Dünya Ekonomik Forumu başladı

 26 Mayıs 2022 tarihine kadar sürecek olan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) İsviçre'nin Davos kasabasında başladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Küresel siyasete ve iş dünyasına yön veren isimler, salgın nedeniyle 2 yıldır iptal edilmesinin ardından Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) İsviçre’nin Davos kasabasında başladı.

Dünya Ekonomik Forumu'nda 100'den fazla ülkeden 2 bin 500'ün üzerinde katılımcı yer alacak. Dört gün sürecek zirveye siyaset ve iş dünyası liderlerinin yanı sıra Uluslararası kuruluşların temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, kanaat önderleri ve dini temsilciler bir araya gelecek.

Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) bu yılki toplantısı, “Dönüm noktasındaki tarih; Hükümet Politikaları ve İş Dünyası Stratejileri” temasıyla düzenlenecek.

Bu yıl toplantıya 50 devlet lideri, 300 hükümet temsilcisi ve yaklaşık 2 bin 500 küresel iş dünyası yetkilisinin katılması bekleniyor.

Türkiye’den şu ana kadar resmi düzeyde bir katılımın bildirilmediği toplantıya Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Parlametosu Başkanı Roberta Metsola, Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Belçika Başbakanı Alexander De Croo, Bulgaristan Başbakanı Kiril Petkov, Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque, Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis gibi isimlerin katılması bekleniyor.

Toplantıya katılması öngörülen diğer önemli isimler arasında, Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani de yer alıyor.

Bu yılki toplantıda dünya liderlerinin ve iş dünyası temsilcilerden gelecek mesajların, küresel enflasyon baskılarının arttığı, büyüme tahminlerinin azaltıldığı, jeopolitik gerilimlerin ve emtia fiyatlarının yükseldiği bir dönemde büyük önem taşıyor.

WEF’ten yapılan yazılı açıklamada bu yılki toplantının salgınının ardından ve Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle ortaya çıkan jeoekonomik zorlukların tartışıldığı stratejik bir platform olarak öne çıkmasının beklendiği belirtildi.

Açıklamada, “Derinleşen küresel sürtüşmeler, kırılmalar ve yüzyılda bir görülen bir salgın karşısında, benzeri görülmemiş bu küresel şartlar, (ortaklaşa) hedef ve çözüm gerektiriyor. Toplantının amacı bu zorlukların üstesinden gelmek.” ifadeleri yer aldı.

Hangi başlıklar tartışılacak?

Toplantı kapsamında, “toplumsal güvenin yeniden inşası”, “sağlık sistemlerinin geleceğinin güvence altına alınması,” “dirençli gelecek,” “yaptırımların kullanımı ve etkinliği”, “karbon emisyonunun sıfır düzeyine çekilmesi”, “küreselleşmenin geleceği,” “enerjide görünüm; krizi aşmak”, “direncin ruhu; Ukrayna’dan sesler” ve “küresel gıda krizini önleme” başlıklı bir dizi panel düzenlenecek.

WEF Başkanı Klaus Schwab ise bu yılki toplantının önemini şöyle özetledi:

“Yıllık Toplantı, salgın ve savaşın bir sonucu olarak ortaya çıkan çok kutuplu bir dünya ile karakterize edilen bu yeni durumda küresel liderleri bir araya getiren ilk zirve. Siyaset, iş dünyası, sivil toplum ve medyadan yaklaşık 2 bin 500 liderin bir araya gelmesi, kriz odaklı bir dünyada sorunlarla yüzleşmek için güvenilir, gayri resmi ve eylem odaklı bir küresel platforma duyulan ihtiyacı gösteriyor.”

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 5 bin İsviçre askerinin ve güvenlik görevlisinin toplantıların yapıldığı alanı yoğun güvenlik önlemleriyle koruması planlanıyor.

Forumun temelini ekonomi Profesörü Klaus Schwab attı

Dünya Ekonomik Forumu'nun temelleri 1971’de ekonomi profesörü Klaus Schwab tarafından atıldı. 1938 yılında Almanya'nın Ravensburg kentinde doğan Schwab, 1971'de WEF'in altyapısını oluşturan Avrupa Yönetim Forumu'nu kurduğunda Cenevre Üniversitesi'nde çok az tanınan bir ekonomi profesörü olarak görev yapıyordu.

Schwab’ın Avrupa Yönetim Forumu'nu kurmasındaki amacı yeteri derecede iyi performans sergileyemeyen Avrupalı şirketlere Amerikan tekniklerini anlatmaktı. Klaus Schwab, aynı zamanda sadece şirket hisse sahiplerinin değil, müşteri, çalışan, faaliyet gösterilen toplum ve hükümetin yer aldığı bir yönetim anlayışı olan "Paydaşlar Yönetim Anlayışı" geliştirdi ve destekledi.

1973 yılının ana olayları olan Sabit Kur Sistemi Bretton Woods'un çökmesi ve Arap-İsrail Savaşı Avrupa Yönetim Forumu’nun yıllık toplantılarının şirket yönetiminden ekonomik ve sosyal sorunlara genişlemesine sebep oldu. 1974’te ilk defa siyasi liderler Davos’a davet edildi ve iki yıl sonra da dünyanın bin büyük şirketi için üyelik sistemi başlatıldı.

1987’de Avrupa Yönetim Forumu, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) oldu ve dünyanın diyalog merkezi olmaya başladı.

1988’deki yıllık toplantıda “Davos Deklarasyonu” Türkiye ve Yunanistan tarafından, bu iki ülkeyi savaş eşiğinden döndürmek adına imzalandı. 1989’da Kuzey ve Güney Kore ilk bakanlık düzeyinde toplantılarını yaparken, aynı yıl Doğu ve Batı Almanya Davos'ta birleşme konuşuldu.

Schwab, çocukluğunda yaşanan II. Dünya Savaşı dönemindeki duygularının, “dünyanın durumunu iyileştirmek amacıyla” bir organizasyonu kurmak için ona ilham verdiğini belirtiyor.

İsviçre’nin kayak merkezi Davos kasabasının güvenlik ve lojistik açısından dünyanın elitlerini toplamak için ideal bir yer olduğuna karar veren Schwab, WEF’in yıllık toplantılarını burada yapıyor.

WEF’in hedefi “dünyayı iyileştirmek” mi “gözlerden uzak lobicilik” mi?

Dünyanın en güçlü, ünlü ve varlıklı insanların katılımıyla her yıl yapılan Davos Zirvesi, iş dünyasından finansa, politikadan sivil topluma yılda 3 bin kadar dünya elitini bir araya getiren bir foruma dönüşerek etki oluşturmaya başladı. Davos, iş dünyası için fikir alışverişinde bulunmak ve network kurmak için önemli bir yer oldu.

WEF amacını, "dünyanın durumunu iyileştirmek" olarak tanımlarken, son yıllarda bu amacını yerine getirip getirmediğine yönelik sorular artmaya başladı.

Avrupa’da halkların popülist ve ırkçı söylem geliştiren liderlere yönelmesi ve küresel ticaret savaşları, organizasyonun hedefini başarıp başaramadığına dair soruları artırıyor.

WEF’i eleştirenler, organizasyonun toplantılarının, buna Davos Zirvesi de dâhil, büyük şirketlerin para yatırarak gözden uzak bir şekilde hükümetlere lobi yapabilmesi için güvenli bir alan oluşturduğunu iddia ediyor.

Foruma üyelik 60 bin ile 600 bin dolar arasında değişiyor

Avrupa’daki bazı sivil toplum kuruluşları WEF’in faaliyetlerini destekleyen yaklaşık 1000 şirkete “tamamen bağımlı” olduğunu iddia ediyor.

WEF’e standart üyelik 60 bin dolar (60 bin İsviçre Frangı) olarak açıklanırken, organizasyona stratejik ortak üyelikte 600 bin dolara mal oluyor. Davos zirvesine katılmak içinde 27 bin dolar ekstra ücret talep ediliyor. Ayrıca, zirve sırasında otel fiyatlarının aşırı yüksek olması dikkati çekiyor.

Etkinliğe dair her yıl aynı kişilerin çağrılarak aynı şeylerin konuşulduğu ve dünyanın çoğu insanına uzak kaldığına dair eleştirilerde de yapılıyor.

Batı camiasında WEF’in Davos toplantılarını “Dünya düzenini bozan insanların bir aile birleşimi” olarak görenler de var.

WEF'i destekleyenler ise organizasyonun bir yandan diğer uluslararası kuruluşların eksikliklerini doldururken, bir yandan da politika ve iş dünyasının liderlerinin buluştuğu ve "dünya insanları için iyi fikirleri” masaya yatırdıkları tezini ortaya atıyor.

Davos'ta ortaya atılan fikirler, masadaki konuşulanlar ve verilen sözlerin hükümetler açısından bağlayıcılığı ise bulunmuyor.