Zamanın ve mekanın kesiştiği nokta

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Şubat ayının ortasında, İz­mit'in kalbinde sıradan bir günün öğleden sonrası... Doğanın henüz kış uykusundan uyanma­mış ağaçları arasında yürüyen bir ziyaretçi, ansızın modern mima­rinin zarif çizgileriyle karşılaşır. Burası, Kocaeli Büyükşehir Be­lediyesi'nin kente armağan ettiği Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi'dir.

2 bin metrekarelik bu devasa alan, 360 derecelik sahne­si, ferah fuayesi ve çok amaçlı sa­lonlarıyla sadece bir sergi mekâ­nı değil; aynı zamanda şehrin kül­türel nabzının attığı yeni bir kalp görevi görüyor. Bugünlerde "Bin­bir Gece Resimleri: Düşler Atlası” sergisine ev sahipliği yapıyor

Renk, insan algısının en güçlü taşıyıcılarından biridir. Bir duy­gu, bir hatıra ya da bir düşünce çoğu zaman kelimelerden önce renklerle hatırlanır. Bu neden­le renk, yalnızca estetik bir un­sur değil; kültürel hafızanın ve bi­reysel deneyimin önemli bir bile­şenidir. “Binbir Gece Resimleri: Düşler Atlası” sergisi, renkleri bir anlatı dili olarak kullanarak izle­yiciyi çok katmanlı bir estetik yol­culuğa davet ediyor.

Kentin kalbinde yükselen sanat iradesi

Kocaeli'nin sanata bakışını an­lamak için bu galerinin hikâyesi­ne kısaca göz atmak gerekir. Ken­tin en değerli noktasında, İzmit Millet Bahçesi içinde konumla­nan bu yapı, aslında bir dönüşü­mün simgesidir. Belediye Başka­nı Tahir Büyükakın'ın ifadesiyle, burası "5 bin yıllık aklın yansı­ması" olarak tasarlanmış. İsmi­ni, Türk düşünce dünyasının mü­nevver kalemi Alev Alatlı'dan alan bu mekân, tıpkı onun fikir­leri gibi, Doğu ile Batı'yı, gelenek ile moderni buluşturmayı hedef­liyor. Alatlı'nın "Benim tarafım yok, benim derdim var" sözü, bu galerinin duvarları arasında yan­kılanan her eserin ortak paydası­nı oluşturuyor.

"Görünür kılma" sanatı

Bir sergiyi sıradan bir koleksi­yon olmaktan çıkarıp derinlikli bir anlatıya dönüştüren en önem­li unsur, kuşkusuz küratörün viz­yonudur. "Binbir Gece Resimleri: Düşler Atlası" sergisinin küratör­lüğünü üstlendim ve bakışım şöy­le oldu: "Sanat görüneni tekrarla­maz, görünür kılar!"

Bu cümle, aslında serginin tüm konseptini açıklayan bir anah­tar niteliği taşıyor. Burada sade­ce resimleri bir araya getiren bir düzenleyici değil; aynı zamanda izleyici ile eser arasında yeni bir dil, yeni bir algı köprüsü kuran bir rehber olarak düşündüm. Kü­ratöryel yaklaşımım “Binbir Ge­ce Masalları”nın katmanlı anlatı yapısından ilham alıyor. Nasıl ki Şehrazat, her gece anlattığı ma­salla hem canını kurtarıyor hem de dinleyicisini (hükümdarı) dö­nüştürüyorsa, bu sergi de izleyici­yi salt bir seyirci olmaktan çıkarıp anlatının aktif bir parçası haline getirmeyi amaçladım.

Sergi, ulusal ve uluslarara­sı alanda tanınan yedi ressam ile bir baskı sanatçısının imzasını taşıyan 108 parça eserden oluşu­yor. Eserler, farklı malzemelerin, farklı tekniklerin ve farklı dünya­ların bir araya gelişini simgeliyor.

Ferruh Karakaşlı, Halime Türk­yılmaz, Melisa Özgür, Mustafa Günen, Pınar Tınç, Sebahattin Gündoğdu ve Yasemen Latife Ay­vaz... Her biri kendi sanatsal di­lini geliştirmiş bu isimler, "ma­salsı resimler" konsepti etrafın­da buluşuyor. Onların eserlerinde yağlıboyanın derinliği, taşın soy­lu duruşu, camın kırılgan şeffaf­lığı ve ipeğin yumuşak dokusu iç içe geçiyor. Sanatçılar, Binbir Ge­ce'nin doğu mistisizmini, batı­lı modern tekniklerle harmanla­yarak evrensel bir dil yakalamayı başarıyor. Ayrıca baskı sanatçı­sı Hayrettin Susam'ın katkısı, ser­giye ayrı bir boyut kazandırıyor; çoğaltılabilir olanın, özgünlük ve teklikle kurduğu diyalog, serginin katmanlı yapısına hizmet ediyor.

Eserlerde mekan, insan ve ta­rihsel unsurların aydınlığı da yan­sıyor. Bu yönüyle sergi, sadece do­ğu masallarının soyut dünyasına açılan bir kapı değil; aynı zaman­da kentlerin kültürel hafızasına, taşına toprağına dokunan yerel bir anlatıya da dönüşüyor. Sanat­çılar, evrensel olanı yerel olanın içinde eritirken, izleyiciye hem tanıdık hem de yepyeni bir coğraf­yanın kapılarını aralıyor.

Serginin alt başlığı olan "Düş­ler Atlası", izleyiciyi coğrafyası olmayan ancak sınırları renkler­le çizilmiş bir dünyaya çağırıyor. "Renk Tayfı/Enstalasyon/Çap Sergisi" tanımı, bu çağrının pusu­lasını oluşturuyor. "Çap" kavra­mı, burada hem farklı disiplinle­rin kesişim noktasını (interdisip­liner yaklaşımı) hem de bir ışığın prizmadan geçerek tayflara ayrıl­masını simgeliyor olabilir. Nasıl ki beyaz ışık prizmadan geçerken gökkuşağının tüm renklerine ay­rışıyorsa, "Düşler Atlası" da hayal gücünün tek bir kaynaktan besle­nip sayısız renge, forma ve anlama bölünüşünü sahneliyor.

Enstalasyonlar, bu bölünme­yi mekânsal bir deneyime dönüş­türüyor. İzleyici, galeride dola­şırken, adeta bir rüyanın içinde ilerliyor. Yağlıboya bir tablonun yanında, taşın soğuk yüzeyinde başka bir masal, camın ardında üçüncü bir anlatı başlıyor. Form, anlam ve mekan iç içe geçiyor; sa­natçıların farklı disiplinlerden gelen derin araştırmaları, gözle görülür bir zenginlik olarak sergi­ye yayılıyor. Bu yönüyle salt bir re­sim sergisi olmanın ötesine geçe­rek, duyulara hitap eden bütüncül bir sanat olayına dönüşüyor.

Masalın bitmediği yer

Serginin kültürel etkisi büyük; Binbir Gece'nin Arap-Pers kö­kenleri, Türk sanatçıların yoru­muyla güncelleniyor. Ferruh Ka­rakaşlı'nın “urban tribes” teması, modern sırları ele alırken, Hali­me Türkyılmaz'ın doğal teknik­leri gelenekseli yeniliyor. Melisa Özgür'ün soyut kozmosu, bahtın evrenselliğini vurguluyor. Mus­tafa Günen'in deniz manzaraları, masalların yolculuklarını canlan­dırıyor. Pınar Tınç'ın mürekkebi, sırların kalıcılığını sağlıyor. Seba­hattin Gündoğdu'nun seramikle­ri, dokunsal bir boyut katıyor. Ya­semen Latife Ayvaz'ın canlı doğa­sı, renklerin duygusal derinliğini artırıyor.

Sanatın rehberliğinde, sekiz sanatçının ortak emeğiyle hayat bulan bu koleksiyon, Kocae­li'nin kültür-sanat hayatında yeni bir dönemin habercisi niteliğin­de. Sergi, renklerin, formların ve anlamların iç içe geçtiği bu büyü­lü anlatıyla, izleyiciye şu soruyu fısıldıyor: "Gerçek dediğin, iyi an­latılmış bir masaldan başka nedir ki?" Ve belki de sanatın en büyük gücü, tam da burada yatıyor: Gö­rünenin ardındaki görünmeyeni, gerçeğin ardındaki masalı, zama­nın ardındaki sonsuzluğu fısılda­makta... Bu sergi de işte o fısıltı­ya kulak vermek isteyen herkesi, "Düşler Atlası"nda unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.321,19 1,53 %
Dolar 46,9720 0,11 %
Euro 53,6139 -0,04 %
Euro/Dolar 1,1415 -0,13 %
Altın (GR) 6.197,31 -0,49 %
Altın (ONS) 4.119,12 -0,12 %
Brent 75,9790 0,03 %