Piyasalarda hava puslu ‘sepet’ yapma zamanı!

ABD Merkez Bankası’nın sürpriz bir şekilde tahvil geri alımlarında azaltıma gidebileceğinin tartışılmaya başlaması ve faiz artırımı beklentilerinin kuvvetlenmesi piyasalarda belirsizliği iyice artırdı. Belirsizliğin iyice arttığı bu tür dönemlerde para kazanmaktan ziyade parayı korumak daha önemli hale geldi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

UFUK KORCAN

Piyasalarda ortalık yine toz duman. Aşılamalarla pandeminin şokunu atlatmaya hazırlanan piyasalara sürpriz ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) geldi. Önceki haftaki faiz toplantısında faiz artışını savunan Fed üyelerinin sayısı artarken tahvil geri alımlarının azaltılmasının tartışılmaya açılması, tüm dünyada piyasaları tedirgin etti. Küresel piyasalarda değer kazanan dolar, içeride de 8.80 TL sınırına kadar yükseldi. 1.468 puanı geçemeyen BİST 100 Endeksi de 1.378 puanı gördü.

FED ÜYELERİNDEN GERİ VİTES

Yaptığı ‘şahin’ açıklamalarla piyasalarda sert fiyat hareketlerine neden olan St. Louis Fed Başkanı James Bullard’ın tahvil alımlarının azaltılmasının faiz artışlarının aynı anda pek olası gözükmediğini söylemesi piyasalarda bir miktar toparlanmaya neden oldu. New York Fed Başkanı John Williams da pandemi nedeniyle toparlanma konusunda belirsizliğe işaret ederek, Fed’in ekonomiye sağladığı desteği geri çağırmaya başlamasına hazır olmadığını söyledi. Gelen açıklamalar Fed üyeleri arasında görüş ayrılıklarını ortaya koyarken, piyasalarda dalgalanma yaratıyor.

2013 YILINA BENZER Mİ?

Fed’in tahvil alımlarını azaltmasının gündeme oturması, akıllara 2008-2009 finansal krizi sonrasında 2013’teki tahvil alımlarının azaltılmasının piyasalara olan etkisini akıllara getirdi. Bullard, bu sürecin 2013’tekine benzemeyeceğini savundu. Evet, Fed’in önümüzdeki dönemde atacağı adımlar şu aşamada piyasaların gündeminde ilk sıraya yükselmiş durumda. Ayrıca aşılamalar artsa da koronavirüsün yeni versiyonlarının ortaya çıkması pandemiyle ilgili endişeleri canlı tutuyor.

PARAYI KORUMA DAHA ÖNEMLİ

Belirsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda, yatırımcılar açısından para kazanmaktan ziyade tasarruflarını korumak daha önemli hale gelmiş durumda. Portföylerde yüzde 18-19 gibi cazip getiri sunan mevduat gibi sabit getirili varlıklara ağırlık verilebilir. Uzun bir süre devam etmesi beklenen ABD’deki faiz artışı tartışmaları nedeniyle, portföylerde dolar da bulundurulmalı.

Borsadaki düşüş hisse değişimi için fırsat olabilir

Portföylerin büyük bölümünün sabit getirili enstrümanlardan oluşturulması gerektiği görüşü hakimken doların yanında bir miktar da hisse senedine yer verilebilir. Ancak seçilecek hisseler pandemiden çıkıştan en fazla olumlu etkilenecek hisselerden oluşturulmalı. Öte yandan zararda olan hisse senedi pozisyonları, genel düşüşten etkilenmiş ve toparlanma potansiyeli daha yüksek hisselerle değiştirilebilir. Portföylerde mevduat ve dolar dışında kalan ve riskli varlıklara ayrılacak düşük bir kısımda sert düşüş yaşayan güçlü kripto para projelerine yer verilebilir.

Dolarda kritik seviyeler nerede?

Dolar/TL kurunda Fed açıklamalarının ardından swap anlaşması haberleri ve TCMB Başkanı’nın mesajları takip edildi. Fed yetkililerinden gelen varlık alım programının azaltılması ve faiz artırımı açıklamaları dikkatle takip edilirken ABD 10 yıl vadeli tahvil faizlerindeki sınırlı yükseliş doların global bazda güç kazanmasına neden oluyor. Dolar/TL paritesinde kısa vadeli direnç seviyeleri 8.70 ve 8.77’de, destek seviyeleri ise 8.62 ve 8.55’de.

Borsada 1.423 puan seviyesine dikkat!

Fed’in yarattığı endişelerin bir miktar sindirilmeye çalışıldığı Borsa İstanbul’da geçtiğimiz hafta bir miktar toparlanma çabası görüldü. BİST 100 Endeksi’nde 1.423 geçilemediği sürece yaşanacak olası yükselişlere temkinli yaklaşmak gerektiği düşünülüyor. Bu seviyenin üzerinde 1.430 ve 1.450 diğer direnç noktaları. Aşağıda ise 1.400 ilk destek olup, buranın altında 1.390 ve 200 günlük ortalamanın bulunduğu 1.378 kritik destekler konumunda bulunuyor.

TERA YATIRIM EKONOMİSTİ ENVER ERKAN:
Dengeli bir portföy oluşturulmalı

Fed açıklamalarının ardından piyasalarda riskler arttı. Bizim gibi gelişmekte olan ülkeler bu durumdan daha fazla etkileniyor.

Riski dağıtacak, dengeli bir portföy oluşturulabilir. Portföylerde mevduat gibi faiz getirili enstrümanlar kesin olmalı.

ABD’de tahvil geri alım programında yavaşlama ve faiz artışı beklentileri nedeniyle döviz tarafında hareketlilik sürebilir. Dolayısıyla portföylerde dolar ve Euro da yer alabilir. Hisse senedi tarafında riskler var. Bu nedenle olası yükselişlerden yararlanmak adına yüzde 10 gibi bir pay ayrılabilir. Yaz dönemi için yüzde 25 mevduat, yüzde 20 dolar, yüzde 20 euro, yüzde 25 altın, yüzde 10 da hisseden oluşan bir portföy riskleri dengeleyebilir.