“Yeşil dünya, teknoloji ve ihracatçı KOBİ’ler”

Hilmi DEVELİ
Hilmi DEVELİ EKONOMİDE SATIR ARASI hilmideveli@gmail.com

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) İstanbul şubesinin düzenlediği “4. İstanbul KOBİ’ler ve Bilişim Kongresi “[KOBİ 21] Webinarı “Yeşil Dünya, Teknoloji ve İhracatçı KOBİ’ler” ana temasıyla 6-7 Ekim tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarını; TBD İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Tiryakioğlu ile birlikte gerçekleştirdiğimiz kongrede; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na (AYM) hazırlanırken dijital dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin, OSB’lerin yapması gerekenler tartışıldı.

ilk günde “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İhracatçı KOBİ’ler Paneli”, “Potansiyeli Keşfet, Yeni Nesil Yazılımlar Paneli”, “Avrupa Yeşil Mutabakatının Sektörel Etkileri Paneli” ikinci günde ise “Mavi Beyaz Robotlar” ile “Bulutların Üstündeyiz, Farkındamıyız” başlıklı panellerde alanlarında iyi yetişmiş panelistlerin verdikleri değerli bilgiler, izleyicilerin yoğun ilgisine neden oldu.

Öncelikle kongreyi başarıyla gerçekleştiren TBD İstanbul Şube Yönetim Kurulu’nun değerli başkanı Deniz Tiryakioğlu’nu ve emeği geçenleri, katkı sunanları içtenlikle kutluyorum.

Kongreden moderatörlüğünü üstlendiğim, Tuzla Organize Sanayi Bölgesi (İTOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bilal Hancı, Dudullu Organize Sanayi Bölgesi (İDSOB) Yönetim Kurulu Başkanı Bahri Murat Önay, Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’nin konuşmacı olarak yer aldığı “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve İhracatçı KOBİ’ler “ başlıklı panelden derlediğim konuşmaları sizlere aktarmak istiyorum.

İlk konuşmacımız; İDOSB Başkanı Bahri Murat Önay, “Sanayici olmanın yanı sıra hukuk insanı..” AYM’nı benimseyen ve destekleyen bir yaklaşımla başladığı konuşmasında,

 “Beyaz eşya yan sanayisinde tüm dünya firmaları ülkemizde toplandı. Ülkemiz üretim üssüne dönüşmüştür. Yeşil bir yaşam yeşil üretim, yeşil enerji bizim vazgeçilmezlerimizin başında geliyor. Örneğin yeşil alan oranını, kirletici diye baktıkları sanayi bölgesinde %17’lere kadar çıkardık. Fabrikaların yeşil alanlarını da bu orana kattığınız zaman bölgenin yeşil alan oranı %25’lere ulaşıyor. AB Yeşil mutabakatının ciddi yaptırımlarının yanı sıra getirilerinin de olacağını bizler uyum bağlamında bir sıkıntı çekmeyeceğimizi belirtmek isterim. Yeşil enerji Türkiye ekonomisini ya yüceltecek ya da altına dinamit koyacak.

Ülke olarak yeşil enerjiye çok sıkı bağlanmamız gerekecek.

AYM’ye uyum konusunda OSB olarak bir sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz.

Türkiye’de konseptinde tek olan We’ll Club yaşam kompleksimizde sporu doya doya yaşıyoruz. Çağdaş şartlarda yemeğimizi yiyor, ailelerimizle birlikte yaşamımızın önemli bir zamanını burada geçiriyoruz. Heykellerimiz, resimlerimizle caddelerimiz makyajlanıyor sanatı her şekilde bölgemizde destekliyor ve geliştirmeye çalışıyoruz.

Ve diyoruz ki Mustafa Kemal Atatürk’ün ana hedefi sanayileşmiş ve çağdaş bir Türkiye’nin tüm sonuçlarını Bölgemizde gerçekleştiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

İTSOB Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bilal Hancı da, 1990’lı yılların başında tanıdığım başkanlarımızdan değerli arkadaşım Bilal başkan “Altyapı hizmetlerimizde kullandığımız teknolojiyi, çevre, yeşil doğa ve insana dost olmasını temel ilke olarak tercih ettik. Türkiye’de sıfır atık belgesi alan ilk OSB’yiz” sözleriyle başladığı konuşmasına      

“Bölgemiz, iş sağlığı güvenliği ve çevre koruma önlemlerine daima uyarak kaliteli hizmet vermeyi kendine ilke edinmiştir. ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi, aldığı Çevreci OSB ödülü ve bu alanda yapmış olduğu yatırımlar ile Çevreci OSB kimliğini tescillemiştir. 4 bin m3/gün atıksu arıtma kapasitesine sahip tesisimiz teknik olarak en yüksek kirlilikteki atık suları dahi arıtabilecek yeterlilikte tasarlanmıştır.

Enerji Politikamız; Dünyamızda hızla azalan enerji kaynaklarını yasal mevzuatlar çerçevesinde minimum enerji ve maksimum verimlilik prensibi ile kullanmak, israfı önlemek,

Kullanılan ürün ve ekipmanlarımız için projelendirme ve tedarik süreçlerinde enerji verimliliğini göz önünde bulundurmayı, altyapı yatırımlarımızda sürekli iyileştirmelerle enerji verimliliğimizi arttırmayı taahhüt etmekteyiz.

Doğal kaynak tüketimini azaltarak doğayı ve çevreyi korumak temel ilkemizdir.

Bugüne kadar AB ve dünya standartlarına hızlıca uyum sağlayan sanayicilerimizin AB yeşil mutabakatının gerektirdiği tüm standartlara da uyum sağlayacağına inanıyorum.”sözleriyle konuşmasını sonlandırdı değerli Bilal başkanımız.

GOSB, ülkemizin hatta Avrupa’nın en gelişmiş OSB’lerinden 

Başkanı değerli arkadaşım Vahit Yıldırım; Ülkemiz güncel olayları ya da gelişmeleri değil gelecek 5 yılın projeksiyonunu masaya yatırmalıyız” sözleriyle başladığı konuşmasına;

Yapılan hazırlıkları yakından izliyoruz. Bakanlıklarımızın hazırlamış oldukları eylem planında yer alan yol haritası uygulamada hızla hayata geçirilmeli.

AYM uygulamalarında OSB’ler bu işin merkezinde olmalı.

Ülke olarak AYM’ye uyumda elbette bedel ödenecek uyum sağlayamadığımızda karşılaşacağımız ya da ödeyeceğimiz bedelin çok fazla olacağını unutmamamız gerekiyor.

Ülke olarak kamu özel, kişiler olarak bir seferberlik içinde olmalıyız.

Kişisel olarak ben burada görev almaya hazırım. OSB’miz gerek altyapı üst yapı gerekse mentalite olarak AYM uyum bağlamında en hazır OSB’yiz.

Özellikle GOSB olarak AYM uygulamaları bağlamında pilot olmaya talibiz..

Üniversitelerde bu mutabakatta sanayicilerin yanında yer almalı” diyor.

Panelin son konuşmacısı Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli de; “Yeşil dönüşüm kapsamında özellikle sanayimizin dönüşümü ve yeni yapının kurulması konusunda AB kaynaklarının maksimum oranda kullanılması sağlanmalıdır. Ülkemizde AYM uyum konusunda aktif bir iklim politikası belirlenmesi durumunda milli gelirimizin yüzde 7 oranında artacak, sanayide ciddi bir dönüşüm yaşanarak ileri teknolojilere geçiş olacak ve istihdam artacaktır.

 AYM ile daha önce “karbon ayak izi” raporlama ihtiyacı duymamış ve bu konuda zorunluluğu olmayan şirketlerin, yeni dönemde gelişmekte olan yeni ekonomik yapıyla birlikte rekabetten geri kalmamak ve şirketin devamlılığını sağlayabilmek için hızlı bir dönüşüm içine girmeleri gerekecektir. Artık şirketlerin maliyet kalemlerine birde karbon emisyon maliyetlerinin eklenmesi gündeme gelecektir. Zira 2023 yılı itibariyle uygulanacak “sınırda karbon düzenlemesi” için önceden kaynak yaratmak yönünden yararlı olacağını ve süreci yönetmede bizlere kolaylık sağlayacağını düşünüyorum. “Türkiye olarak en çok ihracat yaptığımız AB pazarını kaybetmemek ve batı pazarlarındaki yerimizi koruyabilmek adına mutabakata uyum sağlamamız hayati önem taşımaktadır. İhracatımız içinde yüzde 42’lik paya sahip Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkilerimizin geleceği açısından AYM yoluyla buna uyum sağlamamız hayati önem taşımaktadır. Eğer zamanında uyum çalışmaları yapılmadığı takdirde, ihracatta çok ciddi bir pazar kaybına uğrama tehlikemiz bulunduğu açıktır.

 Bu kapsamda Türkiye olarak bulunduğumuz noktaya bakmakta fayda bulunmaktadır” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

 “4. İstanbul KOBİler ve Bilişim Kongresi “inden derleyerek aktarabildiklerin özetle bunlar."

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar