Yokluğuna alışmak öylesine zor ki

Yeşim Tekstil Ceo’su Şenol Şankaya, babası Şükrü Şankaya'yı anlattı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Kalbinde herkesi sığdıracak kadar büyük yer ve içinde herkese yetecek kadar çok sevgin vardı. İşte bu yüzden ani gidişinle sevgini verdiğin binlerce kalp de bizlerle birlikte ağladı. Sen sadece benim babam değil, firmamızda çalışan herkesin, hatta tüm Bursa’nın Şükrü Babasıydın. Sahip olduğun insan sevgisinin yanı sıra Bursa ve Bursaspor sevginle de her zaman hatırlanacaksın.

İnsan sevdiklerinin her zaman yanında ya da bir telefon kadar uzakta olmasını ister. Biz de seninle hep bu mesafedeydik. İyi günümüzü, kötü günümüzü hep baba-oğul dayanışması içerisinde, kurmuş olduğun sıcak aile ortamında yaşadık. Babasını çok seven ve ona büyük saygı duyan bir evlat olarak, seni kaybettiğimdeki üzüntümü kelimelere dökmem çok zor.

Sen sevgi dolu bir baba, iyi bir eş, vefalı bir dost, çalışkan bir patron, maneviyatı yüksek ve hayırsever bir iş adamı olarak daima bizlere örnek oldun. Her girdiğin toplumda hangi düşüncede olursa olsun herkesi hümanist yapınla, sevgiyle kucakladın. Toplumda edindiğin sevgi ve saygı da benim için her zaman çok büyük bir gurur kaynağı oldu. Pozitif bakış açınla daima hayatın hep iyi taraflarını görmemizi sağladın. Zorlukların üstesinden ancak el birliği ile hep beraber gelinebileceğini söyledin. Hem ev hem iş yaşantımızda huzurlu ve mutlu olabilmek için ailemizi ve işimizi çok sevmemiz gerektiğini öğütledin. Kendimizi sıkıntıda hissettiğimiz her anda bizlere kol kanat gerdin. Zor zamanlardaki sakin, soğukkanlı ve gerçekçi yaklaşımlarınla hepimize yol gösterdin.

Kalbinde herkesi sığdıracak kadar büyük yer ve içinde herkese yetecek kadar çok sevgin vardı. İşte bu yüzden ani gidişinle sevgini verdiğin binlerce kalp de bizlerle birlikte ağladı. Sen sadece benim babam değil, firmamızda çalışan herkesin, hatta tüm Bursa’nın Şükrü Babasıydın. Sahip olduğun insan sevgisinin yanı sıra Bursa ve Bursaspor sevginle de her zaman hatırlanacaksın. Yokluğuna alışmak öylesine zor ki…

Hayat tam 15 yıl önce, 2005 yılı son baharında acı bir sürpriz yaparak seni bizden koparmış olsa da senin bizlere bıraktığın sonsuz sevgi ve bilgelik mirası sayesinde yolumuza devam ettik. Seni güzel hatıralarımızda ve hayattayken başlattığın birbirinden değerli çalışmaları devam ettirerek yaşatıyoruz. Bize devrettiğin bayrağı daha ileriye taşıma azminin yanı sıra, ilke ve prensiplerini iş ve özel yaşantımızda uygulama mutluluğu, senin daima aramızda olmanı sağlıyor. Senin iş ahlakın, iş kültürün ve prensiplerin gerek Türkiye’de gerekse uluslararası iş dünyasında her zaman farklılığı ile dikkat çekti, takdir edildi ve örnek gösterildi. Yıllar önce “Önce İnsan” anlayışı ile başlattığın bu felsefenin ne denli önemli olduğu günümüz iş dünyasında şimdi daha da iyi anlaşılıyor. Sağlığında çevre, eğitim, sanat, spor gibi birçok farklı konuda toplum için yaptığın hizmetlerle birçok sosyal sorumluluk çalışmasına imza attın. Senden ayrı kaldığımız yıllar boyunca bıraktığın ilkelerden ödün vermeden, senin değerlerini kendimize pusula kabul ederek başlattığın tüm çalışmaları ve hizmetleri firmamızın kurumsal iş süreçleri çerçevesinde devam ettirdik. Hayırseverlik anlayışı ile inşa ettiğin her şey, Yeşim’in kurumsal sosyal sorumluluk politikası ile birleşerek daha kurumsal bir çerçevede hayat bulmaya bundan sonra da devam edecek. Umarım bizleri görüyor ve attığımız her adımda senin açtığın yolda ilerlediğimizi hissediyorsundur. İnsan, yaşamın acımasız gerçeği olan ölüm kavramını ancak bıraktığı eserlerin kalıcılığı ile “ölümsüz” kılıyor. Canım babam, tüm sevenlerinin kalbinde hala sevgiyle yaşamaya devam ediyorsun. Bıraktığın eserler ise binlerce insana ulaşarak daha uzun yıllar boyunca hayır dua almaya devam edecek. Ne mutlu ki adının anıldığı her yerde yüreklerde sımsıcak bir sevgiyle anılıyorsun. Her evlada böyle bir gururun nasip olmasını dilerim.