13 °C

“Salgın ile marka bağımlılığının yerini doğal ürün tercihi alacak”

Koronavirüs salgınının kontrol altına alınıp, hayatın normalleşmeye başlamasıyla insanlarda marka bağımlılığının azalacağını söyleyen Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu, giyimde doğal ve sağlıklı ürünlere yönelimin artacağını vurguladı.

“Salgın ile marka bağımlılığının yerini doğal ürün tercihi alacak”

Moda akımına maske ve koruyucu gözlüğün de dahil olacağını ve bu ürünlerin günlük yaşamın bir parçası haline geleceğini öngördüklerini vurgulayan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Hadi Karasu, salgın sürecinde firmaların finansal açıdan ayakta kalmasının kritik önem taşıdığının altını çizdi. Karasu, Avrupa ve Amerika’daki markaların ödemelerinde Pakistan, Bangladeş ve Kamboçya gibi az gelişmiş ülkelere öncelik verdiklerini, bu ayrımcılığın yapılmaması için ülke olarak güçlü bir uluslararası diplomasi trafiğine girilmesi gerektiğini ifade etti.

“Salgın hazır giyim sektörüne üç cepheden saldırdı”

Koronavirüsün sektörde yarattığı küresel etkileri belirlemek ve sorunlar karşısında çözüm önerileri geliştirmek amacıyla Avrupa Tekstil ve Hazır Giyim Konfederasyonu’nda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Hadi Karasu, şöyle devam etti: “Salgın hastalık, sektörümüzü üç noktada etkiledi. İlk olarak pandemi sürecinin başında Avrupalı ve hemen arkasından Amerikalı firmalar mayıstan hazirana kadar tüm siparişlerini iptal etmeye başladı. Türkiye’deki tedarikçi firmaların hazirandan sonraki dönem için yeni siparişi yok. İkinci sıkıntımız; Avrupalı ve Amerikalı alıcı firmalar üretimi yapılan siparişlerin de durdurulmasını istedi. Yani kumaşını, malzemesini ve alım koşullarını kendilerinin belirlediği, ham maddeyi aldırdıkları siparişleri de bir anda durdurdu. Hal böyle olunca sektörümüzde ham madde, yarı mamul ve mamul stoklar oluştu.” Üçüncü olarak etik olmayarak salgın sürecini fırsatçılığa dönüştüren uygulamalarla karşı karşıya kaldıklarını anlatan Karasu, “Birçok firma, teslim aldığı ürünlerin ödemelerini salgını bahane ederek ödemedi. Şimdi sıkıntıya giren firmalarımız eski dönem alacakları için indirim ve uzun vade pazarlıklarıyla uğraşıyor” şeklinde konuştu.     

 Avrupa ve Amerika’daki markaların ödemelerinde Pakistan ve Bangladeş gibi bölgelere öncelik verdiğini anlatan Hadi Karasu, “Türk firmaların küresel tedarik zincirinden kopmaması için şuanda durdurulan üretim içindeki stoklarını üç aylık süreçte finanse edebilmesi için devletin finansal açıdan fonlama desteklerine, sınırlar ötesinde ülkemizi dışlayacak adımlara engel olmasına ihtiyacımız var. Bunları sağlarsak salgın sürecinden güçlü bir şekilde çıkabiliriz” diye konuştu.

“Teknolojik imkânlarla işlerimizi sürdürüyoruz”

Covid-19 salgınının devam ettiği süreçte hazır giyim ve konfeksiyon ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik on-line satış sistemlerine olan talebin arttığını belirten Hadi Karasu, “Salgın sürecinin en büyük artılarından birisi, insanların sokağa çıkmadan, sadece elektronik sistemleri kullanarak işlerini devam ettirmesi oldu. Toplantılarımızı on-line gerçekleştirerek, hızlı kararlar alabiliyor, sunumları izleyebiliyoruz. Hemen hemen bütün ürünlerin satın alması da bu sistem üzerinden yapılabiliyor” dedi. Son dönemde artan on-line satışların yanı sıra teknolojik imkânları kullanarak koleksiyon hazırlığı, üretim planlaması, lojistiğin yapılması ve yeni ürün tedariklerinin bu zeminde geliştiğini kaydeden Karasu, bu yaklaşımın normalleşme döneminde de devam etmesini beklediklerini ifade etti.

“Salgının ortaya çıkması küresel kirliliğin bir sonucu”

Salgın hastalığın ortaya çıkmasının en büyük nedeninin çevre kirliliği olduğu gerçeğinin daha iyi anlaşıldığına dikkat çeken Hadi Karasu, “Covid-19 sonrası artık doğayı daha fazla kirletmeden, çevreyi, havayı, suyu koruyacak sistemleri geliştirmemiz gerekiyor. Salgın sürecinden çıktığımızda, mevcut ve geliştirilecek elektronik sistemler tedarik zincirlerinde küresel kirliliği azaltacak modellerin yaygınlaşmasında işimizi kolaylaştıracak” diye konuştu.      Sanayi Bakanı ve Bakan yardımcılarının salgının Türkiye’yi vurduğu ilk günlerde TGSD`ye hazır giyim endüstrisi olarak maske üretim görevini verdiğini söyleyen Hadi Karasu, şöyle devam etti: “Maske standartlarını, gereken ham maddeyi ve gerekli ekipmanları araştırarak bir araya getirmemiz çok uzun sürdü. Zira böyle bir altyapımızın maalesef hiç olmadığını fark ettik. Kısa sürede onlarca firmamız kapattığı fabrikalarını bedelsiz maske üretmek üzere yeniden açtı ve halen bedelsiz olarak maske üretip, Sağlık Bakanlığı’na teslim ediyoruz. Bizi en çok memnun eden de hanelere giren maskelerimizle çekilmiş resimlerin, teşekkür mesajları ile bize gönderilmesi.”     

TGSD olarak yine bakanlığın bu ekipmanların geliştirileceği bir Ar- Ge merkezi kurulması ve üretim altyapısının hazırlanması konusunda görev alabileceklerini ilettiklerini söyleyen Hadi Karasu, “Savunma sanayimiz gibi, virüslere karşı koruyucu ekipmanların da yerli olarak geliştirilip, kurulacak modern üretim tesislerinde üretilmesinde hazır giyim sektörü projelerini hazırlıyor. Devlet görev verdiğinde uygulama için hazır olacağız” açıklamasını yaptı.

“Maske ve koruyucu gözlük modanın bir parçası olacak”

Küresel çevrenin korunmasına yönelik anlayış değişimine paralel olarak salgın sonrasında insanların marka bağımlılıklarını terk ederek daha doğal ve sağlıklı ürünlere yönelmesini beklediklerini dile getiren Hadi Karasu, hazır giyimde fonksiyonel ve koruyucu ürünlerin insan hayatına daha çok gireceğini söyledi. Karasu, “Marka bağımlılığını bir kenara koyan tüketicilerin beklentilerini karşılayacak, doğru kalitede çevreci ürünlerin kolay tedarik edilebileceği mekanizmaları geliştirmemiz gerekiyor. Örneğin, kıyafet kombinlerinde maske kullanımının normalleştiğini görebiliriz. Bu da beraberinde bir moda akımı yaratacağı için yeni fonksiyonel tasarımlar gelişebilir. Önümüzdeki süreçte maskesi, koruyucu gözlüğü olan, daha doğal malzemelerden yapılmış ürünlerin günlük hayatın içine gireceğini düşünüyorum” dedi. Bu anlamda Türkiye’nin koruyucu ekipman üretimini es geçmemesi gerektiğini belirten Karasu, dışa bağımlılığı azaltacak yeni organizasyonlar için firmaların Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

DÜNYA HAZIR GİYİM PERAKENDESİNDE İLK ÜÇ AYLIK KAYIP 90 MİLYAR DOLAR

Dünya genelinde giyim perakendesi harcamalarındaki kaybın üç aylık dönem için 90 milyar doları bulduğuna dikkat çeken Hadi Karasu, hazirana kadarki dönemde ise 200 milyar dolarlık bir kaybın öngörüldüğünü dile getirdi. Karasu, bunun da toplamda üretici fiyatları üzerinden Türkiye hazır giyimine etkisinin 2 milyar dolara yakın seviyelerde olacağını söyledi. Türkiye’de hazır giyim firmalarının yüzde 80’inin üretimi durdurduğunu, geriye kalanların ise koruyucu ekipman üretimiyle devam ettiğini aktaran Karasu, “Bu dönemde yapılması gereken en önemli şey firmaların finansal açıdan ayakta kalabilmesi. Sektörün tüm paydaşlarının, artık panik ve şok halini atlatıp, salgın sonrası atılması gereken adımlar için bilinç oluşturması gerekiyor” dedi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap