“Zirai ilaçtan değil sigaradan kork”

Hacette Üniversite­si Kanser Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kayhan Mutlu Hayran’ın “doğru kullanılan, doğru yöneti­len bitki koruma ürünleri kaynaklı sağlık zararı si­garanın zararlarıyla karşı­laştırıldığında ihmal edile­bilir boyuttadır.” Cümlesi son yıllarda duyduğum en şahane haberdi. “Market­ten tarlaya” fenomenine o kadar kafa yormuş durumdayız ki “bil­ginin hasına sahibinden -bilim in­sanlarından- ulaşma sorumlulu­ğunu” üzerimizden atarak, komplo teorilerinin kök salmasına çanak tutuyoruz. Zirai ilaçlardan kork­tuğumuz kadar sigaradan çekinmi­yoruz. Gelinen noktada artık bu bir sağlık politikası değil, algı krizi.

Sosyal medya yalanlarıyla zehirleniyoruz

ZİMİD ve Bursa Uludağ Üniver­sitesi iş birliğiyle Ankara’da dü­zenlenen 1. Bitki Koruma Ürün­leri Kongresi, 5 Trilyonu geçen dünya depresyon ekonomisinin en temel sorunu olan beslenme endişesine getirdiği derin açılım­la yüreklere su serpti. Bilgilendir­me kirliliğinin en yoğun yaşandı­ğı alanlardan biri zirai mücadele ürünleri. Zirai mücadele ürünle­rinin “ilaç değil zehir algısı” son yıllarda tüketici satın alma davra­nışlarından ruh sağlığımıza kadar geniş bir aralıkta bireylerin sağlık ve genel harcamalarını önemli öl­çüde etkiliyor. Söz konusu ürün­lerin sağlığa olan etkilerini bilim insanlarından çok sosyal medya şarlatanlarından işitiyoruz. Tür­kiye dünyada yalan habere en çok maruz kalan ülke. Fenomenler ko­nuşuyor, bilim sustukça/susturul­dukça toplum kaygıyla besleniyor. Sosyal medya sağlığı değil, korku­yu viral yapıyor.

Zirai ilaç kullanılmazsa dünyadaki tarımsal üretimin %40’ı kaybolur

Sadece o mu ZİMİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yrd. Dr. Mehmet Kaya’nın verdiği bilgiler de çok çarpıcıydı. “Dünyada her yıl zararlılar nedeniyle bitkisel ürün­lerin yüzde 40’ı kaybedilebilir. Dünyada üretilen toplam bitkisel üretimin en az üçte biri bitki koru­ma ürünleri sayesinde ekonomi­ye kazandırılıyor. Tarımda zararlı diye korktuğumuz şey, doğru uy­gulandığında açlık sigortamız ola­bilir. Bitkisel üretimin yüzde 20 ile 30’u hastalık, böcek ve yabancı otlar nedeniyle kaybediliyor. Her yıl üretilen ortalama 9,9 milyar tonluk bitkisel üretimin sigorta­sı, zararlılarla mücadelenin önem­li ayağı olan bitki koruma ürünle­ri. 4,7 trilyon dolarlık bitkisel ürün değerinin 2030’da 5,73 trilyon do­lar olması öngörülüyor. Bitki koru­ma ürünlerinin olmadığı bir dün­yada yüzde 30’luk bir kaybın mad­di değeri 1,41 trilyon dolar.

İstilacı hayvan ve bitkilerin 2019’da ekonomiye kaybı 423 milyar dolar

Fao’ya göre, “zararlıların tarıma verdiği zarar yıllık 220 milyar do­lardan fazla. Bitki zararlıları pata­tes, buğday, domates, pirinç gibi temel ürünlere zarar vererek gıda güvenliğini tehdit ediyor.

Kahverengi kokarca, çöl çekir­geleri, süne en çok bilinenler za­rarlılar arasında. Sadece tarlada değil depolamada, taşımada, kü­resel tarım ticaretinin can damarı konteynerlerdeki sümüklü böcek, örümcek gibi canlılar da biyogü­venlik riskleri. Zararlı böcekle­rin ABD, İngiltere, Hindistan gi­bi ülkelerde tarıma zararı yıllık 100 milyar dolardan fazla. İstilacı türler bitkilere zarar vermekle, gı­da güvenliğini tehdit etmekle kal­mıyor aynı zamanda biyoçeşitlilik kaybının da temel nedeni.

Küresel ticaret, kontrolsüz to­hum takaslar, artan biyogüvenlik ihlalleri, uygun olmayan bitki ko­ruma ürün kullanımı, göçler her biri zararın büyümesinde etkili. Zirai don ve kuraklığı aynı yıl ya­şayan Türkiye bazı ürünlerde nasıl olsa ürün yok diye tarlaya bile gir­medi. Rutin yapılması gereken pek çok bakım ve kullanılan zirai ürün­ler kullanılmadı. Seneye istilacı ve bitki ve hayvanlarla ilgili özellikle don ve kuraklık yaşanan bölgeler­de öngörülemez riskler ortaya çı­kabilir.

Tarımı koruyan bitki koruma ürünlerini korumalıyız

Sussex ve Duke Üniversitesi bi­lim insanları tarafından hazırla­nan yeni bir raporda bitki koru­ma ürünlerinin kendisinden çok uygun olmayan kullanımına dik­kat çekiliyor. Rapora göre kontrol­süz şekilde doğaya bırakılan bit­ki koruma ürün ambalajları, son­suz kimyasallar her yıl 2,2 triyon dolarlık küresel kamu sağlığı yü­kü yaratıyor. Türkiye’de de Tarım ve Orman Bakanlığı, ZİMİD ve pek çok STK doğaya bırakılan ambalaj­ların toplanması ve imha edilmesi için çalışmalar yürütüyor. Politika yapıcılara, uygulayıcılara düşen bi­limi ve bilinci devreye sokup yarar/ zarar oranını maksimize eden çö­zümler bulmak, uygulatmak.

Velhasıl, sorun bitki koru­ma ürünlerinden çok söz konu­su ürünlerin yanlış kullanımın­dan kaynaklı. Veriler bitki koruma ürünlerinin risksiz olduğunu değil, bilimsel denetimle yönetildiğinde vazgeçilmez bir üretim aracı, gıda güvenliğinin, gıda enflasyonunun vazgeçilmez bir parçası olduğunu gösteriyor. Tarımı korumak, kor­ku değil bilgi üretmeyi, yasak değil denetimi, algı değil bilimi merke­ze almayı gerektiriyor. Mevzu Tür­kiye’de bilgi otoritesinin çökmek üzere oluşunda. Bedelini çiftçi, tü­ketici ve ruh sağlığı ödüyor. Tarımı sosyal medyadan öğrenince, korku hasat ediyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.180,69 0,00 %
Dolar 43,7392 0,22 %
Euro 51,8486 -0,17 %
Euro/Dolar 1,1854 -0,14 %
Altın (GR) 7.025,00 1,82 %
Altın (ONS) 4.996,03 1,62 %
Brent 67,2200 -0,09 %