Sosyal Medya

Dr. Erkan Aydın ile Ramazan'da Bereketli Sohbetler...

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri “mahremiyet” kavramını da kaybeder olduk. Her şeyimizi, hayatımızın her anını sosyal medyada, tanıdık tanımadık herkesle paylaşır hale geldik. Paylaşmadan duramıyoruz, bağımlı olduk. Sosyal medya en çok “beğenilme, takdir edilme, ilgi görme” duygularımıza oynuyor. Elbette ki bu tarz duygular fıtridir ve belli bir yere kadar normal kabul edilebilir. Gidilen yerlerin, söylenen sözlerin, yenilen yemeklerin, buluşulan dost ortamlarının ana gayesi “beğenilme” olduğunda, durum sıkıntılı bir hal alıyor. Bazen de maalesef sırf sosyal medyada daha fazla beğenilmek için ibadetleri bir gösteriş unsuru haline getiriyor, riyaya düşüyoruz. Dikkatinizi çekmiştir mutlaka, sosyal medyada herkes en mutlu ve en neşeli anların fotoğraflarını paylaşıyor. Oysa, hayatta güzellikler olduğu kadar sıkıntılar da var. Sosyal medya paylaşımları öyle pembe bir tablo çiziyor ki görenlerde yetersizlik ve mutsuzluk duygularına yol açabiliyor, hatta maruz kalma derecesi arttıkça depresyona yol açabiliyor. Sosyal medya ihtiraslarımızı daha da körüklüyor ve maalesef şükürsüzlüğe, şükürsüzlük de bereketsizliğe neden oluyor. Unutmayalım, ahirette hem gerçek hem de sanal dünyadaki hareketlerimizin hesabını vereceğiz