Yönetim körlüğü

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Sezgin ERÖZBAĞ

Ekonomist, İç Denetçi

Kurum veya kuruluşların önceden belirlenmiş amaçlarına uygun olarak yürüttükleri faaliyetler misyonlarını oluşturmakta olup, bu aynı zamanda varoluş nedenleridir. Ancak üstlenilen misyonların yerine getirilebilmesi için bir takım faaliyetlerin olması gerekir ki, faaliyetin olduğu her yerde riskin olduğu da bir vakadır.

Söz konusu riskler iç kaynaklı olabileceği gibi dış kaynaklı da olabilir. Özellikle dış kaynaklı riskler bazen fırsatları da beraberinde getirebilir. Burada önemli olan, daha doğrusu olması gereken iyi bir risk yönetimi yapılarak bu risklerin fırsata dönüştürülmesidir.

Risk yönetimi sadece olumsuzluklardan kaçınmayı değil, aynı zamanda olumlu bir şeyler elde etmeyi de hedefler. Diğer bir ifade ile olumsuzluklara karşı savunma yapma dışında fırsatlara karşı hazır olmayı sağlamak da risk yönetimi ile mümkündür. Bu aynı zamanda stratejik yönetim anlayışının gereğidir.

Günümüzde her kurum veya kuruluşun üst yönetimi tarafından oluşturulmuş bir vizyonu ve bu vizyona uygun olarak stratejik hedefleri olduğunu görmekteyiz. Burada öne çıkan hususlar her bir yönetim kademesinin kendilerine yüklenen misyona uygun hareket etmeleri, görev, yetki ve sorumluluklarda herhangi bir çakışma ve çatışmanın yaşanmaması, bunun yanı sıra iyi bir risk yönetiminin yapılmasıdır. Bu konuda en büyük görev üst yöneticiye düşmekte olup, bir benzetme yapacak olursak orkestra şefi gibi bu uyumu sağlamak zorundadır.

Üst yönetici bazen bu uyumu sağladığını ve kurumsal faaliyetlerde ciddi bir sorun olmadığını düşünebilir, hatta kendisini çok başarılı da görebilir. Üst yöneticinin bu düşüncesini pekiştirecek üniversite, sivil toplum kuruluşları gibi kurum dışından kendisine bir takım ödüllendirmeler yapılıp takdir sertifikaları da verilebilir.

Ancak burada içinde tehdit veya tehlike barındıran durum üst yöneticinin zaman içerisinde çevrede oluşan fırsat ve tehditleri fark edemeyip bazen yenilikleri kabul etmemesi, hatta hatalarını fark edememesi veya görememesidir.

Bu durum yönetim körlüğü olup, daha tehlikeli olanı ise zaman içerisinde bunun başarı körlüğüne dönüşmesidir. Yönetim körlüğünün önüne geçilebilmesi için yapılması gereken ise yürütülen faaliyetlerin, iş ve işlemlerin mutlaka yönetimden farklı ve tarafsız bir gözle değerlendirilmesidir.

İşte bu noktada risk odaklı, süreç ve sistemlere odaklanmış bir denetim faaliyetine ihtiyaç olup, aynı zamanda stratejik hedeflere ulaşılmasana da yardımcı olacak bu denetim anlayışına mutlaka güvenilmeli ve desteklenmelidir.

Son söz; denetim de yönetimin bir fonksiyonudur.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Zam“An” yönetimi (1) 06 Ağustos 2022