"Yemin töreni ve TCMB kararının gölgesinde..."

Emre ALKİN
Emre ALKİN PAYLAŞMASAK OLMAZDI emre.alkin@dunya.com

Amerika'nın yeni başkanının yemin törenine yaklaşırken birçok senaryo seslendirmeye başlandı. Yatırımcıların hiç de azımsanmayacak bir kısmı yemin töreninde olayların yaşanmasına karşı pozisyon almış durumdalar. 

Bugüne kadar yaptığımız tüm uyarılarda, yemin töreninin geleneksel yapılma tarzından daha farklı bir şekilde yapılmasının bile piyasalara büyük olumsuz etki yapacağını söyledik. Şöyle ki yemin töreninde mutlaka bir olayın çıkacağını dair istihbarat sayısı artarsa, yemin töreni orijinal yerinden başka bir yere taşınabilir. Bu bile başlı başına Amerikan devletinin ne büyük bir risk altında olduğunu göstereceği için en borsalar hem de diğer piyasalarda sert düşüşlere sebep olabilir.

Daha başka senaryolar da seslendiriliyor: Yemin töreni esnasında çıkacak olaylarda, Amerikan Başkanının yemin edemeden yaralanması veya başkanlık yetisini kaybedecek kadar bir talihsiz travma geçirmesi durumunda ne olacağı konusunda kimsenin bir fikri yok. Böyle bir durumun yaşanması piyasalarda "şelale düşüşü" dediğimiz çok büyük zararlar yaratan geri çekilmeleri ortaya çıkaracak.

"Faiz sebeptir/sonuçtur tartışması yine alevlendi..."

Yemin törenine günler kala görevini tamamlamakta olan Trump’ın azli için var gücüyle uğraşan Demokratlar, çok uzun zaman sonra elde ettikleri hem kongre hem de Beyaz Saray’ın hakimiyetini kaybetmek istemiyorlar. Ancak mesele demokratların değil Amerika’nın bekası haline geldi. Belki bizler için yemin töreninin nerede olacağı pek önemli değil ama ABD’nin zorunluluk ve sürecin parçası haline gelmiş durumda. Davetliler eşliğinde yapılan ve halkın da seyrettiği yemin töreni Başkan ve Başkan Yardımcısının göreve başlaması için olmazsa olma niteliğinde. 

Şöyle bir tarihe geri dönüp bakarsak ABD Kongresi en son 1814‘te İngilizler tarafından işgal edilmiş ve bir daha da böyle bir olay olmamıştı. Ancak bugünlerde yemin töreninde hiç yaşanmamış bir rezaletin olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bariz seçim galibiyetine rağmen birçok eyalette olayların çıkacağı istihbaratı üzerine ulusal muhafızlar görev yapmak zorunda kalacaklar.

İşin ilginç tarafı yemin törenine çok yakın mesafede bulunan Pentagon’da bile çok ciddi güvenlik önlemleri alınmış durumda. Demek ki tehlikenin nereden geleceği konusunda oldukça geniş bir liste var. Normalin beş katı sayıda ulusal muhafızın görev yapacağının altını çizmek istiyorum. Yani toplam 50 bin kişi yemin töreninde nöbette olacak. Bu hafta gerçekleşecek olan yemin töreninin kazasız belasız bitip piyasalara bir türbülans yaratmadan sonuçlanması en önemli dileğimiz desem yanlış olmaz.

Tüm bunlar olup biterken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "faiz sebeptir" tartışmasını tekrar başlattığını görüyoruz. TCMB faiz kararına az kala bu söylemi tekrar seslendirmesinin sebebini farklı durumlara bağlayanlar var. "Geçen sefer de böyle denmişti ama faiz yükseldi, demek ki tekrar yükselecek" diyen ciddi sayıda uzman var. Benim başka bir fikrim var. 

Siyasilerin güçlü bir tecrübeye sahip kamu yöneticilerine telefon yoluyla doğru bildiklerini yaptırmaları kolay değil. Ancak, medya üzerinden ısrarla mesaj vermeye devam ederler. Kimseye şaşırtıcı gelmemeli, siyasetçiler aynı kurumda oldukları kişilerle bile medya üzerinden mesaj ulaştırmayı adet edinmişlerdir. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu şekilde mesaj vermesi piyasaları ters köşeye yatırmak için ya da Merkez Bankası’nın bağımsızlığını kanıtlamak için değil, faizin gerçekten sebep olduğuna inanmasıdır diyebilirim. 

Bunun sonucunda "ben defalarca söyledim dinlemediler" diye bir çıkış da yapabilir. Bu mesele daha çok tartışılacak gibi geliyor. Ama ülkenin faizden daha büyük tonla sorunu var. 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar