Toprağa ve çiftçiye sevdası bizim için en büyük nasihat oldu

Sunar Şirketler Grubu Şeref Başkanı Hüseyin Nuri Çomu, babası Nuri Çomu’yu anlattı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Babam Nuri Çomu, iş hayatı boyunca sadece para kazanmaya odaklanmadı. Onun odağındaki öncelik, gönül kazanmaktı. Bugün başarımızda babamın kendine has uygulama ve nasihatlerin önemli yeri olduğuna inanıyorum. Benim de çocuklarıma nakşetmeye çalıştığım ilkelerin oluşmasında babamın uygulama ve nasihatlerinin önemli yeri var.

Babam Nuri Çomu’nun büyük bir öngörü ile 45 yıl önce kurduğu şirketlerimizde kardeşlerim Hatice Nur Çomu Alimoğlu, Mehmet N. Çomu ile birlikte, 3’üncü kuşak temsilcilerimiz Mustafa N. Çomu ve Hasan A. Özkan da aktif göreve baba nasihatleri ile devam ediyor. Şirketlerimizde ilkelerin ana omurgasını, babaların nasihati ve evlatların bu nasihatlere sadakati oluşturuyor.

Babam Nuri Çomu hem ticari anlamda, hem de topluma karşı olan sorumluluk açısından benim ve kardeşlerimin önderidir. Toprağa ve çiftçiye sevdası bizim için en büyük nasihat oldu daima. “Hammaddeni sağlayan çiftçinin hakkını fazlasıyla ver. Merak etme, fazla verdiğin para sana günün sonunda döner. Çiftçinin malı işletmene döküldüğü zaman çiftçinin gözü içinde kalmasın. 5 lira fazla ver, çiftçiyle helalleş” derdi. Bu nasihat bugün grubumuzun ana ilkelerinden biri olmaya devam ediyor. Yine, “Kendi sofranda tüketmeyeceğin malı üretme. Çalışanın teri kurumadan hakkını öde. Zararına mal satma. Çok kâr etme; ama zararına da mal satma. Helal kazan, helal harca. Mal aldığın, mal sattığın ve çalıştığın insanların da para kazanmasını sağla. Piyasada itibarı olmayan, kötü namı olan kişiyle peşin para mal istese dahi alışveriş yapma, kapısını çalma. Tecrübeye her zaman hürmet et. Adaletli ol” gibi nasihatleriyle gelişen Sunar şirketlerinde biz de babamızda gördüğümüz şevk ve aşkı her daim sürdürdük. Bu sayede tüketiciyle sağlam bir bağ kurduk.

Sunar Şirketler Grubu, bugün yaklaşık 2,5 milyar liralık cirosu, 150 milyon dolara yaklaşan ihracatıyla gıda sektörünün dev şirketlerini bünyesinde bulunduruyor. İSO 500/1000, TİM 1000 ve ekonomi dergilerince hazırlanan listelerde yer alan şirketleri ile nişastadan yemeklik yağa, undan yeme, taze meyveden kuru meyveye ürün çeşitliliği sunan, tüketicinin beğenisini kazanan onlarca marka ve yeniliği ülke ekonomisine kazandıran Sunar Şirketler Grubu, Nuri Çomu’dan aldığı ilhamla Türk çiftçisinin ürününü işleyerek tarıma değer katmaya, ithalatı azaltan ürünleriyle gıda sanayiinin rekabetçiliğine katkı sağlamaya devam ediyor. Babam bize sadece sanayi ve ticareti öğretmedi, aynı zamanda yardımlaşmanın önemini, topluma fayda sağlamayı, bölgemize eserler kazandırarak hizmet etmeyi tavsiye etti. ‘En iyi nasihat, örnek olmaktır’ diye bir söz vardır. Babam Nuri Çomu sadece tavsiyelerde bulunmadı, yaşayarak ve yaşatarak öğretti bunları bize.

Onun çıktığı yolda biz de ardından yürüme çabasındayız. Babamın bugüne dek yaptırdığı okullar, camiler, köprüler, verdiği öğrenci bursları nedeniyle ‘TBMM Üstün Hizmet Ödülüne’ layık görülmesi ve bu ödülünü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin takdimi ile alması hepimiz için bir iftihar vesilesi olmuştur. Onun bize öğrettiği bu güzel yolda çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bugüne dek yapılan tüm hizmetleri tek bir çatı altında toplamak amacıyla Nuri Çomu Vakfı’nı hayata geçirmek de bizler için onur vesilesi olmuştur.

Babamın ilkelerine günün şartlarına uygun ben de eklemeler yaptım. Bugün Sunar Şirketler Grubu’nda bunlara da uyuluyor olmasını görmek beni onurlandırıyor. Onlara, alın terleriyle akıl terlerini birleştirmelerini öneriyorum. Devletiniz varsa var olabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın önerisini her fırsatta yineliyorum. “Sürdürülebilirliğe, kirletilmeyen doğaya odaklanın”, “Markalaşmanın önemini aklınızdan çıkartmayın”, “Tüm insanlığa fayda sağlayacak hamleleri hedefleyin”, “Katma değerli ürünler üretin, dünya pazarlarına Türk Malı kalitesini gösterin”, “Eğer nasıl doldurabilirim diye bakıyorsanız bardağın boş tarafını görmenizde sıkıntı yok” diyorum. Ayakları yere sağlam basan bir cesaret anlayışlarının olmasını, koruğun ancak sabırla üzüm olabildiğini unutmamalarını tavsiye ediyorum. Ve en az bir sivil toplum kuruluşunda görev yapmalarını öneriyorum.