Yeni ay, yeni tahminler

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Mart ayı başında ABD-İran savaşının başlamasıyla tahminlerimizde reviz­yona gitmiştik. Henüz savaşın çok başın­dayken, enerji fiyatları üzerindeki etkinin geçici olabileceği ihtimalini dikkate almış ve sınırlı bir revizyon yapmıştık.

En son ilan edilen 2 haftalık ateşkes anlaşması­na rağmen, nihai sonuca ulaşmak ve sava­şın hasarlarını tersine çevirmek daha uzun sürecek gibi gözüküyor. Bu durumda petrol fiyatlarının kısa vadede savaş öncesi sevi­yelere dönmesini beklemiyoruz. Bu doğ­rultuda, burada paylaşacağım tahminleri­mizi oluştururken Brent petrol fiyatının bu yıl ortalamasını 85 dolar, yıl sonu değerini ise 80 dolar olarak varsaydık.

Enflasyon tahmininde yukarı revizyon

Enflasyonla başlarsak, mart ayında enf­lasyonun ana eğilimi kurdaki istikrar ve iç talepteki kısmi dengelenmenin deste­ğiyle ılımlı seyretti. Ancak önümüzdeki dönemde artan petrol fiyatlarının ikincil etkilerinin daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Gübre ve ulaştırma maliyet­lerindeki artışların etkisiyle gıda fiyatla­rının nisan ayında daha güçlü yükselme­si muhtemeldir. Bu aya ilişkin ilk gözlem­lerimiz, gıda fiyatlarında %5 civarında bir artışa işaret etmektedir.

Elektrik ve doğalgaz fiyatları da konut­larda %25 oranında artırıldı. Ayrıca, daha önce elektrikte olduğu gibi doğalgazda da eşik değerin üzerinde tüketim yapanların daha yüksek tarifeden ücretlendirileceği kademeli fiyat uygulamasına geçildi. An­cak elektrik fiyatlarında daha karmaşık bir hesaplama söz konusu. Örneğin ge­çen ay baz fiyatlar değişmezken, yağışlara bağlı olarak hidroelektriğin elektrik üre­timindeki payının artması nedeniyle son kaynak tedarik tarifesi etkisiyle elektrik fiyatları hafif gerilemiştir. Bu ay da ben­zer bir etkinin sürdüğünü gözlemliyor ve artışın TÜFE’ye yansımasının daha sınır­lı olabileceğini değerlendiriyoruz. Doğal­gazda ise kademeli fiyat uygulamasının etkisiyle TÜFE’ye daha yüksek bir artış yansıyacaktır.

Bu gelişmelerle birlikte nisan ayında toplam tüketici enflasyonunun %3,5 civa­rında gerçekleşmesiyle yıllık enflasyonun %32’ye yaklaşacağını öngörüyoruz. Son­raki aylarda da bu seviyelerin korunması muhtemeldir. Yıl sonunda enflasyonun ise %28,5’e gerileyeceğini tahmin ediyoruz. Bu da önceki tahminimize göre 3 puanlık bir yukarı revizyon anlamına gelmektedir.

Bu ay politika faizi artabilir

TCMB, mart ayı başında TL likidite ko­şullarını sıkılaştırarak bankalararası para piyasası faizlerini %40 civarına yönlendir­miş, PPK toplantısında ise politika faizini %37’de sabit tutmuştur. Enflasyonist bas­kıların devam etmesi nedeniyle TCMB’nin 22 Nisan’daki PPK toplantısında politika faizini %40’a yükseltmesini, buna karşılık likidite koşullarını gevşeterek piyasa faiz­lerini genel olarak mevcut seviyelerde tut­masını bekliyoruz. Enflasyon görünümün­deki yukarı yönlü güncellemeyle uyumlu olarak yıl sonu politika faizi tahminimizi %35’e yükseltiyoruz.

Yavaşlayan büyüme cari açıktaki artışı sınırlayabilir

Büyüme tarafında, üretim maliyetlerinin savaş öncesi seviyelere göre yüksek kalma­sı, dış talebin zayıflaması ve yurtiçi finan­sal koşulların sıkı kalması ekonomik akti­viteyi sınırlayacaktır. Geçtiğimiz ay 2026 yılı GSYH büyüme tahminimizi %4’ten %3,8’e çekmiştik. Potansiyel olumsuz et­kilerin belirginleşmesi nedeniyle büyüme tahminimizi şimdi %3.0’e düşürüyoruz.

Ödemeler dengesi tarafında, enerji fiyat­larındaki yükselişi ve TCMB’nin faiz gi­derlerine ilişkin yaptığı revizyonu dikkate alarak geçtiğimiz ay 2026 yılı cari işlemler açığı tahminimizi 36 milyar dolardan 53 milyar dolara yükseltmiştik. Sıkılaşan fi­nansal koşulların iç talebi sınırlaması ca­ri dengeye olumlu yansıyacaktır. Ancak tu­rizm gelirlerinde de ılımlı bir düşüş olabi­leceğini dikkate alarak yıl sonu cari açık tahminimizi 56 milyar dolara yükseltiyo­ruz. Bu da GSYH’ya oranla %3’e denk geli­yor. Ukrayna savaşının başlaması ile 2022 yılında açığın GSYH’ya oranının %5,1’e çıktığını hatırlarsak, hala çok kötü değil. Umarız da olmaz.

Yazara Ait Diğer Yazılar