Zor bir dönemde tarımda olumlu gelişmeler
Bundan yaklaşık olarak üç yıl önceydi. “Olumluya odaklanmak” başlıklı yazımız yine bu köşede yayınlanmıştı.
Aslında odağınız ne ise siz de o’sunuz. İyiye, güzele, nimete, berekete odaklanmak; kötüye, çirkine ve yanlışa daha az takılmak; sabrı ve şükrü artırmak, şikayeti ise azaltmak… İşin özü bu… Ne dersiniz?
Bu; kötüyü, yanlışı düzeltmeyeceğiz, karşısında olmayacağız anlamına gelmiyor elbette. Sadece bunların odak noktamız olmamasıdır esas olan…
Şimdi bu yaklaşımla, Kurban Bayramı öncesi, morallerimizi yükseltecek, ümitlerimizi artıracak bazı tarımsal gelişmelere değineceğiz.
Yağmurla gelen bereket
Geçen yıl yaşanan, son 65 yılın en ağır zirai donu ve son 50 yılın en ağır kuraklığı sonrasında, bu yıl geniş çaplı bir don vakası olmadı. Sınırlı miktarda dolu ve sel zararı olsa da yağmur bolluğu yaşandı ve ülke genelinde geçen yılın %72, uzun yıllara ortalamasının ise %32 üzerinde yağış düştü. Sonuçta barajların çoğunda %100 doluluk ve yeraltı su seviyelerinde önemli artışlar meydana geldi.
Hürmüz Boğazı’ndaki krizin petrol ve gübrede sıkıntılar oluşturmasına rağmen, tarımsal üretimde aksama olmadı. Gübre tüketiminin 2/3’ünün yapıldığı ilkbahar döneminde başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı’nın, arz güvenliğine tehdit oluşturmaması için izlenen tarım politikaları başarılı oldu.
Meyve üretiminde %58’lik artış beklentisi
Sonuçta, bitkisel üretimde rekorlar bekleniyor. TÜİK’in 2026 Bitkisel Üretim 1.Tahminine göre, tarla ürünlerinde yüzde 12,6’lık artışla 75,4 milyon tonluk bir rekolte bekleniyor. Üretim, sebzelerde 33,3 milyon ton ile geçen yıl seviyesinde kalırken, meyvelerde 31,0 milyon ton ile yüzde 58’lik büyük bir artış olacağı öngörülüyor.
Tahıl üretiminin yüzde 21,7 artması beklenirken, buğdayda 22,8 milyon tonluk (%26,7) ve arpada 9 milyon tonluk (%50,0) artış tahminleri ümitlerimizi artırıyor. Soya üretiminde yüzde 12,5’lik daralma, ayçiçeği üretiminde ise yüzde 16,2’lik artış beklentisi var TÜİK’in bülteninde.
En fazla üretim sıçraması ise meyvelerde. Geçen yıl dondan en çok etkilenen ve fiyatı ile gıda enflasyonuna en çok malzeme yapılan kiraz üretiminde yüzde 255,7 artış bekleniyor. Nektarinde yüzde 107,7, elmada yüzde 93,6, şeftalide yüzde 88,6 ve üzümde yüzde 53,0 üretim artışı tahmin ediliyor.
Benzer şekilde turunçgillerden portakalda yüzde 63,9, limonda yüzde 63,8 ve mandalinada yüzde 46,3 oranında üretim artışı çok önemli. Antep fıstığında yüzde 113,6, cevizde yüzde 95,1, fındıkta yüzde 62,2 ve zeytinde ise yüzde 55,7 oranındaki artışlar, 2026’da tarım ekonomimizde olacak büyük bir patlamanın ilk sinyalleri.
Bolluğu yönetmek
Geçen yıl yoklukla sınanan ülkemizin önünde bu yıl bollukla imtihan olabilir. Bazen bollukla sınanmak daha zorlu olabiliyor. En büyük tehdit, aşırı üretimin fiyatları çok aşağı çekebilmesi ve bunun sonucunda üretici gelirlerinin düşmesi.
Tahıl ve baklagiller başta olmak üzere nispeten dayanıklı ürünlerde piyasayı regüle eden Toprak Mahsuller Ofisi, 20 milyon tonluk depolama kapasitesi ile bu yıl stratejik rezervleri de artırma fırsatı yakalayabilir.
En fazla üretim artışının olduğu meyve ve sebzelerde hassasiyet çok fazla. Daha az dayanıklı olması, kayıp ve israfın fazlalığı, Hal Kanunu Taslağı’nın hala kamuoyu gündemine gelmemesi konularına odaklanılmalı.
Bu süreçte belediyelerin imkanları seferber edilmeli. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in üretici pazarları uygulaması yaygınlaşmalı. Tarlada veya bahçede kalabilecek ürünleri, ilgili belediyelerin üreticiden alması ve ekmek satış noktalarında uygun fiyata satmaları hem üretici ve tüketici lehine hem de gıda enflasyonunun önlenmesi bakımından başarılı uygulamalar.
Ezcümle; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretimdeki başarısı, pazar aşamasında da devam ettirilmeli. İzleyen yıllarda üretimin devamlılığı, diğer kurumların da iş birliğine bağlı.