Yeşil mutabakat ve YEKDEM mecburiyeti

Mehmet KARA
Mehmet KARA ENERJİ GÜNDEMİ mehmetkara2007@yahoo.com.tr

24 Mayıs 2020 Pazar günü elektrik üretiminde yerli kaynakların payının yüzde 90’ı bulması, talep neredeyse yarıya indiğinden ithal kömür ve doğalgaz santrallerinin kapalı kalmalarından ileri geldi. Yerli kaynakların payının yükselmesine ancak ve ancak elektrik üretiminin olağan seyrettiği dönemlerde sevinmenin bir anlamı var. Peki bu mümkün mü? Elbette. Ama bunun için yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim kapasitesinin arttırılması şart. Bunun yolu da bu alandaki yatırımların artmasından geçiyor. Yani yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleme mekanizmasının (YEKDEM) bir şekilde devamından.

Oysa geçen hafta, bir kısım sanayici YEKDEM maliyetinin kendi tükettikleri elektriğin fiyatına yansıtılmamasını talep etmişti.

Eğer sanayici Türkiye’de piyasa şartlarında kendi rekabet gücünü arttıracak fiyattan elektrik tüketmek istiyorsa, bu ülkenin kıt kaynaklarını dışarıdan ithal ettiği ve fiyatını kontrol edemediği enerji kaynaklarına aktarmak zorunda kaldığını akıldan çıkarmamalı. Öncelik bu bağımlılığı ortadan kaldırmaya yönelik yatırımlara verilen teşviki can-ı gönülden desteklemeli. Ayrıca yenilenebilir kaynaklara yöneliş bir tercih olmaktan çıkıyor. Çünkü iklim değişikliğini durdurmak için önde gelen ülkeler yakın gelecekte bir “yeşil mutabakat” oluşturup buna göre hareket etmeyi benimseyecek. Böylesi bir mutabakatın tüm ülkeleri etkilemesi kaçınılmaz.

Sanayiciler ileride kömür ve doğalgaz elektriği kullanarak ürettiğin malı alamam diyen ülke dışı pazarlarda önünü açmak için yeşil enerji sertifikasına ihtiyaç duyacak. Ve bu sertifikayı da yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim santrallerinden alabilecek.

İşte o gün geldiğinde Türkiye’de yenilenebilir enerji sertifikası bulamıyoruz, o yüzden yurt dışından alalım diyerek yine ülke dışına döviz göndermek zorunda kalacaksınız. Yani şimdi YEKDEM maliyetine katlanmayalım diyerek, farkına varmadan da olsa elektrik üretimi amaçlı kömür ve doğalgaz ithalatına bağımlılığın devamına hizmet ederseniz, benzeri bir yaklaşımı o zaman da ortaya koyacağınıza kalıbımı basarım. Özetle, daha önce de söylediğimiz gibi, sanayici YEKDEM’e silah çekerse kendine ve ülkenin makro dengelerine ateş ediyor demektir.

Sanayicisi, tüccarı, bürokratı, akademisyeniyle, bu ülkedeki bütün dinamik unsurlar, doğru bir hedef belirleyip nasıl o hedefe ulaşılacağına birlikte kafa yormalı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar