Yılın ikinci yarısında neler beklenebilir?
2026 yılının ilk yarısı da son yılları aratmayacak şekilde piyasaları ters köşede bırakan bir sürece sahne oldu. Kasım-aralık ayında hazırlanan ve genelde ocak ayının ilk yarısında yayınlanan yıllık strateji raporlarında yer alan tahminleri büyük ölçüde geçersiz bırakan bir savaşı geride bırakmaya hazırlanıyoruz.
Dolayısıyla düşük enerji fiyatları ile dezenflasyon programının başarıyla devam edeceğine dair öngörüler petrol fiyatlarının 120 dolar varil seviyelerine geldiği noktada boşa çıktı. Şimdi fiyatlar savaştan önceki seviyelere doğru geri gelse de, akılda tutmakta fayda olan bir gerçek var. Petrol fiyatlarının 60- 70 dolar bandında yıla başlaması ve orada kalması ile orada başlayıp iki katına çıktıktan sonra aynı yere gelmesi arasında büyük farklar var.
Etkileri önümüzdeki aylarda göreceğiz
Aylarca devam eden yüksek jeopolitik risk ortamında devreye alınan stratejik rezervler, geleceğe yönelik belirsizlikler ile şirketlerin enerji maliyetlerini koruma altına alma yani hedge etme eğilimi, yapılan kontratların uzun vadeleri dolayısıyla spot piyasada yaşanan gelişmelerin reel sektöre sirayet etmesi arasında yaşanan zaman kaymaları gibi çok sayıda faktör bulunmakta.
O yüzden şirket finansalları ve reel ekonomi üzerinde bu olası pozitif etkileri önümüzdeki aylarda görmeye başlayacağız. Yani yılın ikinci yarısı ek bir gelişme yaşanmadığı takdirde biraz yaraların sarıldığı, ekonomik aktivitenin daha iyi bir tempoda artış kaydettiği, gıda ve enerji fiyatlarının katkısıyla da enflasyonun nispeten kontrol altına alındığı bir dönemi içerecek.
TCMB’den değişiklik beklemiyoruz
Siz bu satırları okurken haziran ayı enflasyon oranı açıklanmış olacak, piyasa beklentisi olan yüzde 1 civarı bir gerçekleşme makul, temmuz ve ağustos aylarında gıda fiyatlarının yavaşlamasının katkısıyla düşük oranlar görebiliriz, ancak eylül-ekim dönemi ile beraber okula dönüş ve iç talepte canlanma süreci yine bizlerle olacak.
Bu kapsamda TCMB tarafından çok yakın vadede para politikasında mevcut uygulanan setin dışında bir değişiklik beklemiyoruz. Global şartların da elvermesi halinde, temmuz toplantısında eylül ayında normale dönüş sinyali gelebilir. Eylül ayında da TCMB haftalık repo ihalelerine dönüş yapabilir. Mart ayının başından bu yana geçerli olan 300 baz puanlık örtülü faiz artırımı geri alınmış olur. Yılın geri kalan son toplantılarında ise kademeli faiz indirimleri söz konusu olabilir.
Dikkat, dikkat…
Yılın son çeyreğine kadar enflasyon beklentilerine görece yüksek seyreden para piyasasından faydalanılabilir, burada para piyasası fonu, kısa vadeli mevduat ya da özel sektör tahvil ihraçları gibi geniş bir yelpaze var, bono piyasası da stopaj avantajı ile ön planda tutulabilir. Toparlamak gerekirse, hem risksiz getiri hem de çok iyi performans sergileyen sermaye piyasaları bir arada olmaz, üçüncü çeyrek son dönemde hep geride kalan sermaye piyasalarının toparlanma çabası, son çeyrek de bu çabanın ivme kazanması ile geçebilir, yine de meşhur son söz: Siyah kuğulara dikkat!