“TMO’nun yeniden görevlendirilmesi sayesinde sektör net ihracatçı oldu”

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, açıklanan fiyatlarla hasatla birlikte oluşacak arz yoğunluğuna bağlı olarak gerçekleşebilecek fiyat düşüşlerinin önüne geçilmesini ve olası üretici mağduriyetinin engellenmesini hedeflediklerini aktardı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Üretici, üretici örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili sektörden açıklanan alım fiyatları ile ilgili olumlu geri bildirimler aldıklarını kaydeden Güldal, “Ayrıca Türkiye bakliyat dış ticaretinde 2018/19 sezonundan itibaren net ihracatçı oldu. Bu gelişmede bakanlık tarafından verilen desteklerin yanı sıra TMO’nun bakliyat piyasalarını düzenlemekle görevlendirilmesi neticesinde yaşanan üretim artışı da etkili oldu” dedi.

389 üreticiye toplam 8 milyon TL ödeme yapıldı

Önceki dönemlerde üretim daralması nedeniyle Türkiye’nin zaman zaman net ithalatçı olduğunu söyleyen Ahmet Güldal, 2017/18 sezonunda 178 bin ton (111 milyon dolar) dış ticaret açığı verildiğini hatırlattı. 2018/19 sezonu ilk 11 ayında ise toplam 311 bin ton (135 milyon dolar) nohut, mercimek ve kuru fasulye ithalatına karşılık 440 bin ton (297 milyon dolar) ihracat yapıldığı açıklayan Güldal, 2018/19 sezonunda bakanlık tarafından verilen destekler ve TMO’nun bakliyat piyasalarını düzenlemekle görevlendirilmesi neticesinde Mayıs ayı sonu itibarıyla 129 bin ton (162 milyon dolar) ihracat fazlası verildiğine dikkat çekti. Bakanlığın ve TMO’nun politikaları sayesinde son yıllarda bakliyat üretiminde ciddi artışların yaşandığını belirten Güldal, “Bu sene, 2018’de 630 bin ton olan nohut üretiminin yüzde 15.1 artışla 725 bin ton, 310 bin ton olan kırmızı mercimek üretiminin yüzde 23 artışla 380 bin ton, 43 bin ton olan yeşil mercimek üretiminin yüzde 7 artışla 46 bin ton, 220 bin ton olan kuru fasulye üretiminin ise yüzde 4.5 azalışla 210 bin ton olacağı tahmin ediliyor” şeklinde konuştu.

Çiftçiye yapılan ödemelere de değinen Ahmet Güldal, 2018 yılında 8 bin 120 üreticiden toplam 95 bin 871 ton nohut alımı yapıldığını söyledi. Alımların karşılığı olarak üreticiye 281 milyon TL ödendiği bilgisini veren Güldal, “1.530 üreticiden ise toplam 14 bin 368 ton yeşil mercimek alımı yapılarak karşılığında 33 milyon TL ödeme yapıldı. Bu sene ise cari tarih itibarıyla 389 üreticiden toplam 2 bin 750 ton nohut alımı yapılırken, karşılığında üreticilere 8 milyon TL ödeme yapıldı. Kabuklu kırmızı mercimekte ise piyasa fiyatlarının üreticilerimiz lehine oluşmasından dolayı kuruluşumuza alım yönünde herhangi bir talep gelmedi” dedi.

Ürün bedeli ödemelerinin ürünün TMO’ya teslim edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde üreticilerin banka hesaplarına aktarıldığını söyleyen Güldal, lisanslı depolarda yapılan alımlarda ise ödemelerin peşin olarak gerçekleştirildiğini aktardı.

Türkiye nohut ihracatında önemli bir ülke haline geldi

Türkiye’nin 2017/18 sezonunda 61 milyon dolar değerinde 46 bin ton nohut ihracatına karşılık, 160 milyon dolar değerinde 122 bin ton nohut ithalatı gerçekleştirdiğini hatırlatan Ahmet Güldal, 2018 yılında nohut üretiminin rekor rakamlara ulaşmasıyla nohutta net ihracatçı hale geldiğine dikkat çekti. Bu kapsamda 2018/19 sezonunun ilk 11 ayı itibarıyla 106 milyon dolar değerinde 145 bin ton ihracata karşılık, 6 milyon dolar değerinde 5 bin ton ithalat gerçekleştirildiği bilgisi veren Güldal, “Türkiye nohut ihracatında önemli bir ülke haline geldi. Türkiye’nin nohut ihracatı daha çok Orta Doğu ve Asya pazarlarına gerçekleşiyor. Bakliyat sektörümüz tarafından arz fazlasını değerlendirmek için yeni pazarlara açılım sağlanması yönünde çalışmalar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, nohut dışında kırmızı mercimek ihracatında da Türkiye bakliyat sektörünün, dünyada önemli bir pazar payına sahip olduğuna dikkat çeken Güldal, bu çerçevede Türkiye’nin kırmızı mercimek ithalatından daha fazla ihracatı olduğunu ve bu sayede yurt ekonomisine katkı sağlandığını aktardı. Türkiye genelinde nohutta Haziran ayı ortasında başlayan hasadın şu anda yüzde 15 seviyesine ulaştığını açıklayan Güldal, “Piyasa fiyatının 2 bin 300-3 bin TL/ton (ortalama 2 bin 700 TL/ton) aralığında gerçekleşti. Gelinen noktada TMO tarafından yapılan alımlar ile ilgili tüm hazırlıklar tamamlandı. Ayrıca hububatta olduğu gibi bu yıl nohutta da lisanslı depolar üzerinden ELÜS yoluyla alım yapılıyor” diye konuştu.

"2016'dan itibaren lisanslı depolar üzerinden alım yapıyoruz"

TMO olarak lisanslı depoculuk sisteminin gelişmesi, sistemin üreticilerce bizzat görülerek uygulanması ve üreticilerin lisanslı depoculuk sistemindeki avantajlardan yararlanmalarını sağlamak amacıyla 2016’dan itibaren lisanslı depolar üzerinden ELÜS yoluyla alım yaptıklarını söyleyen Güldal, şöyle konuştu: “Lisanslı depo kapasitesinin ihtiyacı karşılayacak seviyeye gelmesiyle birlikte tüm fiziki alım ve depolama işlerini lisanslı depolar üzerinden gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Hububat alımlarımızın, 2016 yılında yüzde 5’i (222 bin ton), 2017 yılında yüzde 15’i (334 bin ton), 2018 yılında ise yüzde 47’si (1.3 milyon ton) ELÜS yoluyla yapıldı. ELÜS yoluyla yapılan alımlar hububat ve fındık ürününe ait olup bu yıl itibarıyla bakliyatta da ELÜS yoluyla alım yapılmaya başlandı. Lisanslı depolar üzerinden yapılan alımlarda üreticilerimizden yüzde 2 zirai stopaj, yüzde 2 SGK kesintileri yapılmıyor. Ayrıca üreticilerimize ilave analiz ve nakliye desteği sağlıyoruz.”

TMO’nun ana görevinin yurtta hububat ve bakliyat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin piyasasını düzenleyici tedbirler almak olduğunu belirten Güldal, TMO olarak iştigal alanlarına giren ürünlerin alım fiyatını oluşturduklarını aktardı. Alım fiyatı oluştururken piyasa fiyatları, maliyetler, enfl asyon oranı, dünya piyasalarındaki gelişmeler, ikame ürünlerin fiyatları, ithal maliyetleri, üretici kârı ve üretimin sürdürülebilirliği gibi tüm kriterleri göz önünde bulundurduklarını söyleyen Güldal, "TMO olarak ana görevimiz kapsamında iştigal alanımıza giren tüm ürünlerde piyasa istikrarının sağlanması için gerekli tüm tedbirleri aldık, almaya devam edeceğiz. TMO'nun piyasa düzenleme görevi gereği, piyasaya arz edilen ürünün tamamını almaktan ziyade, piyasadaki arz fazlası ürünü alarak piyasaları düzenlemeye yönelik politikalar oluşturuyoruz" dedi.