16 °C

"TMO’nun alım garantisi bakliyatta rekolte artışını getirdi"

TMO'nun üreticilere 25 yıl aradan sonra ürün alım garantisi sağlamasıyla birçok bakliyat ürününün rekoltesinde artış yaşandığını söyleyen Genel Müdür Güldal, 2019 yılında nohut ve yeşil mercimekte rekor seviyede rekolte alındığını ifade etti.

TMO’nun alım garantisi bakliyatta rekolte artışını getirdi

TÜİK verilerine göre 2019 yılında Türkiye’nin toplam kuru baklagil üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 0.4 artışla 1 milyon 230 bin ton olarak gerçekleştiğini ifade eden TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, son 15 yılda ekim alanlarında görülen daralmanın önüne geçmek, üretim düşüşünü engellemek ve üretim avantajı olan ürünlerde ihracatçı konuma gelebilmek amacıyla TMO tarafından üreticilere 25 yıl aradan sonra ürün alım garantisi sağlandığını söyledi. Güldal, böylece birçok bakliyat ürünün rekoltelerinde artışlar yaşandığını kaydetti. Geçtiğimiz üretim sezonunda nohut ve yeşil mercimekte rekor seviyede rekolte alındığını ifade eden Ahmet Güldal, çeltik ürünlerinde de ithalatı azaltan rekolte oranları kaydedildiğini ifade ederek, 2019-2020 alım döneminde TMO’nun iştigal alanına giren ürünler için ödediği toplam tutarın 5.7 milyar TL olduğunu kaydetti. Güldal, rekolte başarısının sağlanmasında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklemelerinin de büyük önem arz ettiğini ifade etti.

“Nohutta ithalatçı konumdan ihracatçı ülke konumuna yükseldik”

TMO’nun bakliyat piyasalarını yakından takip ettiğini ve olası bir üretici mağduriyeti oluşmaması adına hasat öncesinde bakliyat alım fiyatlarını açıklamaya özen gösterdiklerini belirten Ahmet Güldal, 2019 yılında kabuklu kırmızı mercimek alım fiyatının ton başına 2 bin 500 TL, nohut alım fiyatının ton başına 3 bin 300 TL, yeşil mercimek alım fiyatının ise ton başına 3 bin 50 TL olduğunu kaydetti. Kuru fasulyede ise piyasa fiyatlarının üretici lehine gelişmesi nedeniyle alım fiyatını açıklamadıklarını ifade eden Güldal, alım garantisinin sağlanmasının ardından nohut ve yeşil mercimek üretiminde rekor seviyelerin kaydedildiğini vurguladı. Güldal, son iki yılda nohut ekim alanlarının yüzde 32, yeşil mercimek ekim alanlarının ise yüzde 72 arttığını belirterek, “Üretimimiz ise 2019 yılına gelindiğinde 2017 yılına göre nohutta yüzde 34 artışla 630 bin tona, yeşil mercimekte yüzde 45 artışla 44 bin tona yükseldi. Özellikle nohutta artan üretim sayesinde Türkiye net ihracatçı konumuna geldi. Nohut ihracatımız; 2017 yılında 23 bin ton iken 2018 yılında 117 bin tona, 2019 yılında ise 127 bin tona yükseldi” dedi.   

Bakanlık ve TMO tarafından uygulamaya konulan politikaların prim uygulaması ve diğer destekler, sulanabilir alanların artması, sertifikalı tohum kullanımının yanında, üretimde hayata geçirilen modern teknikler gibi faktörlere bağlı olarak arttığını dile getiren Ahmet Güldal, TÜİK verilerine göre 2002 yılında 2.1 milyon ton olan mısır üretiminin, 2019 yılında yüzde 186 artış göstererek 6 milyon ton seviyelerine ulaştığını vurguladı. Güldal, “Türkiye’de yıllık mısır tüketimi ise ikame ürünlerin fiyatına bağlı olarak 7.5-8 milyon ton seviyelerinde. 2019 yılında üretimimiz tüketimin yüzde 75’ini karşılar düzeye ulaştı” diye konuştu.

“TMO alım fiyatları hasattan önce açıklanacak”

Hububatta 2019-2020 ekiliş üretim dönemini yakından takip ettiklerini ifade eden Ahmet Güldal, üretim maliyeti çalışmalarına sahada başladıkları bilgisini verdi. Üretim, maliyet, yurt içi ve dışı piyasa fiyatları, ekonomik gelişmeler gibi unsurları dikkate alarak 2020 alım politikasını oluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Güldal, şöyle devam etti: “Kurumumuz buğday üretimini teşvik etmek amacıyla son iki yıldır alım fiyatlarını hasat döneminden önce açıklıyor. 2020 yılı alım döneminde de müdahale alımı yaptığımız tüm ürünlerde hasat öncesi üreticilerimizi memnun edecek müdahale alım fiyatlarını açıklayacağız. Ülke genelinde hububat gelişimi normal seyrediyor.”

Kurulu lisanslı depo kapasitesi 4.7 milyon ton

TMO’nun 1993 yılından itibaren uyguladığı emanet alım sistemi ile temellerini attığı Lisanslı Depoculuk sisteminde son verileri paylaşan Ahmet Güldal, 2016 yılında 805 bin ton olan kurulu lisanslı depo kapasitesinin günümüzde yüzde 480 artarak 4.7 milyon tona ulaştığını kaydetti. Türkiye’de 91 firma tarafından 128 noktada lisanslı depoculuk faaliyetinin yürütüldüğünü aktaran Güldal, “Kurumumuz 2016 yılında, Türkiye kapalı depo açığının giderilmesini, ürünlerin daha sağlıklı koşullarda depolanmasını, lisanslı depoculuk sisteminin geliştirilmesini ve ülke geneline yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Bu kapsamda belirlenen yerlerde 10 yıl kiralama garantisi verilmek suretiyle ‘Özel Sektöre Uzun Süreli Kiralama Yoluyla Lisanslı Depoculuk Kriterlerine Haiz Hububat Siloları Yaptırılması’ sürecini başlattık” şeklinde konuştu. Bu proje ile 2.4 milyon ton kapasiteli deponun yapımı için sözleşme imzalandığına dikkat çeken Güldal, “Bu depoların 1.3 milyon tonluk kısmı faaliyete başladı. Diğer depoların ise yapım süreci devam ediyor. Ayrıca kurumumuz, 2016 yılına kadar sadece ortağı olduğu TMOTTOBB LİDAŞ firması üzerinden alım yaparken, 2016 yılından itibaren TMO ile protokol imzalayan tüm lisanslı depolara teslim edilen ürünler için alım garantisi verdi ve bu uygulama ile birlikte lisanslı depo yatırımlarına hız kazandırıldı” dedi.

“Sertifikalı buğday tohumu kullanımı 2020’de yüzde 20 arttı”

TMO’nun iştigal alanına giren ürünlerde ürün veriminin ve kalitesinin artırılması için sertifikalı tohumluk kullanımını desteklediklerini ifade eden Ahmet Güldal, sahada yaptıkları çalışmada 2019-2020 ekiliş döneminde sertifikalı buğday tohumu kullanım oranının bir önceki döneme göre yüzde 20 artış gösterdiğini kaydetti. Buğdayda kaliteli ürünlere yüzde 4 ilave prim vererek, sertifikalı tohum kullanımını artırmayı amaçladıklarını aktaran Güldal, “Sertifikalı tohum kullanımının çiftçiler arasında yaygınlaştırılması için bizzat üreticilerle iletişim kuruyoruz. Her şeyden önce üretici sertifikalı tohum kullanımının kendilerine sağladığı gelir artışını görüyor ve bu da kullanım oranlarını gün geçtikçe artırıyor. Biz de uyguladığımız kaliteye dayalı alım sistemiyle, üreticilerin kaliteli üretim yapmak için gerekli çabanın içine girmelerini teşvik ediyoruz” diye konuştu.

"Çeltik üretiminde Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı"

Üretimde artışın görüldüğü diğer bir baklagil grubu olan çeltik ürünlerinde de alım fiyatlarını hasattan önce Eylül 2019’da açıkladıklarına dikkat çeken Ahmet Güldal, “2018 yılında ton başına; 2 bin 600 TL olan Osmancık çeşidi çeltik fiyatı yüzde 17 artırılarak 3 bin 50 TL, 2 bin 400 TL olan Ronaldo ve Vasco çeşidi çeltik fiyatı yüzde 21 artırılarak 2 bin 900 TL, 2 bin 200 TL olan Luna çeşidi çeltik fiyatı yüzde 23 arttırılarak 2 bin 700 TL olarak belirlendi. Çeltik üretiminde 2019 yılında 1 milyon tonluk bir rekolteye ulaşılarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek üretim rekoru kırıldı. Arz açığı yaşanan pirinçte her geçen yıl kendine yeterlilik oranı daha da yükseliyor” açıklamasını yaptı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap