19 °C

Eskişehir sokaklarında alışılmadık gösteri

Patrick Faure’nin İngiltere’den beraberinde getirdiği dansçısı Petra Haller’in Eskşehir’in caddelerinde İkarus kostümüyle yaptığı dans gösterisi ve ardından Patrick Faure’nin sergisi sanat severlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Eskişehir sokaklarında alışılmadık gösteri

İngiltere’de yaşamını sürdüren Monacolu modern resim sanatçısı Patrick Faure’nin Göbeklitepe ve Yazılıkaya dan esinlenerek yaptığı resimlerinin yer aldığı “Hepimiz İkarus’uz” temalı sergisi Eskişehir’de İngiltere'den getirdikleri dansçı Eskisehir’de Karikatürlü Sanat Evi’ndeki sergi Petra Hallerin dansıyla açıldı.

Sanatçı Patrick Faurenin tasarladığı İkarus kostümüyle Eskişehir’in caddelerinde dans eden ve halkın büyük ilgisini toplayan dans gösterisinin ardından gerçekleştirilen sergi açılışında Faurenin resimleri büyüledi. Sergiyi görmeye gelenler, “ Eskişehir alışılmışın dışında bir etkinlik gördü”, seklinde yorumlarda bulundu. Patrick Faure’nin Göbeklitepe ve Yazılıkaya gibi Türkiye’nin ceşitli antik şehirlerinden esinlenerek yaptığı çalışmaları Eskisehir’de Karikatürlü Sanat Evi’ndeki sergi 24 Mart’a kadar sergilenecek.

“Hepimiz İkarus’uz” isimli tablosuyla ilintili sürpriz bir canlı performansa imzasını atan Patrick Faure “neden hepimiz İkarus’ uz?’ sorusuna şöyle yanıt veriyor: “Ikarus, yeniyi, olmayanı keşfetmeyi sembolize ediyor. Ikarus, o zamana kadar kimsenin görmediği bir macerayı deneyimleyen ilk uçan adamdı. Ve planlandığı gibi Atina'ya dönmek yerine, o zamanların Küçük Asya'sına ve bugünün Türkiye'sine uçtu. Bunu neden yaptı? Yine, kendisi tarafından bilinmeyen toprakları keşfetmek için. Aynı zamanda, güneşe doğru uçarsa ne olacağını görmek istedi. Güneş gerçekten o kadar sıcak mıydı? Efsanelerin dediği gibi güneş atlar tarafından mı çekiliyordu? Öğrenmeye duyduğu bu açlık ölümüne neden oldu. Birçok yönden biz İkarus'un torunlarıyız. Her zaman yeni deneyimler, yeni bilgiler ve yeni girişimler arayışındayız. Ikarus bugün bize kim olduğumuzu gösteren ilerlemenin sembolüdür.”

Eskişehir etkinliğinde,Yazılıkaya’dan esinlenerek yaptığı, ilk Frig sakinlerini yansıtan “L’oubli”/ “Unutulup Gitmiş” adını verdiği tablolarını da sergileyen Patrick Faure Yazılıkaya’nın kendisi için anıttan daha çok meta fiziksel yansımanın bir katalizörü oldugunu belirtiyor. Yazılıkaya temalı tablolarına neden “Unutulup Gitmiş” diye isim verdiğine ilişkin Patrick Faure’nin şöyle açıklıyor: “ Yazilikaya temali tablolarım, Yazilikaya’nin gizemini yansıtan örnek çalışmalardır. Resimler kasıtlı olarak izleyiciye Yazılıkaya’ya baktığına veya oraya ait bir açıklama getirdiğine dair bir ipucu sunmuyor. Mavi gökyüzünün arka planında, Midas Anıtı'nın desenlerini açıkça fark edebilirsiniz. Desenler göklerde, sanki bizi kendi hafızamıza ve uzak bir geçmişe bağlayan bir bağ olarak yüzerler. Ancak zaman içinde bunların ne anlama geldiği, ne ifade ettiği unutulmuştur. Resimde kara bulutlarla bilgiye giden yolun tıkanmış olduğunu temsil eder. Resimlerimde yer alan simli, parlak gezegenler bize, evreni ne kadar az bildiğimizi ve Yazılıkaya gibi antik anıtların ve yerleşkelerin bizi dünya ötesi varlıkların da olabileceği ve onların bizi ulaşılmamış zenginliklerle tanıştırabileceği ihtimallerini de gözardı etmememiz gerektiğine bir göndermedir. Bilgi edinme girişimlerimizi simgeleyen beyin hücresi, Eskişehir şehrini andıran bir formdadır ve ince uzun yayılan dallar ise kriptografik mesajları deşifre edilemediği halde, geniş bir alana yayılan eski Frigya halkını temsil eder.”

Patrick Faure ayrica Ingiltere’den istek uzerine getirdigi Amerikalı Kızılderililer serisini de Eskisehir’de sanatseverlerle buluşturdu.

Patrick Faure’nin Eskişehir sergisi’nin ardından ayrıca 2-14 Mayıs tarihlerinde S&V Gallery, NewYork’ta, 18-31 Mayıs tarihlerinde Venice Bianele’de karma sergisi, 26-29 Eylül tarihlerinde Londra’da Saatchi Gallery’de Start Art Fair’de solo sergisi, ve Ekim’de de DM19, International Art Symposium’da, Güney Kore’de karma sergisi yer alacak.