19 °C
Berkol Alevli
Berkol Alevli balevli@gmail.com

Yunanistan'da COVID-19 öncesi ve sonrası: Ekonomideki gelişmeler ve beklentiler

Çin'in Wuhan kentinde başlayan COVID-19 kısa sürede tüm ülkeleri etkisi altına aldı, salgının pandemi olarak kabul edilmesiyle birlikte virüs tüm dünyanın gündemindeki ilk ve en önemli konu haline geldi. Günümüzde ticaretin, sosyal etkileşimin ve kalkınmanın hızla gelişmesine tanık olduğumuz globalleşmenin belki de ilk kez en somut olumsuz yanı olarak insanlık için nasıl büyük bir tehlike oluşturduğunu görmüş olduk; salgın ne yazık ki Mart ayında ülkemizde de görülmeye ve vatandaşlarımızın hayatını etkilemeye başladı. Gelişmiş olsun olmasın tüm ekonomilerin aynı konu üzerinde birlikte hareket ettiğini görmek ender bir gelişme olsa gerek; gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler dayanışma halinde karşılıklı ihtiyaçları gidermeye yönelik adımlar atarken, virüs ile mücadele kapsamında birlikte radikal politikalar geliştirilmektedir.

Türkiye'nin zamanında aldığı önleyici tedbirler sayesinde süreci iyi yönettiği, İtalya, İspanya ve Fransa'nın ise ciddi kayıplar verdiği salgın karşısında, komşumuz Yunanistan'da ise rakamlar ülke halkı için nispeten daha rahatlatıcı: 20 Mayıs 2020 itibariyle toplam 2.853 vaka görülürken, COVID-19 başlangıcından itibaren 168 kişi hayatını kaybetmiş olup 1.374 kişi ise iyileşti. Son üç günde ülkede görülen vaka sayısının sadece 8 olması, alınan önlemlerin etkisini de yansıtmaktadır. Burada elbette Yunanistan'ın hangi önlemleri aldığı, niye bu kadar başarılı olduğu hususları detaylı bir şekilde konuşulabilir ancak ülkenin salgınla birlikte önemli bir kaygısı daha var: ekonomi. 2008 krizi sonrası 10 yılda toparlanma izleri gösteren ülkede her şey 2020 Mart ile birlikte tekrar altüst oldu.

2019 yılını bir önceki yılda da olduğu gibi %1,9 büyüme ile kapatan Yunan ekonomisi için 2020 yılında %2,2 ile artık daha hızlı büyüme oranları öngörülüyordu. Pandemi, iyimser yaklaşımları sildi süpürdü; Yunanistan Maliye Bakanlığı Mayıs ayının başında yaptığı açıklamada 2020 yılı için %4,7 daralma, 2021'de ise %5,1 büyüme beklediklerini ifade etti. Avrupa Komisyonu ise daha karamsar; hazırlanan son rapora göre yıl sonunda ülke için %9,7 daralma beklenirken, 2021 için ise %7,9 artış öngörüldüğü belirtildi. Salgın ile birlikte ekonominin en sert etkileneceği ülkeler arasında yer alan Yunanistan'ın bu endişesinde haklı sebebi var: yaklaşan turizm sezonunun beklentilerin oldukça altında geçmesi öngörülmektedir. Her yıl ekonomiye yaklaşık %20 gibi ciddi bir katkı sağlayan turizm sektörü üzerine odaklanan ülkede yaz sezonunun verimsiz geçmesine yönelik beklentilerin hem turizm sektörü profesyonellerini hem de tedarik zincirindeki tüm sektörleri olumsuz etkilemesi beklenmektedir.

Ülkede 2008 yılında başlayan ekonomik kriz sonrası toparlanmanın izlerinden biri olarak istihdam ele alınabilmektedir. Sene başında %16,2 olan işsizlik oranının Şubat ayında %16,1 ile son 9 yılın en düşük rakamı olması sadece Yunanistan tarafında değil, ekonomik krizden itibaren ülkeye önemli finansman kanalları açmaya çalışan Avrupa Birliği tarafından da memnuniyetle karşılandı. Mart 2019'da %18,1 olan işsizlik oranının bu yılın aynı döneminde %16'nın altına inmesi beklenirken, salgın yüzünden Mart-Mayıs dönemindeki verilerin tahminlerin oldukça üzerinde olması tahmin edilmektedir. Maliye Bakanlığı'nın yıl sonu işsizlik oranı olarak %19,9 açıklaması da ülke ekonomisinin 2 sene geriye gitmesi ile eşdeğer kabul edilebilir. Burada belirtmekte yarar var, her ne kadar istihdam edilen kişi sayısında artış görülse de Yunanistan’da genç işsizlik oranı %36,5 olarak halen hem OECD hem de Avrupa Birliği ortalamasına göre yüksek kalmaktadır.

Veriler arasında imalat satınalma müdürleri endeksi (imalat PMI) verileri de son aylarda dikkat çekmektedir. Mart ayında 42,5 olan endeks, Nisan ayında 29,5 gibi korkutucu seviyelere indi ki bu rakam 1999'dan itibaren PMI verisi alınan Yunanistan'daki en büyük düşüş olarak belirlendi. 2015'te %29 olan kurumlar vergisinin 2020 yılında %24'e çekilmesini de içeren vergi reformlarının, üretim ve girişimciliğin teşvik edildiği destek paketlerinin de içinde bulunan dönem için yeterli olmaması normal olarak değerlendirilebilir.

2019 yılı Temmuz ayında gerçekleştirilen genel seçimler ile iktidara gelen Kiryakos Miçotakis’in Yeni Demokrasi partisinin salgına kadar özellikle ekonomi alanında gösterdiği performansın etkin ve genel çerçevede yeterli olduğu söylenebilir, keza AB Komisyonu ve IMF'nin de görüşlerinin bu süreçte oldukça pozitif olduğu görüldü. Son yıllarda makroekonomik göstergelerin olumlu ilerlediği ülkede COVID-19 tüm bu çalışmaların etkisiz hale gelmesine neden olsa da uzun vadede Yunan halkının hükümetten beklentisinin halen yüksek olduğu kamuoyundaki desteğin devam etmesi ile ilişkilendirilebilir. Virüs ile mücadelede nispeten başarılı bir yol izleyen ülkenin salgın sonrası toparlanma sürecinde kararlı adımlar atması öngörülüyor; bu konuda ilk sınav belki de yaz dönemindeki turizm sektöründeki performansı olacaktır. Tüm dünyanın virüs ile mücadelede ekonomik zararları minimuma indirmeye çalışmadaki rekabetçi ortamın salgın sonrası ekonomik kalkınmada da devam etmesi bekleniyor. Yunanistan’ın bu yarışta göstereceği performans ülkeyi iki yöne de çekebilir; ekonomik krizden temelli çıkışın güçlü emareleri ya da kriz içerisinde devam eden sarmala geri dönüş.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap