“Yetenek törpüleyen okullar/sosyal yapı” ve gençlerimizin bayramı...
Çoğunluğu “yetenek törpüleyen/kazandırmayan” okullar;
Çoğunluğu “geliştirmeye odaklanamayan” işyerleri;
Üretimden soğutan, tüketimi artıran sosyal yapı;
Fırsat eşitliği sunmayan eğitim/çalışma hayatı…
Ve…
Bugün, geleceğimiz olan gençlerin bayramı...
***
TÜİK’in genç nüfusa yönelik araştırma sonucu:
15-24 yaş grubunu içeren genç nüfusumuz yüzde 14.8’in de altına sarktı…
Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı mı?
2024 yılında yüzde 22.9 iken, 2025 yılında yüzde 23,5’e yaklaştı…
Ve…
Bugün, geleceğimiz olan gençlerin bayramı...
***
1970’de 19’muş yaş ortalamamız…
1980’de 20’ymiş…
Bugünün gelişmiş ülkeleri, o dönem, eğitim/sanayi hamleleri yaparken…
Biz, gençlerimizin enerjisini farklı alanlara yönlendireceği politikalar izlemişiz…
***
Yaş ortalamamız
2000’de 22’ye;
2010’da 29’a yükselirken;
Farklı bir politika mı izlenmiş?
***
O dönemlerde de, gençlerin çoğunluğu…
En verimli çağlarında:
Yetenek törpüleyen niteliksiz okullarda ve para/tecrübe kazandırmakta geciken işyerlerinde, vakit geçirmeye yönlendirilmiş…
***
Ve yıl 2026…
Yaş ortalamamız 35’e yaklaştı…
VELHASIL
Geleceğimiz gençler;
Niteliksiz okullarda, “ekonominin talebi olmayan” bölümlerde;
“kamu kurumunda çalışacağım” hevesiyle/hedefiyle/idealiyle (“Üretim-üretmek kazandırmıyor/kazandırmaz” algısıyla) yaş almaya devam ediyor…
***
İhmal edince, sonuç değişmiyor…
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken, Mustafa Kemal Atatürk’ün 103 yıl önce söyledikleri, izlemek zorunda olduğumuz yolu da “neden/sonuç analiziyle” özetliyor:
"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum:
Batı senden, Türk'ten çok geriydi…
Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur…
Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! Bu belli. Fakat zekânı unut!…Daima çalışkan ol...”