşılaşmıyorsu­nuz. Türk eğitim sistemine ön­cülük eden bir eğitim reformcu­sunu görüyorsunuz. Öğrencile­rine yalnızca yeni edebiyatı değil, klasik edebiyatı da çok güçlü bi­çimde öğretiyor. Ruşen Eşref gibi isimler onun öğrencisi. Fuzuli'yi, Nabi'yi, Nedim'i sadece ezberlet­miyor; onların ruh dünyalarını da gençlere aktarıyor. Kendi kül­türel birikimine hakim olmadan modern olunamaz. Fikret, bir yandan gelenekten beslenirken diğer yandan kadın hakları gibi çağının çok ilerisindeki konuları şiire taşıyor ve Türk edebiyatına olağanüstü katkılar sunuyor.

‘Kadın alçalırsa bütün insanlık alçalır’

Tevfik Fikret'in etkisinin yal­nızca Türkiye ile sınırlı kalmadı­ğını, Azerbaycan'da, Rusya Türk­leri arasında ve İran'da da büyük yankı uyandıran bir şair oldu­ğunu dile getiren Bilge, sözleri­ni şöyle sürdürdü: “Onun şiirle­ri zaman zaman bağımsızlık ve ulusal kültür mücadelelerinin bir parçası olarak okunmuştur. Bu nedenle sadece İstanbul'un şai­ri değildir; Türk dünyasının or­tak kültürel simgelerinden biri­dir. Kadınların toplumdaki ye­rine ilişkin görüşleri bugün bile güncelliğini koruyor. Bir şiirin­deki düşüncesini özetlersek; ‘Ka­dın alçalırsa bütün insanlık al­çalır.’ Ben Tevfik Fikret'i sadece 19. yüzyılın veya Servet-i Fünun döneminin şairi olarak görmü­yorum. ‘Fikri hür, vicdanı hür’ anlayışı bugün yapay zekâ, diji­tal denetim ve bireysel özgürlük tartışmalarında da anlam taşıyor. İnsanlığın karşı karşıya kalabile­ceği tehlikeleri evrensel bir pers­pektifle görebilen büyük bir dü­şünür ve sanatçıydı.”

Seçkin zümreden değil halktan yükselen bir kişilik

Tevfik Fikret’in çocukluk yıl­larında salgın hastalıklarından biri nedeniyle annesini kaybet­tiğini, babasının görevleri nede­niyle aile düzeni bozulunca Ga­latasaray Sultanisi'ne yatılı ve­rildiğini anlatan Reha Bilge, aile kökleri itibarıyla Fikret’in halkın içinden yükselen bir sanatçı ol­duğunu söyledi. “Tevfik Fikret sa­tın alınamaz, makamla tehdit edi­lemez bir karakterdi” diyen Bilge, “En sert muhalifleri bile ona saygı duymuştur. Galatasaray'daki gö­revinden uzaklaştırılmaya çalı­şıldığında boyun eğmek yerine is­tifa etmeyi tercih etmiştir” ifade­lerini kullandı.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.138,85 1,18 %
Dolar 47,2118 0,05 %
Euro 53,9098 0,23 %
Euro/Dolar 1,1411 0,12 %
Altın (GR) 6.300,99 2,56 %
Altın (ONS) 4.146,16 1,67 %
Brent 90,3190 1,07 %