“Çiftçinin üretimini destekleyecek tarım politikaları oluşturulmalı”

Hububat Tedarikçileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Eren, hububat üretiminin, iç tüketim ihtiyacını şimdilik karşıladığını ancak üretim yapılan alan miktarındaki düşüş için önlem alınması gerektiğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yıllık ortalama 20 milyon ton buğdayın üretildiği Türkiye’de tüketim ortalamasının 19 milyon ton olduğunu belirten Hububat Tedarikçileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Eren, hububat üretiminin, iç tüketim ihtiyacını şimdilik karşıladığını ancak üretim yapılan alan miktarındaki düşüş için önlem alınması gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye’de ekiliş alanlarındaki daralma ve kurak iklim şartları sebebiyle buğday üretiminde düşüş yaşandığını bildiren Eren, bu kapsamda çiftçinin üretimini destekleyecek tarım politikaları oluşturulmasının önemine dikkat çekti.


Buğday ekiliş alanlarının azalmaya devam ettiği taktirde üretim miktarının tüketim miktarını karşılayamayacak oranlara düşeceğine dikkat çeken Gülfem Eren, “Türkiye’de ekiliş alanlarındaki daralma ve kurak iklim şartları sebebiyle buğday üretiminde düşüş yaşanıyor. Ayrıca 2018 yılında döviz kurundaki hareketlilik çiftçilerin girdi maliyetlerini yükseltti. Bunun sonucunda da zarar eden çiftçi daha fazla gelir elde edeceği ürünlere yöneldi. Çiftçinin buğday ekiminden vazgeçmesiyle 2019-2020 sezonunda buğday üretiminde düşüş yaşandı” diye belirtti.

“Kurak iklim koşulları üretimi kötü etkiliyor”

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday üretiminde yaşanan düşüşü telafi etmek, çiftçiyi buğday üretimine yeniden yöneltmek amacıyla 2019 yılı müdahale fiyatlarını önceki yıla göre yüzde 29 artırdığını dile getiren Gülfem Eren, “Ancak yeni sezonda özellikle ekmeklik buğday üretiminin daha da azalacağını ve iç tüketimimiz için gerekli olan buğday miktarında açığın artacağını öngörüyoruz. Bunun en önemli sebeplerinden biri de şu ana kadar kurak giden iklim şartları ve özellikle Orta Anadolu’da ekim alanlarının çiftçinin daha düşük maliyetli olan arpa ekimine yönelmesiyle bir miktar daha daralması” dedi.

“Araziye ve iklime uygun çeşitlerde ekim yapılmalı”

Son yıllarda yaşanan kuraklığın da üretimi kötü etkilediğini dile getiren Gülfem Eren, sertifikalı tohumla sağlanan verimlilik artışı ile sağlanan üretim-tüketim dengesinin uzun süreli olamayacağını vurguladı. Verimi sürekli artırma imkanının bulunmadığını söyleyen Eren, şu uyarılarda bulundu: “Son yıllardaki gübre, elektrik, mazot ve sertifikalı tohum maliyetlerindeki artışa bağlı olarak verimi aynı seviyelerde artırma imkanı gözükmüyor. Bu nedenle buğday üretiminin sürdürülebilmesi için gelir kaybı yaşayan çiftçilerin bulundukları bölgenin iklim, toprak ve sulama rejimine uygun hububatları ekmesi teşvik edilmesi, piyasada oluşacak fiyatların buğday ekimini destekleyecek düzeyde seyretmesi ve devletin verdiği doğrudan destekleri artırarak gelir kaybının telafi edilmesi gerekiyor.”

“2020 yılı için faizlerdeki düşüşü olumlu karşılıyoruz”

HUBUDER olarak kamu kurumlarından en büyük beklentilerinin; alım fiyatları ile birlikte satış fiyatlarının açıklanması olduğunu kaydeden Gülfem Eren, beklentilerinden bazılarını ise; izlenecek politikalarda şeffaf olunması ve öngörülebilir bir fiyat istikrarı sağlanması, çiftçinin üretimini destekleyecek tarım politikaları oluşturulması ve politikaların belirlenmesinde sektörlerinin görüş ve önerilerinin göz önünde bulundurulması olarak sıraladı. Eren, 2018 yılında kurdaki dalgalanmanın ve faizlerin yüksek seyretmesinin 2019 yılına yansıdığını belirterek, “Bu nedenle tedarikçiler, uzun vadeli pozisyon almak yerine, kısa vadeli planlama yaparak fazla risk almak istemedi. 2020 yılı için faizlerdeki düşüşü ise olumlu karşılıyoruz. Sertifikalı tohum desteğinin arttırılması ve desteklerin zamanında ödenmesinin üretimi destekleyeceğini düşünüyoruz” dedi.


Hububat ticaretini geliştirmek, sektördeki potansiyeli etkin şekilde değerlendirmek ve sektörün rekabet gücünün arttırılması için çalışmalarda bulunmak amacıyla HUBUDER olarak gerçekleştirdikleri organizasyonlardan bahseden Eren, her yıl hasat öncesinde geleneksel olarak gerçekleştirdikleri ‘Hasada doğru Türkiye ve Dünyada Tahıl’ konulu konferanslarını 2020 yılının Haziran ayında gerçekleştirileceğini açıkladı. Son olarak 2019 yılı Mayıs ayında düzenledikleri konferans ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Eren, “Konferansımız yurt içi ve dışında sektör paydaşlarından oldukça ilgi gördü. Konferansa katılan konuşmacılar; hükümetin tahıl fiyatlarını hasat başlamadan önce ilan etmesini yerinde bir karar olarak değerlendirdi” diye konuştu.

“Üretim kaybı sertifikalı tohum ile sağlanan verim artışıyla dengelendi”

Son 10 yılda buğday ekiliş alanlarında yüzde 10’luk bir azalma yaşandığını kaydeden Gülfem Eren, 2018 yılında toplam üretim yapılan arazi büyüklüğünün 7.3 milyon hektara düştüğüne dikkat çekti. Eren, ekiliş alanındaki azalmaya rağmen, teknolojik ve teknik gelişmeleri dikkate alan hububat çiftçilerinin sertifikalı tohum kullanımını artırarak üretim miktarını korumayı başardığını söyledi. Çiftçilerin verimi dekar başına 281 kilogram ile yaklaşık yüzde 8 artırdığını ifade eden Eren, 2018 yılında 20 milyon tonluk buğday üretimi gerçekleştirirken, iç piyasadaki tüketim talebinin de yerli üretimle karşılandığını dile getirdi.