Zayıf Türk Lirası tehdit mi fırsat mı?

Serhat GÜRLEYEN
Serhat GÜRLEYEN GENİŞ AÇI sgurleyen@isyatirim.com.tr

Eylül ayına Arjantin pesosundaki sert değer kaybı haberleri ile başlıyoruz. Arjantin Başkanı Macri’nin IMF kaynak girişinin hızlanmasını istedikleri açıklaması sonrası peso iki günde %20’ye yakın değer kaybetti.

Arjantin Merkez Bankası’nın politika faizlerini 15 puan artırarak %60’a çekmesine rağmen pesodaki yangın durdurulamıyor. Arjantin pesosundaki sert değer kaybı gelişmekte olan ülke paralarında yeni bir satış dalgası başlattı.

Türk lirası hafta başından beri %10’un üzerinde değer kaybı ile pesodan sonra en çok değer kaybeden para birimi oldu. Merkez Bankası’nın faiz dışındaki araçları kullanarak döviz piyasasına yaptığı müdahaleler etkili olmadı.

Ekonomi yönetiminin attığı destekleyici adımlara rağmen Türk lirasındaki değer kaybı devam ediyor. Yabancı yatırımcıların portföy çıkışları ve döviz borcu olan şirketlerin talebi Türk lirasındaki kanamanın sürmesine neden oluyor.

Aslında gerek kur seviyesi gerekse yüksek faiz oranları Türk lirasını destekliyor. Ağustos ayındaki sert satış dalgası sonrası Türk lirası reel olarak 1994 krizinde gördüğü dip seviyelere geriledi. Faiz oranları da 2008 küresel krizi sırasında gördüğü seviyelere yaklaştı.

Uzun dönem ortalamasının reel olarak neredeyse 3 standart sapma altında aldığınız Türk lirası ve küresel kriz zamanındaki yüksek faizler elinde döviz bulunduran yatırımcılar için son derece cazip.

Ancak günlük oynaklığı %2’yi aşan lira yatırımcıları korkutuyor. Yatırımcıların ikna olmasının yolu kısa vadede ABD ile ilişkilerin düzelmesinden ve Merkez Bankasının faiz artırmasından geçiyor.

Orta vadede ise dış dengedeki iyileşme, kamudaki tasarruf tedbirleri, savunma dışındaki altyapı projelerinin ertelenmesi, bankaların aktif kalitesinde bozulmanın sınırlı olması, yurtdışı finansman musluklarının açık olduğunun görülmesi gibi somut gelişmelere ihtiyaç var.

Lafı daha fazla uzatmadan toparlayalım. Türk lirasındaki değer kaybını ekonomide dışa dönük dengelenme için fırsat olarak görüyoruz. Kısa vadede zorlu günler bizi bekliyor. Ancak 1998 krizinden Asya ülkeleri nasıl güçlenerek çıktıysa Türkiye’nin de 2018 kur krizinden güçlenerek çıkacağına inanıyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Ufukta yeni zirveler 08 Kasım 2021