“Globalde farkımızı kalite ve tasarımla yaratabiliriz”

Moda tasarımcısı Özlem Kaya, güçlü üretim, geniş Ar-Ge çalışmaları ve kaliteli ham madde kullanımına rağmen sektörün global marka yaratmakta zorlandığını ifade etti. Kaya, globalde farklılığı kalite ve tasarımla yaratılabileceğini vurguladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Doğa, yerel kimlikler ve kültürlerden ilham alarak hazırladığı moda koleksiyonları ile Türk moda dünyasının önemli isimlerinden biri olan moda tasarımcısı Özlem Kaya, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım Bölümü mezunu. Tasarım dünyasına ilk adımını Türkiye’nin önde gelen modacılarından Hakan Yıldırım'ın asistanlığı ile atan Kaya, altı yıl boyunca sürdürdüğü asistanlığını ikinci üniversitesi olarak adlandırıyor. 2004 yılına gelindiğinde Özlem Kaya markasını yaratarak, doğadan, yerel kültür ve kimliklerden esinlenerek hazırladığı koleksiyonlar ile adını duyuran deneyimli modacı, İstanbul Fashion Days, Fashionweek İstanbul ve Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul gibi önemli organizasyonlarda yer aldı. Günümüzde birçok global markaya danışmanlık yapan, tiyatro ve reklam filmleri için de kostüm tasarlayan Kaya, son iki sezondur Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un danışma kurulunda yer alıyor.

“En önemli misyonumuz genç tasarımcılara yol göstermek”

Moda tasarımcısı Özgür Masur ile birlikte son iki yıldır Moda Tasarımcıları Derneği Eş Başkanlığı görevini de yürüten Özlem Kaya, kurumsal olarak en önemli misyonlarının sektörün geleceği olan genç tasarımcılara yol göstermek ve çalışmalarında destek vermek olduğunu kaydediyor. Dernekte üye sayılarının her geçen gün artarak günümüzde 300’e yaklaştığını ifade eden Özlem Kaya, sürdürdükleri proje ve çalışmalardan şu şekilde bahsediyor: “Derneğimiz kuruluşundan bu yana yürüttüğü projelerin yanı sıra her yıl birkaç kere tekrarlanan satış etkinlikleri, söyleşiler, workshoplarla alanımızın gelişimine ışık tutuyor. Ayrıca derneğimiz Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un danışma kurulunda yer alarak, tasarımcılarımızı Fashionweek İstanbul Platformu’nda temsil ediyoruz. Bunun yanında kreatif danışmanlığını yürüttüğümüz KOZA yarışması gibi Türkiye'nin önemli yarışma organizasyonlarında jüri olarak yer alıyoruz.”

“Modaya yön veren ülkeler arasında emin adımlarla ilerliyoruz”

Hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe sahip olduğu kalite ve üretim gücü ile Türkiye’nin lux ve mass production ürün satan dünyaca ünlü birçok büyük markanın ve yüksek adet ürün satış istatistiklerine sahip yerel markaların tercih ettiği ülkelerin başında geldiğine dikkat çeken Özlem Kaya, sektörün günümüzde üzerinde durduğu en önemli konunun güçlü üretim, geniş Ar- Ge çalışmaları ve kaliteden ödün verilmeyen ham madde kullanımına rağmen daha fazla global marka yaratılmaması olduğunu belirtti. Türkiye’nin sadece üreten değil aynı zamanda modaya yön veren ülkeler arasında emin adımlarla ilerlediğini de ifade eden Kaya, “Yurt dışında varlık gösteren markalarımız var ama neden daha fazlası olmasın. Bunun için biraz daha istikrarlı ve sabırlı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Yerel özelliklerimizi kaybetmeden, kimliğimizi ve kültürümüzü trendlerle harmanlayarak küresel pazarda daha dikkat çekebileceğimize inanıyorum” diye konuştu.

“Sürdürülebilirlik için Ar-Ge odaklı yatırım öne çıkarılmalı”

“Markalar tasarımcılarıyla var olur, tasarımcıların DNA’sı ne kadar kuvvetliyse ve ne kadar uyum yakalarsa o ölçüde de başarılı olunur” diyen Özlem Kaya, moda tasarımcılarının firmalar için markalaşma sürecindeki en önemli kilit taşlarından biri olduğunu belirtti. Markalaşma çalışmaları için firmaların güçlü finansal olanaklara gereksinim duyduğunu ifade eden Kaya, şöyle devam etti: “Ancak hikâyesi olan, doğru bir ekibe sahip, kumaş ve dikim kalitesi yüksek, kimliğini ve hedef kitlesini iyi belirlemiş bir firmanın başarısız olması mümkün değil. Bu yüzden altyapımızı her zaman güçlü tutmalıyız. Sürdürülebilirlik ve geri dönüşümün en önemli sorunumuz olduğu bu dönem ve sonrasında Ar-Ge en çok yatırım yapmamız gereken alanlardan biri. Marka olarak trend veya hikayesi olan ürünler sunmanın yanında müşterilerimize ve doğaya karşı olan sorumluluğumuzu önem sıralamasında liste başı yapmalıyız.”

“ENTERESAN RENK KOMBİNLERİNİN OLDUĞU BİR SEZON BİZLERİ BEKLİYOR”

Türk Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektörü’nün en önemli pazarlarının Amerika, Asya ve Avrupa ülkeleri olduğuna dikkat çeken Özlem Kaya, firmaların 2020 İlkbahar / Yaz sezonunda daha çok lila, çimen yeşili, oranj, bej, narçiçeği, sarı gibi renk tonların ağırlıkta olacağını aktardı. Yeni sezon için enteresan renk kombinlerinin olduğu bir sezonun moda severleri beklediğini kaydeden Kaya, “Romantik floral desenlerin yanında özellikle leopar gibi animal printlerin yan yana durabildiği, tezatlıkların yanında çizgisel imgelerin kullanılacağı yumuşak bir sezon olacak. Geri dönüşümlü ve doğal kumaşların ağırlıkta olduğu yüzü daha fazla doğaya dönük koton, tencel, keten, vual, viskon gibi materyallerin kullanıldığı aslında ilhamını şehirden uzaklaşıp, tabiattan alan bir yaz bizi bekliyor” diye belirtti.