11 °C

Kırmızı mercimekte bayrağı Kanada'ya devrettik

Bundan otuz yıl önce global mercimek üretiminin yüzde 39'unu ve ihracatın ise yüzde 70'ini Türkiye yapıyordu ve ithalatımız yoktu. Ancak aradan geçen süre zarfında globalde mercimek üretimi yüzde 185 artarken, Türkiye'de yüzde 63 geriledi.

Kırmızı mercimekte bayrağı Kanada'ya devrettik

Abdullah ÖZDEMİR - Mersin Ticaret Borsası Başkanı ve Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı

Bakliyat ürünlerinden kırmızı mercimeğin Türkiye açısından ayrı bir önemi var. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin bakliyat üretiminin yüzde 25'i ve dış ticarete konu olan bakliyat miktarının yüzde 63'ü kırmızı mercimekten oluşuyor. Türkiye 2018 yılında 310 bin ton kırmızı mercimek üretti. Aynı dönemde 290 bin ton ihracat gerçekleştirdi. Sudan, Mısır ve Irak ise en önemli ihraç pazarlarımız oldular. Ancak bu ihracatın önemli bir bölümü Dahilde İşleme Rejimi (DIR) kapsamında getirilen ve re-export yapılan kırmızı mercimekten oluşuyor. Nitekim Türkiye, aynı yıl 332 bin ton kırmızı mercimek ithalat etti. Bu miktarın tamamına yakın bölümü ise Kanada ve Kazakistan'dan karşılandı. Türkiye sahip olduğu bu rakamlar ile kırmızı mercimek üretimi ve ihracatında dünya genelinde üçüncü, ithalatında ise ikinci sırada yer alıyor.

Global mercimek üretim ve ihracatının yarısı Kanada'ya ait

Türkiye olarak dünya kırmızı mercimek sıralamasında sahip olduğumuz yer bizleri yanıltmamalı. Çünkü 1980'li yılların sonundan itibaren kırmızı mercimek üretiminde yaşanan keskin düşüş neticesinde Türkiye sahip olduğu merkezi konumu kaybetti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre, bundan otuz yıl önce global mercimek üretiminin yüzde 39'unu ve ihracatın ise yüzde 70'ini Türkiye yapıyordu ve ithalatımız yoktu. Ancak aradan geçen süre zarfında dünyanın mercimek üretimi yüzde 185 artarken, Türkiye'de yüzde 63 geriledi. Böylece ülke olarak üretimden aldığımız pay yüzde 39'dan yüzde 6'ya, ihracatta ise yüzde 70'den yüzde 7'ye düştü. Bu gelişmeler neticesinde Türkiye, dünya kırmızı mercimek piyasasında sahip olduğu belirleyici rolü Kanada'ya kaptırdı. Bayrağı devrettiğimiz Kanada şu an dünya mercimek üretiminin yarısını ve ihracatın ise yüzde 55'ini gerçekleştiriyor. Türkiye'nin ihraç pazarları açısından yakın coğrafyası dışına çıkamazken Bangladeş, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi en önemli kırmızı mercimek ithalatçısı ülke pazarlarının hakimi Kanada oldu.

Olumsuz tabloyu tersine çevirebiliriz

Tüm olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye'nin diğer ülkelere kıyasla çok önemli bir avantajı bulunuyor. Öncelikle, kırmızı mercimeğin genleri Anadolu'ya dayanıyor. Yani, Türkiye kırmızı mercimeğin anavatanı. Dolayısıyla, dünya genelinde kırmızı mercimeğin üretim, tüketim, istihdam ve ticaret kültürünün oluşmasının başlangıcı yine Türkiye. Bu bağlamda, devletimizin daha fazla sahiplenmesiyle söz konusu olumsuz tabloyu tersine çevirebileceğimiz kanaatindeyim. Özellikle son yıllarda bu konuda önemli adımlar atıldı. Verilen desteklerin artırılması, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin daha etkin hale getirilmesi, nadas alanlarının üretime kazandırılması projesi, münavebeli ekim sisteminin teşvik edilmesi gibi kararların etkin bir şekilde uygulanması halinde sektörümüz açısından faydalı olacağını düşünüyorum.

Politikalar amaca uygun olarak kurgulanmalı

Öte yandan alınan bu önemli kararların uygulama alanında daha da güçlendirilmesi gerekiyor. Örneğin, Nadas Alanlarının Üretime Kazandırılması Projesi artık küçük ölçekli ve sadece nohutu içeren bir pilot proje olmaktan çıkarılmalı, bir politika haline getirilmeli. Çünkü Türkiye'de yaklaşık 37 milyon dekar nadas alanı bulunuyor. Nadasa bırakılan arazi miktarı, toplam ekilen arazi miktarının dörtte birine karşılık geliyor. Rekolte sıkıntısı çektiğimiz kırmızı mercimek ve diğer bakliyat ürünleri de dahil edildiği taktirde üretim sorununun çözümüne büyük katkı sağlayacak. Ayrıca, oldukça gerekli olan ancak kapsamının genişletilmesi gereken bir diğer uygulama da münavebeli ekim sistemidir. Başta kırmızı mercimek olmak üzere tüm bakliyat ürünlerinin ekimini zorunlu hale getirecek şekilde bu sistem yeniden ele alınmalı. Böylece, arz açığının kapanmasında önemli rol oynayacak. Bazı politikaların ise yeniden oluşturulmasının faydalı olacağı görüşündeyim. Örneğin, Havza Bazlı Destekleme Modeli mevcut haliyle ürün bazında uzmanlaşmış üretim bölgelerinin oluşmasını sağlamıyor. Benzer şekilde, sertifikalı tohum üretim ve kullanım destekleme politikası hedefine ulaşmada yetersiz kalıyor. Bu uygulamaların da etki analizlerinin yapılıp amacına uygun şekilde kurgulanması gerektiği kanısındayım.

Kırmızı mercimeği, çiftçiler için yeniden cazip hale getirmeliyiz

Kırmızı mercimekte ithalat bağımlılığını sona erdirmek için bu ürünü çiftçilerimiz açısından yeniden cazip hale getirmeliyiz. Çünkü taşıma su ile değirmen dönmez. Daha önce kırmızı mercimek ihraç ettiğimiz Mısır, Dubai ve Sri Lanka gibi yerler artık kendi tesislerini kurdular. Türkiye'den kırmızı mercimek ithal etmedikleri gibi, bu ürünü yakın coğrafyalarına ihraç ediyorlar. Dolayısıyla, üretim artışına yönelik doğru politikalar oluşturmamız ve bu politikaları uygun bir destekleme mekanizması ile teşvik etmemiz gerekiyor. Aksi taktirde yeniden kendi kendimize yeten bir ülke haline gelip ve sonrasında dünya pazarlarında rekabetçi olmamız mümkün olmayacak.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap