Yoksullaşmanın boyutu oranlara yansıyandan daha büyük

İsmet ÖZKUL
İsmet ÖZKUL KRİTİK AÇI ismetozkul@gmail.com

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gelir dağılımı verilerini değerlendirmeye devam ediyoruz.
Son veriler gelir dağılımının global ekonomik kriz dönemiyle yarışan ölçüde bozulduğunu, toplumun orta-üst gelir gruplarını da kapsayan bir reel gelir kaybıyla, yani fiili yoksullaşma ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Sadece en üst gelir grupları gelirlerini reel olarak artırırken, gelir kayıpları en yoksul tarafta iyice keskinleşerek yıkıcı boyutlara ulaşıyor.

Gelir düzeylerin ve gelir dağılımındaki gelişmeleri ele aldığımız yazıların ardından konuya bugün de yoksulluk oranları cephesinden bakacağız.

Öncelikle şunu hatırlatmakta yarar var: 2020 gelir ve yaşam koşulları araştırmasında yer alan gelire dair veriler, bir önceki yıla, yani 2019’a aittir. Gelir bağlamında ortaya konan tüm veriler, 2019 yılındaki durumu yansıtıyor. Yani COVID-19 salgın koşullarının etkisi, henüz bu verilere yansımış değil.

Buna rağmen eşdeğer fert geliri, ortanca (medyan) gelirin yüzde 40’ndan daha düşük olan yoksulların oranı 8.9’a, yüzde 50’sinden az olanların oranı yüzde 15’e, yüzde 60’ından az olanların oranı yüzde 21.9’a yükseldi. Bu üç kategoride de artış miktarı 0.6’şar puan. Geliri medyan gelirin yüzde 70’inden az olanların oranı ise 0.5 puanlık artışla yüzde 29’a çıktı.

Kurumsal olmayan nüfus yüzde 1.44 artarken medyan gelirin yüzde 40 altında olan yoksulların sayısı yüzde 8.46, yüzde 50’sinin altındakiler yüzde 5.38, yüzde 60’ının altındakiler yüzde 4.15 ve yüzde 70’inin altındakiler yüzde 2.95 ile ortalama nüfus artış hızının çok üzerinde bir hızla arttı.
Dikkate alınması gereken ikinci kritik nokta yoksulluk oranlarının ortanca (medyan) gelire göre hesaplanıyor olması. Ortanca gelir eşdeğerlik yaklaşımıyla hesaplanan hanehalkı ortalama fert gelirlerini büyükten küçüğe sıraladığınızda en ortada yer alan gelir miktarını ifade ediyor.

Yoksulluk sınırları da ortanca gelirin yüzde 40, 50, 60 ve 70’i düzeyine denk gelen gelir miktarları olarak kabul ediliyor. Bu sınırların altında kalan fertler “göreli yoksul” sayılıyor. Göreli yoksulluk oranları da bu nüfusun toplam nüfusa oranıyla hesaplanıyor.

Yani tüm hesaplar ortanca gelirin düzeyine göre değişiyor. 2019 yılı gelirlerine dayanan son araştırmada, nadir görülen farklı bir durumla karşı karşıyayız. 2009 yılı global krizinin damgasını taşıyan 2010 yılı araştırmasından bu yana 10 yıldır ilk kez medyan gelir reel olarak azaldı. Medyan gelir düzeyi, eşdeğer fert gelirine göre reel reel olarak yüzde 0.29, hanehalkı gelirine göre ise yüzde 1.31 düştü.

Yani medyan gelir düzeyinde olup da “göreli yoksul” sınıfına girmeyenler de bir yıl öncesine göre fiilen yoksullaşmış durumda. Bunu zaten en yüksek gelir dilimleri dışında gelir dilimlerinin çoğunda yaşanan reel gelir kayıplarında da görmüştük.

Özetle fiili yoksulluk artışı, göreli yoksulluk oranlarının yansıttığından daha yaygın ve çok daha derin. COVID-19 yılı olan 2020’nin verilerinin, hem gelir dağılımı hem de yoksullaşma açısından çok daha kötü olacağını şimdiden söylemek yanlış olmayacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar