Yılın ilk enflasyon raporu toplantısının ardından

2026 yılının ilk Enflasyon Raporu (ER) gerçekleştirildi. Toplantı öncesinde TC­MB’nin enflasyon hedefi, enflasyon tahmini ve varsayımlarında nasıl bir değişiklik yapa­cağı oldukça tartışıldı. Bu tartışmalar yapı­lırken hedef ve tahminler konusunda kafa karışıklığı olduğu anlaşılıyor. Bu konuyu bir kez daha netleştirmekte fayda var. TCMB orta vadeli enflasyon hedefleri belirler ve bu hedeflere ulaşmak için elindeki politika araçlarını kullanır.

Fakat orta vadeli hedefe ulaşırken enflasyon gerçekleşmeleri hedef­ten uzaklaşabilir. Bu durum politika hata­larından kaynaklanabileceği gibi dışsal şok­lardan (artan emtia fiyatları ya da jeopolitik risklerin artması gibi) kaynaklanabilir. Bu durumlarda merkez bankaları tahminleri­ni değiştirirler, fakat orta vadeli hedeflerini değiştirmezler. Tahminlerin hedeften yuka­rı yönlü sapması durumunda para politika­sında sıkılaşma adımı beklenir.

Karahan olumlu senaryo çizdi

Dün yapılan toplantıda Başkan Karahan enflasyonun ocak ve şubat aylarında yüksek seyrettiği konusunda net bir tavır sergile­di. Bunun bir neticesi olarak da faiz indirim adımlarının küçültüldüğünü dile getirdi. Dolayısıyla, TCMB tahminlerin ara hedef­ten sapmasının artacağını görerek politika duruşunu ocak ayında piyasaya tahminleri­ne göre daha sıkı tutmayı tercih etti. Yıl so­nu tahmin aralığını 2 puan artırarak %15- %21 aralığına yükseltmesi de bu durumun ER’ye yansıması oldu.

Diğer taraftan, şubat ayı sonrası enflasyon görünümü için Baş­kan Karahan daha olumlu bir senaryo çizdi. Buna göre hem gıda fiyatlarında hem de hiz­metler sektöründe daha olumlu bir enflas­yon görünümüyle karşılaşmamızın müm­kün olduğunu, bu nedenle yılın ilk iki aylık enflasyon verisine bakarak olumsuz beklen­tilerin yaratılmaması gerektiğini savundu.

Tahminler oluşturulurken kullanılan tah­minlere baktığımızda, dış talepte sınırlı bir artış olacağı düşünülmüş. Son dönemde Av­rupa Birliği (AB) ekonomilerinde bir topar­lanma eğilimi var. Bu bağlamda bu varsayım makul kabul edilebilir. Petrol fiyatları ko­nusunda daha iyimser bir tahmin yapıldığı söylenebilir. Önceki raporda varil fiyatı 62,4 dolar olarak varsayılırken, son raporda 60,0 dolara düşürülmüş.

Son dönemde artan jeo­politik riskler düşünüldüğünde, bu düşüşü açıklamak güç. İthal mal fiyatlarında önce­ki raporda düşüş varsayılırken, bu raporda %2’lik artış varsayılmış. Biz de Artan ithalat fiyatları varsayımının daha makul olduğu­nu düşünüyoruz. Gıda fiyatları için varayım %18’den %19’a yükseltilmiş. Son iki ayda gı­da tarafında gözlenen yüksek fiyat artışla­rının yılın geri kalanında sönümleneceğini umuyoruz.

Faizleri temkinli şekilde düşüşrür

Soru-cevap kısmında enflasyon görünü­mündeki bozulmanın politika faizine yan­sımaları nasıl olacak sorusu gündeme gel­di. Başkan Karahan mart ayında pas geçme ihtimali masada demedi. Fakat faiz indirim büyüklüklerinin azalabileceğine işaret etti. Bu durumda mart ayı için hâlâ bir faiz indi­rimi masada ve ihtimali yüksek diyebiliriz. İndirimin boyutlarını şubat ayı enflasyonu ve mart ayı başındaki fiyat hareketleri be­lirleyecektir. Enflasyon raporu sonrasında 2026’ya dair beklentilerimizde bir değişik­lik olmadı. Toplantı sonrasında hisse senedi tarafında oluşan pozitif hava toplantıda ya­pılan iletişimlerin yatırımcılar tarafından olumlu algılandığına işaret ediyor.

Bu çerçevede 2026 yılı için %24,2 olan enflasyon tahminimizi koruyoruz. Ekono­mik büyümenin 2025’e göre sınırlı da olsa daha yüksek olacağını ve %4 civarında şekil­leneceğini düşünüyoruz. Bu düşüncemizin ardında yurt dışı talebinde sınırlı bir iyileş­me ve yurt içi talepte ılımlı bir artış varsa­yımları var.

Merkez Bankası’nın bu makroekonomik ortamda politika faizini kademeli ve tem­kinli bir şekilde düşürmeye devam edeceği­ni tahmin ediyoruz. Yıl sonunda politika fa­izinin %29-%30 aralığında oluşması bekle­nebilir. İki aylık artış hızı %0,5’e düşürülen dövizkredileri sonrasında TL kredi ihtiyacı artacaktır. Bu durumda yılın geri kalanında TL kredi artışlarında bir miktar rahatlama yaratılması beklenebilir. Kredi kullanımı açısından dezavantajlı durumda olan KO­Bİ’ler için seçici kredi arzı yaratma politi­kalarının da devam etmesi faydalı olacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %