14 °C
Osman AROLAT
Osman AROLAT AROLAT'tan osman.arolat@dunya.com

Yönetmelikler çıkmayınca özel sektör yatırımlarını askıya almış...

Sıradan vatandaş da işadamı da devletin sözünü, kararını önemser, güvenir/ güvenmek ister. İşadamları yatırım kararı alacakları zaman, bir yandan mevcut kanun ve yönetmelikleri göz önünde tutarak hareket ederler. Bir yandan da kamuda yeni alınacak kararları takip ederler. Yatırımlarını yaparken bütün bunları ele alarak davranırlar. 
Türkiye’de demiryolu taşımacılığı, kamunun uzun yıllar tekeline bırakılmıştı, Bu nedenle Türkiye’de yük taşımacılığı karayolu ağırlıklı bir gelişme gösterdi. Cumhuriyetin başlangıcından 1950 yılına kadar demiryolu ağı ağırlıklı bir taşımacılık söz konusuydu. Cumhuriyetin ilk yıllarında “Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan” denilirken 27 yılda demiryollarına önemli yatırım yapılmıştı. 1950 yılında demiryolları 9 bin 204 kilometreye ulaşmıştı. O dönemden sonra karayollarına ağırlık verildi. 2010 yılına kadar 60 yılda buna sadece 1301 kilometre demiryolu eklenebildi. Toplam demiryolu ağı 11 bin 08 kilometreye yükselebildi. 

Bu durum Türkiye’de karayolu yük taşımacılığının toplam içerisindeki payını yüzde 90’lara kadar ulaştırdı. 

Birkaç yıl önce Çin'e ihracat yapan Diyarbakırlı bir mermerci dostumu ziyaret etmiştim. Üretim alanlarının 30 kilometre ötesinden geçen demiryolundan yararlanamamasının yükünden söz ederken, “Biz karayolu ile Mersin Limanı'na 70 dolara bir ton mermer gönderebiliyoruz. Oradan gemiyle Çin’e gidişi için navlun ücreti de 70 dolar. Limana taşımamızı demiryolu ile yapabilsek çok daha ucuza gelebilecek” demişti. 

Yine birkaç yıl önce yaptığım bir televizyon programında Lüsien Arkas, “Demiryolu taşımacılığında kamu tekeli bitince biz kendi vagonlarımızla taşıma yapmaya başladık. İlerde önü açılırsa kendi hızlı lokamotifl erimizi de alıp, demiryolu taşımacılığına ve ona bağlı entegre yük taşımacılığına geçeriz. Sanırım o günler de gelecek” diyerek beklentisini ortaya koymuştu... 

Arkadaşımız Aysel Yücel’in haberinden öğreniyoruz ki “Demiryolu taşımacılığının yasal olarak özel sektöre açılması sonrasında” yasanın çıkmasına karşın, yönetmelikler bir türlü çıkmadığı için bu alana yatırım yapanlar ne yapacaklarını bilemez hale gelmişler. Devletin tekelindeyken, özel sektöre yasal olarak açılan demiryolu yük taşımacılığına vagon satın alarak giren firmalar, yatırımlarına karşın ilgili yönetmelikler çıkmayınca sorun yaşamaya başlamışlar. Yaptıkları açıklamalara göre 7 ayda demiryolu ile yük taşımalarında 2 milyon 200 bin ton gerileme olmuş. 
Demiryolu Taşımacılığı Derneği Başkanı Özcan Salkaya, demiryollarında yolcu ve yük taşımasını özel sektöre açan yasanın 2 yıl önce çıkmasına karşın, arkasından çıkması gereken yönetmeliklerden sadece “Kapasite tahsis yönetmeliği” çıktığı, diğerleri çıkmadığı için, sorunlar yaşandığını belirtiyor. “Sektör temsilcileri olarak sık sık Ankara’ya gidiyoruz. Sürekli yetkili değişiyor Muhatap bulamıyoruz. Yönetmelikler de geliyor diye binlerce vagon yatırımına hazırlanan sektör, arkası gelmeyince yatırımları durdurma eğilimine girdi” diyerek yaşadıkları sorunu dile getiriyor. 

Demiryolu tekelinin kaldırılması, özel sektörün bu alanda hizmet vermek için yatırım yapmaya başlamasına yol açarken iki yıldır yönetmeliklerin çıkmaması, devlete güvenip yatırım için yola çıkan özel sektör firmalarının zorda kalmalarına ve yatırımlarını askıya almalarına neden olmuş. Lojistik sektörü açısından büyük önem taşıyan demiryıolu taşımacılığına özel sektörün girebilmesi için, yasanın önerdiği yönetmelikler bir an önce çıkarılmalıdır. 

Bu birçok alanda yüklerin karayolundan, demiryoluna kaymasına ve nakliye masrafl arının ucuzlamasına yol açacaktır. Doğaldır bu nihayi tüketici için de malların ucuzlaması sonucunu getirecektir.