Yeniden değerleme bağımsız denetimde karşılık buldu mu?

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Nusret AYYILDIZ
SMMM – Kamu Gözetimi Kurumu Eski Uzmanı

7326 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” kapsamında yapılan başvurular 30 Eylül tarihi itibarıyla sona erdi. Şirketlerimizin çoğu kesinleşmiş alacaklarını yeniden yapılandırdı, matrah ve vergi artırımı yaptı ya da muhasebe kayıtlarını düzeltti. Vergi otoritesi açısından bakıldığında hepsinin bir avantajı ya da karşılığı vardı.

Peki 7326 sayılı kanun bağımsız denetim anlamında karşılık buldu mu?

Kanundan faydalanan tüm şirketler, ortaklar ve mükellefler bu durumdan son derece memnun. Ancak aynı şeyi bağımsız denetçiler açısından söylemek çok da mümkün değil. Hepsi kara kara af kapsamında yapılan iş ve işlemlerin denetimden geçmiş finansal tablolara olan etkilerinin nasıl ele alınacağını, bu etkilere nasıl karşılık verileceğini veya nasıl düzeltileceğini düşünmekle meşgul.

Bağımsız denetçiler olarak takılıp kaldığımız her konuyla ilgili Türkiye Denetim Standartları yol göstericimiz olmuştur. Ancak akıllardaki soruların standartlarda da bir karşılığı yok.

Kanun kapsamında şirketlerin en çok başvuru yaptığı hususlardan birisi de amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesi. Bu konuyla ilgilide akıllarda soru işareti çok. İsterseniz şirketlerimizin ve bağımsız denetçilerimizin yeniden değerleme kapsamında karşı karşıya kalacakları hususları ve bunlara ilişkin cevapları birlikte ele alalım.

Amortismana Tabi İktisadi Kıymetlerin Yeniden Değerlenmesi

7326 sayılı kanun, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranları esas alınarak yeniden değerlenmesine imkân tanıdı. Birçok şirket bu kapsamda varlıklarının değerinde düzeltmeye gitti. Ancak bu değerleme işlemi bağımsız denetime tabi tutulacak finansal tablolar açısından geçerli bir değer artışı olarak değerlendirilemeyecektir.

İlgili varlıklar, maliyet modeli uygulayan şirketlerde ilk elde etme tarihindeki değeri yani maliyet değeri üzerinden finansal tablolarda gösterilmeye devam ederken, yeniden değerleme modelini uygulayan şirketlerde ise muhtemelen Yİ-ÜFE’ye göre değerlenmiş tutardan farklılık gösterecek gerçeğe uygun değer üzerinden gösterilmeye devam edecektir.

Şirketler 7326 Sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Değerlenmiş Tutarla Maliyet Yönteminden Yeniden Değerleme Yöntemine Geçiş Sağlayabilir Mi?

Şirket hali hazırda amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemişken bu değer maliyet yönteminden yeniden değerleme yöntemine geçişte kullanılabilir mi? En çok karşılaştığım sorulardan birisi de bu.

Şirketler gerçeğe ve ihtiyaca uygun sunum sağladığı sürece maliyet yönteminden yeniden değerleme yöntemine geçiş sağlayabilir. Ancak bu geçişte kullanılacak yeniden değerlenmiş tutarın geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümleri (TMS-TFRS/BOBİ FRS) uyarınca belirlenmiş ve ilgili varlığın gerçeğe uygun değerini yansıtıyor olması gerekecektir. Dolayısıyla Yİ-ÜFE değişim oranları esas alınarak belirlenecek bir değer ilgili varlığın gerçeğe uygun değerini yansıtmayacağından geçişte de kullanılması uygun olmayacaktır.

Şirketin Yasal Kayıtlarına Yansıttığı Bu Değer Artışının Akıbeti Ne Olacak?

Bu noktadaki uygulama son derece basit. Yansıtılan değer artış rakamı Türkiye Muhasebe Standartları açısından geçerli bir değer artışı değil. Dolayısıyla şirket tarafından bu kapsamda yapılan muhasebe kaydı ters çevrilerek iptal edilecek ve nihai olarak finansallara bu kapsamda bir değer artışı yansıtılmamış olacaktır.

Şirket Yeniden Değerleme Kapsamındaki Tutarı Sermayeye Eklerse

7326 sayılı kanun kapsamında muhasebeleştirilecek fon tutarı şirketin uygun görmesi halinde sermaye olarak eklenebilecektir.

Bu tutarın sermaye olarak eklenmesi halinde ise söz konusu tutar ters kayıtla iptal edilemeyecektir. Neden diye soracak olursanız, şirketin tescil edilmiş sermayesine ilişkin düzeltme yapılması imkan dahilinde değildir.

Dolayısıyla bu durumda şirket, geçmiş yıl karı varsa sermayeye ilave edilen tutar kadar olan kısmı geçmiş yıl karından indirecek, eğer geçmiş yıl zararı söz konusuysa yine sermayeye ilave edilen kısım kadar geçmiş yıl zararını arttıracaktır.

Şirket Yeniden Değerleme Kapsamındaki Tutarı Kar Olarak Dağıtırsa

Yukarıda da ele aldığımız gibi şirketler geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümleri doğrultusunda fonda bu kapsamda bir değer artışı raporlayamayacaktır. Ancak şirket yasal kayıtlarında var olan bu tutarı kar olarak dağıttı ve şirketten bir nakit çıkışı söz konusu oldu. Bu durumda yine başvuracağımız özkaynak kalemlerimiz geçmiş yıl karı ve zararı olacaktır.

Yeniden Değerleme Kapsamındaki Tutar Teknik İflas Hesabına Konu Olacak mı?

Türk Ticaret Kanunun 376’ncı maddesine göre sermaye ve yasal yedekler toplamının üçte ikisini zarar sebebiyle yitiren şirketler borca batık olarak değerlendirilir.

Bağımsız denetime tabi olan şirketler açısından da söz konusu hesaplamanın yapılacağı finansal tablolar bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolar. Her ne kadar vergi otoritesine sunulan finansal tablolarda söz konusu değerleme artışı özkaynakta bir artış yaratsa da bağımsız denetime tabi olan finansal tablolarda bu tutar iptal edilerek göz önünde bulundurulmayacaktır.

Dolayısıyla söz konusu tutar bağımsız denetime tabi olan şirketler nezdinde teknik iflas hesabına dahil edilmeyecektir.

Yeniden Değerleme Kapsamında Ödenen Vergi Aktifleştirilebilir Mi?

Geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümleri doğrultusunda ilgili varlığın 7326 sayılı kanun kapsamındaki yeniden değerlemesi neticesinde ödenen verginin ilgili varlığın defter değerine ilave edilmesi yani aktifleştirilmesi hatalı bir uygulama olacaktır.

Yeniden Değerleme Kapsamında Ödenen Verginin Akıbeti Ne Olacak?

Ödenen vergiyi iki farklı yaklaşımla ele almak daha doğru olacaktır. Şirketin ilgili varlık kapsamında hangi değerleme yöntemini uyguladığına göre ödediği verginin sunulacağı finansal tablo kalemi de değişiklik gösterecektir.

Şirket ilgili varlıklar için maliyet modelini uyguluyorsa, söz konusu harcama ilgili dönemin gideri olarak kar veya zararda raporlanacaktır. Geçerli finansal raporlama çerçevesi hükümleri doğrultusunda bu harcama kapsamında herhangi bir iptal ya da düzeltme yapılmasına da gerek duyulmayacaktır.

Şirket ilgili varlıklar için yeniden değerleme modelini uyguluyorsa, ilgili vergi gideri kar veya zarar yerine yeniden değerleme modeli kapsamında değer artış veya azalışlarının sunulduğu özkaynakdaki değer artış fonundan indirilmesi daha doğru bir sunum sağlayacaktır.

Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Kapımıza Mı Dayandı?

Özellikle amortismana tabi iktisadi kıymetlerin belirlenen endekslere uygun bir biçimde değerlerinin arttırılması ve güncel değerlere getirilmeye çalışması hususu oldukça dikkat çekici.

Acaba tüm bu düzenlemelere ve yaşanan piyasa gelişmelerine bakıldığında enflasyon muhasebesi uygulaması kapımıza dayandı mı, ne dersiniz?

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yönetim körlüğü 04 Aralık 2021