22 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Yolsuzluğun panzehiri şeffaflık, işleyen hukuk ve denetimdir

TÜSİAD toplumumuzdaki önemli bir sorunla yolsuzlukla ilgili iş dünyasının görüşlerini dile getiren bir araştırma sonuçlarını yayınladı.Araştırma hem yolsuzluğun sık ve yüksek olarak yaşandığını ortaya koyuyor. Hem de daha da artacağı yolundaki beklentiyi dile getiriyor.

TÜSİAD, 801 kişilik örneklemle hazırladığı “İş dünyası bakış açısıyla Yolsuzluk algı ve Politika önerileri” araştırmasını dün açıkladı. Araştırmanın  amacının “Yolsuzluk konusunda farkındalık yaratmak, İş dünyasının yolsuzluk algısını ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri tartışmaya açmak” olduğu belirtildi.  Araştırmanın İstanbul’da yüzyüze 9 görüşme, Denizli, Gaziantep ve Antalya’da üç odak grubuyla yapılan çalışmayla hazırlandığı, inşaat, toptan-perakende, konaklama, ulaşım –iletişim imalat ve diğer hizmetlerden 382’si küçük, 263’ü orta ve 156’sı büyük şirketten alınan  bilgiyi içerdiği açıklandı.

Araştırmanın sunuşu sırasında  yaptığı konuşmada TÜSİAD  Başkanı Haluk Dinçer, yolsuzluğun sadece dönemsel olmadığını, çok uzun süre varolduğunu berlirtmesinin ardından, ”Yolsuzluk Türkiye’de yaygınlaşma eğiliminde. Bundan çok daha endişe verici olan ise yolsuzluğun içselleştirilip onunla mücadeleden vazgeçmek olur.” değerlendirmesini yaptı. Buna etken olan konular üzerinde de duran Dinçer, “Siyasi rant veya kişisel çıkar için kamu kaynaklarını kötüye kullanan bazı siyasetçilerin, kendi menfaatleri için adil rekabeti, çevreyi ve içinde bulundukları toplumu hiçe sayan bazı iş insanlarının, etik değerlerle bağdaşmayan, yolsuzluğu ve rüşveti mazur gören anlayışın bu süreçte payı olsa gerek” dedi.

Araştırmanın katılımcılarının yüzde 37’si yolsuzluğun sektörlerinde sık ve yüksek boyutta olduğunu belirtiyorlar. Yolsuzluğun önümüzdeki dönemde artacağı düşüncesinde olan katılımcıların oranı ise yüzde 46 gibi yüksek oranda. Azalacağını düşünenler yüzde 16’da kalırken, aynı kalacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 28, fikri olmadığını belirtenler ise yüzde 10.  Katılımcılara göre yolsuzluğun en yüksek algılandığı sektör ulaştırma ve iletişim, en düşük algılandığı sektör ise  inşaat sektörü. Buna karşın, inşaat sektörü temsilcileri sektörlerinde  yolsuzluğun çok sık ve yüksek olduğunu belirtiyorlar. Katılımcılar yolsuzluğun nedenlerinin gelir dağılımı eşitsizliği, kamu görevlilerinin güç ve kazanç isteği, yasal eksiklikler olduğunu söylüyorlar. Ancak, yüzde 60’ı karşılaştığı yolsuzluğu ihbar etmeyeceğini belirtirken, buna neden olarak  yüzde 30’u sonuç vermeyeceğine inandığı, yüzde 12’si sonuç vermeyeceğini düşündüğü için, yüzde 6’sı  kimliğinin ifşa edilmesinden çekindiğinden, yüzde 7’si ise ödüllendirme sisteminin bulunmaması nedeniyle yolsuzluk ihbarı yapmayacaklarını söylüyorlar.

Araştırmaya katılanlar yolsuzluğun azaltılması için, gelir dağılımının düzeltilmesi, gelir eşitsizliğinin giderilmesi, eğitimle yolsuzluğun anlatılması ve bağımsız yargının yolsuzluğa karşı etkin mevzuat uygulamasını öneriyorlar. Ayrıca, ortaklaşa eylem önerisinde bulunarak, şu dört öneride bulunuyorlar:
Yolsuzlukla mücadele deklerasyonu, dürüstlük sözleşmesi, prensip odaklı girişimler ve onaylanmış şirket koalisyonları.

Yolsuzluk ve rüşvet oranlarının yüksek olması ülkelerin geri kalmışlığı  olarak değerlendirilir. Bu nedenle ben de yolsuzlukla mücadelenin panzehiri olarak gördüğüm yazımın başlığında yer verdiğim konuyu açarak tekrarlayacağım. Şeffaf ve hukukun üstün olduğu eşitlikçi toplum,  hesap verilebilirliğin ve denetim sisteminin geliştirilmesi.