Yılmaz'ın beklenen enflasyon konuşmasında sürpriz yok
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ekim ayı enflasyon raporu konuşmasında 2012 yılının üçüncü çeyreğine kadar enflasyonla ilgili beklentilerini ortaya koydu. 2010 yılında piyasaları fonlamalarında bir değişiklik olmayacağını, Hazine ile ortak çalışma yürüttüklerini, bazı konularla ilgili gelişmeleri 10 Aralık'ta yapacağı basın toplantısında daha net ortaya koyup paylaşabileceğini söyledi. Başkanın sürpriz taşımayan konuşması önümüzdeki iki yada üç ay daha 25 baz puanlık bir faiz indirimi olabileceği, 2010 yılının geri kalanında Merkez Bankası faizinin sabit kalacağı yorumlarına neden oldu.
Piyasalarda birkaç gündür yapılan yorumlarda Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın yapacağı "Ekim ayı enflasyon raporu" açıklaması ile başta faiz indirimi olmak üzere önümüzdeki dönem bazı konulardaki hareketlerine açıklık getireceği söyleniyordu.
Durmuş Yılmaz, dün beklenen konuşmasını yaptı. Bazı konularla ilgili açıklamaları net şekilde gelecek beklentilerini ortaya koydu. Bazı konuların açıklık kazanmasının 10 Aralık'ta yapacağı 2010 yılı Para Politikası konusundaki basın toplantısına kadar gelişecek olaylara bağlı olarak ortaya çıkabileceği de Yılmaz tarafından açıklandı.
Dün Durmuş Yılmaz'ın konuşması sırasında gelen haber, uluslararası kredi derecelendirme kurulu Fitch Rating'in, "Türkiye'nin döviz ve lira cinsi uzun vadeli notunu pozitif izlemeye aldık. Türkiye'nin ulusal kredi notu hakkındaki değerlendirmenin yıl sonuna kadar tamamlanacağı ve değerlendirmenin yüksek ihtimalle kredi notunun artırımı yönünde olacağı" açıklaması, başkanın 20 Ekim 2009 günü Eskişehir konuşmasında, "Kredi derecelendirme kurumları Türkiye'deki iyileşmeyi görüp not yükseltmesi gerekir" yönündeki değerlendirmesini doğrular nitelikte oldu.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ilk olarak önümüzdeki dönem enflasyon tahminlerini ortaya koyarak bu yöndeki beklentilere açıklık getirdi. 2009 yıl sonu enflasyonunun 5.9 tahmininden daha aşağıda yüzde 70 olasılıkla 5.5 oranında gerçekleşeceğini söyledi. 2010 enflasyon tahminlerinin ise orta noktası 5.4 olmak üzere 3.9 ile 6.9 aralığında olduğunu belirtti. 2011 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 4.9 ve 2012 üçüncü çeyrek tahminini ise yüzde 4.8 düzeyinde öngördüğünü açıkladı.
Durmuş Yılmaz, yeni dönem faizleri konusunda değerlendirme beklentilerine "Önümüzdeki dönemde küresel büyümenin tekrar kesintiye uğraması ve bu durumun yurtiçi iktisadi faaliyetteki toparlanmayı geciktirmesi durumunda politika faizleri üzerinde ek bir indirim süreci söz konusu olabilecektir" cümlesiyle yanıt verdi. Piyasada bu kasım ve aralık aylarında 25 baz puanlık indirim olabileceği tahminine, belki Ocak 2010'da da 25 baz puanlık bir indirimin ardından 2010'da yeni bir olumsuzluk söz konusu olmazsa Merkez Bankası faizlerinin sabit kalacağı yorumlarına neden oldu.
Durmuş Yılmaz'ın açıklık getirdiği bir başka konu da 2010 yılında piyasayı fonlama açısından politikalarında bir değişme olmayacağıydı. Yılmaz, bu konuya açıklık getirirken, "Bugün gelinen noktada Merkez Bankası'nın piyasayı fonlaması açısından herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacak. Eldeki veriler çerçevesinde fonlamaya devam edeceğiz" dedi.
Yılmaz, Hazine ile bir çalışma yürüttüklerini belirterek, IMF ille anlaşmanın yapılıp yapılmasının Hazine'nin fonlama maliyetini etkileyeceğini belirtip bu konulara 10 Aralık'ta yapacağı 2010 Para Politikaları basın toplantısında daha açık değinebileceğini söyledi. IMF ile anlaşmanın girecek dış kaynak açısından büyümeyi olumlu etkileyeceğini, Hazine'nin borçlanma ihtiyacının azalması nedeniyle bankaların iş dünyasına kredi miktarını artırabileceği konularına da değindi.
Yılmaz, son konuşmalarının tümünde olduğu gibi yine mali disiplinin önemini vurgulayıp, petrol ve emtia fiyatlarının seyrinin olası risk unsuru olmaya devam ettiğinin altını çizdi. Orta Vadeli Plan'da belirtilen mali disiplin sürdürme taahhüdünün ve yapısal reformların güçlendirilmesinin beklenti yönünde etkin sonuçlar doğurarak, para politikası kararları üzerinde olumlu etki yaratacağını da vurguladı.
Merkez Bankası Başkanı'nın önemli bir sürpriz içermeyen konuşması, piyasaların bazı beklentilerine açıklık getirirken, piyasalar tarafından "Önümüzü daha iyi görmemize, beklentileri daha iyi değerlendirmemize yol açtı" şeklinde yorumlandı. İş dünyasının bazı temsilcileri, bunun yanı sıra mutlaka hükümet tarafından istihdamı destekleyici politikaların gündeme konulması gereğinin üzerinde durdular.