26 °C
DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

"Yaratıcı endüstriler diğer sektörlerden iki kat daha fazla istihdam yaratıyor"

John Newbigin, “Bugün ekonomide verimlilik artışı insan sayısına değil, teknolojik gelişime bağlı. Yaratıcı endüstriler ise, insana, duygusal zekaya ve sosyal becerilerin gelişimine odaklanarak hem diğer sektörlere oranla iki kat daha fazla istihdam yaratıyor hem de tüm dünyada diğer sektörlerden daha hızlı büyüyor.

‘Yaratıcı endüstriler’ kavramı yaklaşık 20 yıl önce bir dizi etkinliği tanımlamak üzere kullanılmaya başlandı. Tiyatro, müzik, sinema, görsel sanatlar, moda gibi alanları kapsayan bu etkinlikler hem insanlık tarihi kadar eski, hem de dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni etkinlik türlerini kapsıyordu.

Fakat işin ilk başında, çok sayıda sanatçı “endüstri” sözcüğünün yaptıkları işi alçalttığını düşündü. Hükümetler ise, yaratıcı endüstrilerin ekonomiye olan toplam katkısını ölçmeye yanaşmadı. Oysa bugün, yaratıcı endüstriler tüm dünyada en hızlı büyüyen sektör konumunda.

Yaratıcı endüstriler, bireysel ve kişisel yaratıcılığa, yeteneğe ve beceriye dayanan fikri mülkiyetin işlenip kullanılmasıyla parasal kazanım ve istihdam sağlama potansiyeli olan üretim sanayileri olarak tanımlanıyor.

Bu sektörün hızla büyümesinin birçok nedeni var. Bu nedenleri, yaratıcı içerik şirketlerine ve dijital teknolojilere yatırım yapan Creative England’ın kurucusu John Newbigin’den dinledik.

Birleşik Krallık Kültür Bakanı Milletvekili Rt Hon Chris Smith’in Özel Danışmanı olan Newbigin, ülkenin yaratıcı endüstriler için 1990’larda geliştirdiği ilk politikalara katkıda bulunan isimlerden biri. Newbigin, 2015’te Birleşik Krallık Kraliçesi tarafından, kreatif endüstri ve sanata verdiği katkılardan dolayı Britanya İmparatorluk Nişanı’na (OBE) layık görüldü. Yaratıcı endüstrilerin Birleşik Krallık ekonomisine katkısı 100 milyar sterlinin üzerinde ve her sene 7 oranında bir artışla büyümeye devam ediyor.

John Newbigin, yaratıcı endüstrilerin pek çok ülkede ekonomik büyümeye giderek artan oranda katkı sağladığını, hatta diğer sektörlere oranla iki kat daha fazla istihdam yarattığını söylüyor. Dünya genelinde hükümetlerin bu endüstrilerin ekonomiye olan toplam katkısını dikkate alarak strateji üretmeleri gerektiğini vurgulayan Newbigin, sektörün artan önemini şu başlıklar altında anlatıyor:

En büyük rekabet şehirler arasında yaşanıyor

“Küreselleşmenin son hızla devam ettiği bir dönemde, bir ülkeyi ya da şehri rakiplerinden farklı kılan en önemli özellik kültürel kimlik. Bu nedenle kültür ve ticaretin kesişim noktasını temsil eden yaratıcı endüstriler hızla önem kazanıyor. Bugün dünya ekonomilerini ülkeler değil, şehirler yönlendiriyor. En büyük rekabet şehirler arasında yaşanıyor. Örneğin Londra, yaratıcılıktaki başarısı ile bir dünya şehri. Tokto, finans alanındaki başarısı ile bir dünya şehri. Dünyanın en önemli şehirleri, marka kimliği olan şehirler. İstanbul’un da marka kimliğini çok doğru şekilde belirlemesi gerekiyor.”

Duygusal zekaya ve sosyal becerilere ihtiyacı olan tek sektör

“Bir diğer unsur ise, işin insani boyutu. Yapay zeka bir yandan iş yapış modellerini değiştirirken, diğer yandan bir çok insanın işini kaybetmesine yol açacak. Bugün tarımdan imalata, her alanda verimlilik artışı insan sayısına değil, teknolojik gelişime bağlı. Yaratıcı endüstriler ise, diğer sektörlere oranla iki kat daha fazla istihdam yaratıyor. Yaratıcı endüstriler sektörünün tek ihtiyacı insan. Dolayısıyla yaratıcı bir işletme kurmak için gereken tek şey iyi bir fikre ve bir akıllı telefona sahip olmak. Bu sektörün en önemli farkı ise, duygusal zekaya ve sosyal becerilere ihtiyacı olan tek sektör olması ve bu gerçeğin asla değişmeyeceği.”

Eğitim ve topluma odaklanıyor

“Yaratıcı ekonomiler, ekonomi ve finans politikalarından çok, eğitim ve toplumsal gelişime odaklanıyor. Çünkü yaratıcı ekonomi için sadece yeni ve hızla değişen beceriler geliştirmek yeterli değil; aynı zamanda birlikte öğrenmeye dayalı, geleneksel sanat dallarının, bilimin ve teknolojinin arasında karşılıklı saygıyı teşvik eden yeni bir eğitim yaklaşımı da gerekiyor. Fikirler, ürünlerden daha fazla önem kazanmaya başlıyor. Mühendislik başta olmak üzere tüm sektörlerde tasarım kaygısı artıyor. Çin bile, “Made in China” yenine “Designed in China” kavramını ön plana çıkarmaya çalışıyor. Yaratıcılığın toplum içinde gelişmesini sağlamak için, sanayi bakanlıkları ile eğitim bakanlıkların daha entegre bir yapıda çalışmaları önem kazanıyor. Aynı şekilde farklı sektörlerin, farklı disiplinlerin birbirine yakınlaşması gerekiyor.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap