Yeni dünya düzensizliği şekillenirken…
Geçtiğimiz hafta Davos’ta Trump, bir kez daha ‘Dünyanın Başkanı Benim’ edasıyla jeopolitik şantajlar ve ekonomik kabadayılık eşliğinde, işlevsel diplomasi şovu yaparak dünyanın ve küresel gündemin içinden geçti!..
Schwab sonrası yeni yönetimin ilk kez sahneye çıktığı, ‘diyalog’ temasıyla ‘Yeni dünya düzeni nasıl olacak?’ sorusuna yanıt aranan ve yüksek etkileşimli bu Davos’un baş aktörlerinden biri oldu. Pek çok açıdan sansasyonel açıklamalar, tavırlar ve yankılarla, son yılların en hareketli, en dinamik, hatta en gergin Davos’u yaşandı.
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 1971’den beri 56. kez düzenlediği Davos 2026’ya, 60’tan fazla devlet başkanı, rekor 400’ü aşkın siyasi lider ve yaklaşık 830 CEO katıldı. Zirve, hafta boyunca dünya manşetlerini domine etti.
Önceki yıllara göre en belirgin fark: Teknokrasi’nin fiilen ilanı…
Teknoloji dünyasını yöneten CEO’lar ve üst düzey şirket yöneticilerinin, siyasi liderleri hem görünürlükte hem de tartışma gündeminde gölgede bırakmasıydı. Bu da bana göre, toplumsal tercihlerden ziyade teknoloji ve sermayenin devleti fiilen yönettiği, insanlığın ‘teknokrasi’ ile geleceğini çizdiği yeni bir döneme girdiğimiz anlamına geliyor…
Son yılların Davos temalarını ve odak noktalarını, 3 bölüme ayırarak aşağıda özetledim. Bunu, küresel elitlerin algıladığı ana risklerin ve gündem maddelerinin yıllara göre nasıl evrildiğini, dünyanın geçirmekte olduğu değişimi ve nedenlerini daha iyi anlamak ve hatırlamak için yaptım.
1. 2021-2022: Akut kriz ve çöküş dönemi
2021 - The Great Reset (Büyük Sıfırlama): Pandeminin şokunu takiben, mevcut ekonomik ve sosyal sistemlerde köklü bir “sıfırlanma” ve yeniden inşa çağrısı. WEF tarihinin en radikal dönüşüm vizyonlarından birini ortaya koydu.
2022 - History at a Turning Point (Dönüm Noktasındaki Tarih): Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle jeopolitik gerilim merkeze oturdu. Enerji güvenliği ve eski güvenlik mimarilerinin çöküşü öne çıktı.
2. 2023-2024: Parçalanmış dünyada uzlaşı arayışı
2023 - Cooperation in a Fragmented World (Parçalanmış Bir Dünyada İş Birliği): Artan bloklaşma ve jeopolitik kutuplaşma kabul edilerek, bu yeni ‘parçalanmış’ ortamda bile, nasıl iletişim ve iş birliği kanalları açılabileceği sorgulandı.
2024 - Rebuilding Trust (Güveni Yeniden İnşa Etmek): Parçalanmanın toplumsal sonucuna odaklanıldı: kurumlara, bilgiye ve birbirine duyulan güven erozyonu. Dezenformasyonla mücadele, güveni yeniden inşanın anahtarı olarak görüldü.
3 2025-2026: Yeni çağın rekabet ve diyalog dinamikleri
2025 - Collaboration for the Intelligent Age (Akıllı Çağ için İş Birliği): Teknoloji, özellikle yapay zeka, birincil dönüştürücü güç olarak öne çıkıyor. Odak, AI’nın getireceği fırsatlar ve tehditler karşısında iş birliğinin nasıl sağlanacağıydı.
2026 - A Spirit of Dialogue (Bir Diyalog Ruhu): Öngörülen gelecek, önceki yılın iş birliği vurgusundan daha sert bir gerçekliğe işaret ediyor. “Jeoekonomik sert güç”, “korumacı ittifaklar” ve “egemenlik savaşı” gibi kavramlar, uluslararası sistemde güç mücadelesinin ve ekonomik milliyetçiliğin artacağı bir dönemi resmediyor. Bu zorlu ortamda bile “bir diyalog ruhu”nun sürdürülmesi gerektiği ısrarla vurgulanıyor.
Özetle, tablodaki temaların gelişimini analiz edersek, pandemi, savaş ve teknolojik devrim gibi ardışık şokların, öncelikleri acil kriz yönetiminden uzun vadeli sistemik rekabet ve düzen kurma mücadelesine kaydırdığını görüyoruz. Bu geçişte çabayı, bocalamayı, hatta yırtılmaları ve oldukça düzensiz, karmaşık bir ilerleyişi izliyoruz. Bu tablo, küreselleşmenin ‘Altın Çağı’nın kapandığını ve yeni bir jeopolitik ve jeoekonomik rekabet çağına resmen girildiğini gösteriyor.
Sonuçta diyalog ve düzen konuşuluyor, ama sahnede hâlâ düzensizlik oynuyor. Zaten bu yüzden Davos, bu yıl cevaplardan ya da mutabakattan çok ‘yanıtlanamayan soruların bunaltıcı ağırlığıyla’ kapandı. O yüzden Schwab, kapanışta Elon Musk’ın ‘optimizm’ çağrısını yineledi.