Yükselen maliyetler

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Ticaretle uğraşan firmalar iştigal konuları her ne olursa olsun, maliyetlerini kontrol altında tutmaya çalışarak kârlılıklarını korumaya çalışırlar. Maliyetlerin düşük olmasına yönelik çabaları ne kadar önemli ise, istikrar da bir o kadar önemlidir elbette. Bu noktadaki değişkenler arasında; döviz kurları, ülkenin vergi politikası, asgari ücret gibi pek çok unsur istikrarda önemli rol oynarken, yabancı bir girişimcinin ülkemizde yatırım yapmasında da her biri büyük önem taşımakta. Dünyanın globalleşmesi ve ticaretin artık çok daha kolay yapılabilir hale gelmesi, yabancı sermayenin de daha rahat hareket edebilmesine ve kolay transfer edilebilmesine yol açtı. Günümüz dünyasındaki istatistiklere göz attığımızda gelişmekte olan ülkelerde yapılan yatırımların %80’e yakınının yabancı sermayelerden oluştuğunu görürüz. Pandemi ile birlikte dünyada bollaşan paranın adres aradığı bu dönemde istikrarın önüne hiçbir faktörün geçebilmesi mümkün görünmüyor.

Dış ticaretimizin gelişmesinde de maliyetlerin çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. İhracatımızın artmasında, yabancı yatırımcının ülkemizi tercih etmesinde, limanlarımızın transit işlemlerde tercih edilir olmasında maliyetlerimizin önemi büyük. Taşımacılık giderleri, liman maliyetleri, depolama, elleçleme gibi lojistik maliyetlerin yanı sıra; gümrük masrafları, ithalat vergileri, bürokratik giderlerin tamamı dış ticaretin üzerinde büyük bir etki yapmakta. İhracatçılarımızın rekabetçiliğinde, ithalatçılarımızın da operasyonlarını karlı hale getirmesinde bu maliyetlerin önemi büyük. Rekabette avantajlı olmak isteyen bir ihracatçının fiyat verirken hangi teslim şeklini seçmeye karar vermesi, bir sanayicinin veya ithalatçının hammaddeyi ülkeye sokarken yine hangi teslim şekline karar vereceği önemli. Burada da işte maliyetler öne çıkmakta.

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yaptırdığı bir araştırmada, lojistik maliyetlerinde Güney Kore’den dahi 2,5 kat pahalı olduğumuz ortaya çıkmış, bizler de bunu tartışmış ve eleştirmiştik. Üzerinden altı yıl geçmesine rağmen pek de iyileştirme yapabildiğimizi ne yazık ki düşünmüyorum. Özellikle lojistik kalemler içerisinde yer alan maliyetlerimizden limanlardaki maliyetler, ardiye bedelleri, ithalat süreçlerindeki standardizasyon ve ürün güvenliği uygulamaları ile ortaya çıkan uzun beklemelerin yarattığı giderler toplam maliyetleri arttıran unsurlar. Bilhassa liman maliyetlerindeki belirsiz gider kalemleri tedaviye en çok ihtiyaç duyulan hususların başında geliyor. Ancak daha sayabileceğim pek çok giderin olduğunu söylerken, ileride bunları tek tek irdeleyeceğimizi de belirtmeliyim. Diğer yandan ithalat maliyetlerini yükseltelim derken oluşan yüksek giderlerin, yatırımcıların kararlarında olumsuz etki yarattığını ve Güney Kore karşılaştırmasını akılda tutmak gerekiyor.

Pandeminin sona ermesiyle birlikte reel sektörün daha canlı hale gelmesini beklemek büyük bir sürpriz olmaz. Bütün ülkeler durumu kotarmak için bol para bastıklarından, bu paraların yatırımlara dönüşmesi ve ülkemize de bolca gelmesi işten bile değil. Ticaret Bakanlığımız ile Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlıklarımızın koordineli çalışmasının çok daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. Lojistik master planın artık adını değil, kendisini görme zamanı çoktan geldi, geçti bile. Başkanlığını yürüttüğüm Dışyönder, çok yakında bu yönde önemli bir raporu kamuoyuna sunmaya hazırlanıyor. Çıkacak sonuçları da göz önüne alarak elde edeceğimiz sonuçlar ile kontrollü ve rekabetçi maliyetlerin ülkemize olan ilgiyi arttıracağına neredeyse emin olduğumu, 33 yıllık tecrübem ile birleştirerek noktayı koyayım.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Akılcılık 04 Haziran 2021