23 °C

Özdemir: Geleceğe dönük yeni planlamalar ile bakliyatta üretimi artırmak zorundayız

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, "Geleceğe dönük yeni planlamalar ile bakliyatta üretimi artırmak zorundayız." dedi.

Özdemir: Geleceğe dönük yeni planlamalar ile bakliyatta üretimi artırmak zorundayız

Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi’nin 1994 yılında sona ermesi ile nohut ve mercimek çiftçiler açısından cazip olmaktan çıktı. Böylece bakliyat ekim alanları ve üretim hacmi geriledi ve 2010’dan bu yana ithalata bağımlı hale geldik. Bu olumsuz tabloyu tersine çevirmek zor değil. Çünkü bakliyat açısından Türkiye’de yerleşmiş bir üretim, ticaret, ihracat ve tüketim kültürü var. Bunun için bakliyatta uygulanan mevcut politikaları geliştirmemiz ve geleceğe dönük yeni planlamalar yapmamız gerekiyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre bugün dünyada yaklaşık 20 milyon ton bakliyat ihracata konu oluyor. Kuru bezelyede Kanada ve Rusya, nohutta Avustralya, mercimekte Kanada ve Avustralya, kuru fasulyede ise Myanmar, Arjantin, Çin ve Amerika ihraç pazarlarının hakimi olan ülkeler. Son yıllarda ise Ukrayna, Meksika, Etiyopya ve Kazakistan gibi ülkeler yaptıkları atılım ile bakliyat ihracatında pazara girmeye başladılar. Tüm bu ülkelerin bakliyat ticaretinde isimleri dahi anılmaz iken Türkiye, 1980’li yıllardan başlayarak 1990’lı yılların ilk yarısına kadar özellikle mercimek ve nohutta piyasanın tek hakimi konumundaydı. Ancak, Nadas Alanlarının Daraltılması Projesi’nin 1994 yılında sona ermesi nedeniyle bu ürünler çiftçiler açısından cazip olmaktan çıktı. Sonuçta, o yıllara kıyasla bakliyat ekim alanlarımız ve üretim hacmimiz keskin bir şekilde geriledi ve maalesef 2010 yılından bu yana ithalata bağımlı hale geldik. Bu olumsuz tabloyu ise tersine çevirmek zor değil. Çünkü bakliyat açısından Türkiye’de yerleşmiş bir üretim, ticaret, ihracat ve tüketim kültürü var. Bu doğrultuda bakliyatta uygulanan mevcut politikaları geliştirmemiz ve geleceğe dönük yeni planlamalar yapmamız gerektiği kanısındayım.

Nadas Alanlarının Üretime Kazandırılması Projesi genişletilmeli

Kuru baklagillerde üretim sorununun çözümünde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan nadas alanlarının üretime kazandırılması projesi büyük önem taşıyor. Mevcut pilot uygulamada Orta Anadolu Bölgesinde yer alan dokuz ilde nadasa bırakılan yaklaşık 50 bin dekar alana nohut ekimi yapıldı. Ancak, Türkiye’de yaklaşık 35 milyon dekar nadas alanı bulunuyor. Nadasa bırakılan arazi miktarı, toplam ekilen arazi miktarının dörtte birine, bakliyat ekim alanlarının ise beş katına karşılık geliyor. Bu arazilerin sadece beşte birine ilave bakliyat ekimi yapılacak şekilde bu proje genişletilirse üretim sorununun çözümüne önemli katkı sağlayacak.

Baklagiller münavebeli ekim şartına göre zorunlu hale getirilmeli

Diğer yandan, Tarım ve Orman Bakanlığının aldığı karar ile 2018 yılından itibaren, bir tarlaya üç yıl üst üste aynı ürünün ekilmesi halinde, destek ödemesi yapılmayacağı ifade ediliyor. Münavebeli ekimi teşvik eden bu uygulamanın arazi denetimleri de sıkı bir şekilde yapıldığı taktirde büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz. Ancak bu karar, şu an arz açığı bulunan kuru baklagillerin münavebeli ekim sistemi kapsamında ekimini zorunlu hale getirecek şekilde yeniden ele alınmalı. Böylece bu uygulama arz açığının kapanmasında önemli rol oynayacak.

Sertifikalı tohum üretimi ve kullanımı yaygınlaştırılmalı

Kuru baklagillerde Türkiye’nin sertifikalı tohum üretimi ve kullanımı oldukça düşük. Bu sorunun çözümünde Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ve Tarım Kredi Kooperatifl eri (TKK) önemli bir rol oynayabilir. Tohum üretimi konusunda en önemli görev TİGEM’e düşüyor. TİGEM, özel tohumculuk şirketleri ile iş birliği içerisinde sözleşmeli tohum üretimi yapmalı. Tohum dağıtımı konusunda ise, 2 bin 500 satış noktasına sahip olan TKK devrede olmalı. Sertifikalı tohum üretiminin hedefl enen seviyelere ulaşmasının ardından, sertifikalı tohum kullanmayanlara devlet desteği verilmemeli. Ayrıca, çiftçilerimize nakit prim desteği yerine, ayni olarak sertifikalı tohum dağıtılmalı.

Bakliyat sektöründe yüksek katma değerli ürünler geliştirilmeli

Bakliyat üretiminde ve ticaretinde öne çıkan Kanada, Avustralya ve Amerika gibi ülkelerde bakliyat kullanılarak yapılan konserve, humus, nohut cipsi, nohut unundan ekmek gibi türev ürünler oldukça yaygın. Örneğin Pepsi’nin sahibi olduğu Sabra firması humus satışı yapmıyor. Yine ABD’li Superfresh adlı süpermarket zinciri ve Kanadalı Fontaine Sante şirketi bakliyat ürünlerinden elde edilen sosları kraker, cips gibi ürünlerle birlikte satıyorlar. Bakliyat ürünlerinden elde edilen pek çok türev ürün, gıda sanayisinde doğal katkı maddesi olarak kullanılıyor. Türkiye’de ise böylesi ürünler yok denecek kadar az. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve küresel pazarlarda yeni bir kapı açılması bakımından ilgili yatırımların teşvik edilerek cazip hale getirilmesi büyük önem taşıyor.

Şu an bakliyat sektöründe dünyada söz sahibi olan ülkelerin çoğunda Türkiye’de olduğu gibi yerleşmiş bir bakliyat kültürü yok. Üstelik, bakliyat üretim ve ticaretinde sektörde söz sahibi olan Kanada, Avustralya, Amerika ve Rusya gibi ülkelerde bakliyat tüketim seviyesi de son derece düşük. Ancak, tüketim düzeyi düşük olmasına rağmen, bu ülkeler bakliyat üretiminin değerini anladıkları için, ‘özel ürün’ kapsamında bakliyat üretimine ayrıcalık sağlıyorlar. Bu doğrultuda, bakanlıktan bakliyat ürünlerini aynı anlayışıyla değerlendirmesini bekliyoruz. Ancak bu bakış açısı ile bakliyat ekimini çiftçilerimiz için yeniden cazip hale getirebilir, üretimde ve ihracatta yeniden rekabetçi pozisyona kavuşabiliriz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap