25 °C

"2050’ye kadar bakliyat üretim ve tüketiminde artış bekliyoruz"

Arslan, “2016’da Dünya Bakliyat Yılı ve 10 Şubat gününün Dünya Bakliyat Günü ilan edilmesiyle bakliyatlar, geleneksel ve modern pazarlarda popülerlik kazanmaya başladı. Buradan hareketle biz, 2050 yılına kadar bakliyat tüketimin yüzde 50 artmasını bekliyoruz.” dedi.

2050’ye kadar bakliyat üretim ve tüketiminde artış bekliyoruz

Günümüzde küresel çaplı medyada hemen her gün bakliyat konulu bir haberle karşılaşıldığını söyleyen Hüseyin Arslan, bu durumun bakliyata dair farkındalığı artıracağını aktardı. Gezegenin ve insan sağlığının korunması için bakliyatların daha fazla tüketilmesini öneren Arslan, bakliyat olmadan sürdürülebilir tarımın mümkün olamayacağına, tarladaki verimi artırmak için mahsul rotasyonunda bakliyatın kullanılması gerektiğine dikkat çekti.

2018-2019 ürün yılı global tüccarlar için kolay geçmedi

İthalatçı ülkelerin üretim seviyeleri ve çoğunlukla da devir stokları nedeniyle 2018-2019 ürün yılının global tüccarlar için kolay geçmediğini vurgulayan Hüseyin Arslan, fiyat seviyelerinin tarihi ortalamalara geldiğini ve bu durumun tüketimi artırdığını söyledi. Özellikle sarı bezelyenin fiyat seviyesinden dolayı uluslararası ticarette popüler hale geldiğini belirten Arslan, güvercin bezelye ve desi tipi nohutun uluslararası ticaretteki tercih edilirliği azaldığını aktardı. Dünya Hububat Konseyi (IGC)’nin ilk verilerine göre, 2018’de global bakliyat ticaret hacminin yüzde 15 azalarak 14.9 milyon tona gerilediğini bildiren Arslan, düşüşteki sebebin Hindistan’ın baliyat ithalatının 2018 yılında 5.4 milyon tondan yaklaşık 1.4 milyon tona gerilemesi olabileceğini kaydetti.

Öte yandan ihracattaki 1.4 milyon tonluk, yani yüzde 57’lik düşüşün Avustralya’dan da kaynaklı olabileceğini söyleyen Arslan, şöyle konuştu: “Buna bağlı olarak bakliyat ihracatında ilk üçte olan ülkeler değişti. Böylece bakliyat ihracatının ilk üç ülkesini 5.3 milyon ton ihracatla Kanada, 1.4 milyon tonla Avusturalya ve Myanmar oluşturuyor. 2018 yılı bakliyat ihracatında bezelye, 6.6 milyon tonla global ticaret hacminin yüzde 40’ından fazlasını oluşturdu. Ayrıca ihracatta 2.8 milyon ton değere sahip mercimeğe ve 1.9 milyon ton ihracatı gerçekleşen nohutta da yüksek talep var. Bu ürünlerin dışında uzun vadede sarı bezelye, mercimek ve nohutta da fiyatlara bağlı olarak yüksek talebin olmasını bekliyoruz.”

Global pazarda önde gelen üretici ülkelerini Kanada, Myanmar, Avustralya, Ukrayna, Türkiye, Rusya ve Kazakistan olarak sıralayan Hüseyin Arslan, tüketim de Hindistan, Türkiye, Mısır, Sri Lanka, Pakistan, Bangladeş, Sudan ve Suudi Arabistan’ın öne çıktığını aktardı. Kanada’nın yanı sıra Myanmar, Avustralya, Türkiye, Ukrayna, Rusya, Kazakistan, bazı Afrika ve Güney Amerika’nın en çok ihracat yapan ülkeler olduğunu belirten Arslan, özellikle Dubai’nin Asya için çok önemli bir transit ihracatçı konumunda olduğunu ve ürünlerini çoğunlukla Arap Yarımadası’na yönlendirdiğini vurguladı.

Hindistan’ın politikaları bakliyatın tedarik zincirine zarar verebilir

Kuraklık nedeniyle üretimde düşüş yaşayan Hindistan’ın, bakliyat talebini artırması yönünde beklenti içinde olduklarını açıklayan Hüseyin Arslan, son birkaç yıldır yüksek üretim nedeniyle, 2018 yılında ise stok devri nedeniyle Hindistan hükümetinin Hindistan pazarını yasak ve kısıtlamalarla tanzim etmeye çalıştığını söyledi. Hindistan’ın global bakliyat üretimin neredeyse yüzde 25’ini tükettiği için bu durumun küresel bakliyat piyasası üzerinde büyük bir etkisi olduğunu belirten Arslan, “Dünya Bakliyat Konfederasyonu (GPC) olarak çoğu kez, bu tür öngörülemeyen politikaların dünyadaki bakliyat tedarik zincirlerine zarar vereceğini söyledik” ifadelerini kullandı.

Stok seviyelerindeki düşüşe bağlı olarak yurtiçinde fiyatlar yükselebilir

Hindistan’ın yaşanan gelişmeler sonucu ya vergileri düşürerek yeni düzenlemeler getirmesini ya da lisanslı kota sistemine geçmesini beklediklerini söyleyen Hüseyin Arslan, ülkenin kısa vadede Hintli imalatçılar için lisanslı kotayı tercih edebileceklerini aktardı. Hindistan’ın bakliyat tüketiminin yıllık 20 milyon ton olduğunu bildiren Arslan, “Yüksek teketim nedeniyle Hindistan’daki stok seviyeleri çok hızlı bir şekilde sıfıra inebilir ve yurtiçi bakliyat fiyatları yükselebilir. Hindistan politikasının tahmin edilebilirliğinin sadece ihracatçı ülkelerin duruma göre üretim yapmasını sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Hindistan yerel piyasasında fiyatların istikrarlı gitmesini önleyeceğini söylememizin nedeni budur. 3 milyon ton bakliyatı kısa sürede bulamazsınız. 3 milyon ton, Hindistan’ın üretiminin sadece yüzde 13’ü demek. Üretimde yüzde 10’luk bir sapma olması normal bir beklenti. Normal beklentinin bile piyasaları allak bullak etmesinin anlamını biraz düşünmekte fayda var. Hintli tüketicileri yüksek bakliyat fiyatlarından korumak için öngörülebilir ve adil ticaret politikası oldukça önem arz ediyor” şeklinde konuştu.

Türkiye Kabuli nohutta ithalatçı konumdan ihracatçı konuma geldi

Düşük fiyatlar tüm dünyada Kabuli nohuta olan üretici ilgisini azalttı. Bununla birlikte daha büyük ebattaki nohutun daha yüksek fiyatlara alıcı bulduğunu, daha düşük ebatta olanların 10 yıldan uzun bir süredir en düşük fiyatlara gittiğini görüyoruz. Hindistan’daki pazara giriş sorunları nedeniyle, en çok nohut üreten ülkelerde daha küçük ebattaki Kabuli nohutlarının geçen yıldan yüksek oranda devreden stokları bulunuyor. Mevcut piyasa koşullarına tepki olarak Hindistan, Meksika, ABD, Kanada ve Arjantin’deki üreticiler, ekim işlemlerini yüzde 30 azalttı. Türkiye’de ekimler yüzde 20 artarken, Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerde ise sabit kalması bekleniyor. Türkiye Kabuli nohut ithalatçısı olmaktan ihracatçı konumuna geldi. Türkiye 2018/19 sezonunda, 143 bin ton Kabuli nohutu ihraç ederken, 90 bin ton ithalat gerçekleştirdi. Türkiye’nin yeni mahsulü Haziran’dan Ağustos ayına kadar hasat ediliyor. Resmi tahminler, geçen yıla göre üretimin yüzde 16 artış ile 725 bin tona ulaşacağını gösteriyor.

Türkiye’nin kırmızı mercimek üretiminin 200 bin MT olacağı öngörülüyor

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 1.2 milyon ton bakliyat üretiminin yüzde 25’ini kırmızı mercimek oluşturuyor. 2019 yılında, Türkiye’nin kırmızı mercimek üretiminin, 200 bin MT olacağı öngörülüyor. Türkiye, yılda yaklaşık 300 bin MT kırmızı mercimek tüketiyor. Ayrıca, re-eksport için kırmızı mercimek ithalatı da gerçekleştiriyor. Geçmişte, kızmızı mercimek ithalatın büyük kısmını Kanada’dan gerçekleştiren Türkiye, günümüzde Karadeniz’deki yeni pazarlardan alınan uygun fiyatlar nedeniyle artık bu bölgeden de tedarik ediyor. 2019 yılında kırmızı mercimek ticaretinde, özellikle Avustralya, Kanada ve Hindistan’ın önemli kırmızı mercimek yetiştirme bölgelerinde hüküm süren kuraklık nedeniyle üretim endişesi yaşanıyor. Dolayısıyla Hindistan’a yapılan ithalatlar için piyasaya erişim sorunlarıyla karşılaşılıyor.

"Türkiye'de yeşil mercimek üretimi istikrarlı"

Yeşil mercimek ticareti, başta Hindistan olmak üzere bazı ithalatçı ülkelerin gümrük vergisi tutumları nedeniyle geçtiğimiz yıl durgun geçti. İlerleyen günlerde belirleyici faktörlerin en büyük üretici Kanada ve en büyük ithalatçı Hindistan’daki nem oranı olması bekleniyor. Üretime bakacak olursak, Kanada için bildirilen ekim rakamları, Çin ile olan ticaret gerilimi konusundaki üretici endişesini yansıtmasından dolayı düşük bildirilmiş olabileceği düşünülüyor. Türkiye’de ise üretilen yeşil mercimeğin yurtiçinde tüketilmesinden dolayı üretim daha istikrarlı seviyede ilerliyor ve şu anda devreden stok ise önemli bir seviyede değil.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap