20 °C

1000 koronavirüs hastası plazma bekliyor

İmmün plazma yöntemindeki test sürecini kısaltan ve plazma güvenliğini artıran 2 yeni cihazın İstanbul ve Ankara laboratuvarına yerleştirildiğini söyleyen Türk Kızılay Başkanı Kınık, iyileşen koronavirüs hastalarını plazma bağışı yapmaya davet etti.

1000 koronavirüs hastası plazma bekliyor

Yasemin SALİH

Türk Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık, COVID-19 tedavisinde kullanılan immün plazma yöntemindeki test sürecini kısaltan ve plazma güvenliğini artıran 2 yeni cihazın İstanbul ve Ankara laboratuvarına yerleştirildiğini söyledi. Kınık, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ile birlikte immün plazma teknolojisinde Türkiye’de ilk kez yürütülen patojen inaktivasyon ayrıştırma yönteminin geldiği nokta hakkında bilgilendirme toplantısı düzenledi. Online düzenlenen toplantıda Kınık, iyileşen koronavirüs hastalarını plazma bağışı yapmaya davet etti.

Tük Kızılay’ın koronavirüsle ilgili bilimsel çalışmalara katkılar sağladığına dikkat çeken Kınık, “Yılda 3 milyon ünite kanı toplayıp, mükemmel bir sistemle bin 500’ün üzerindeki hastanelerimiz aracılığıyla vatandaşa ulaştırıyoruz. Tıpkı bunun gibi plazma sürecini de yönetiyoruz. Toplanan plazmaların etkin kullanılması için -25 derecede dondurularak saklanmasını sağlayan altyapı için çalışıyoruz. Daha hızlı ve güvenli test için iki cihaz laboratuvarlarımıza geldi. Şu andaki kapasitemiz COVID-19 tedavisi için yeterli” ifadelerini kullandı.

Daha hızlı, daha etkin ve güvenli tedavi

İmmün Plazma yöntemiyle ilgili yaklaşık dört ay önce, yani koronavirüs salgını başlamadan çalışmaları hızlandırdıklarını anlatan Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ise, bu metodun mevcut yöntemlere göre çok daha hızlı, güvenli ve etkin olduğunu belirtti. Gür, yeni sistemi şöyle anlattı: “Bu konuda ileri teknoloji içeren bir çalışma yürütmek üzere yola çıktığımızda araştırmalarımız bizi Japonya’ya götürdü. Oradaki teknolojiyi mümessillik haklarını da alarak Türkiye’ye getirelim dedik. O sırada koronavirüs başladı. Biz de çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu, test cihazları Japon menşeili ve 20 ülkede 140’ı aşkın kan merkezinde kullanılıyor. Türkiye’de ilk kez uygulanan bu yöntemde plazmaya riboflamin eklemesi yapılıyor ki, bu da B2 vitamini içeriyor. Bu yöntemin özelliği, plazmada lokositi ortadan kaldırıyor, patojenleri inaktive ediyor ve hepsinden önemlisi akut dönemde ortaya çıkan ve ölümlere neden olan sitokin fırtınasına engel oluyor. Yöntem şu anda test aşamasında.”

İmmün plazma yöntemiyle korona tedavisinin daha az komplikasyonlu ve daha güvenli yapılabileceğini vurgulayan Gür, diğer plazma ayrıştırma yöntemleri 24 saatte sonuç verirken, yeni yöntemin bu süreyi 7 dakikaya indirdiğini belirtti.

‘İyileşen 1490 kişi bağış yapabilir bulundu’

Türk Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık, COVID-19 tedavisinde kullanılacak plazmaların iyileşen koronavirüs hastalarından sağlanmasıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şu anda 30 binin üzerinde iyileşen hasta bulunduğunu ancak hepsinden bağış alınmasının mümkün olmadığını vurgulayan Kınık, şu bilgileri verdi: “Tüm testler negatif geldikten sonra 14 beklenmesi gerekiyor. Kızılay olarak 3 bin 805 bağışçıyla temas kurduk. Bunların bin 490’ı bağış yapabilir bulundu. Çok azı bağış yapmayı kabul etmedi, neredeyse tamamı hemen bağışçı oldu. Bize gelen plazma talebi bin 909’du. 697’sini Kızılay olarak biz karşıladık. Diğer birçok kuruluşun sağladıklarıyla birlikte yaklaşık 1.000 hastaya plazma sağlandı. Şu anda bekleyen 1.000 hasta daha var. Şunu söyleyebilirim ki yeterince bağışçımız var. Şu andaki kapasite COVID-19 tedavisi için yeterli.”

Prof. Dr. Ali Gür ise iyileşen bir bağışçıdan 600 mililitre plazma alınabildiğini ve gerekli ayrıştırmalar yapıldıktan sonra bunun tamamının bir hastaya verilebileceği gibi vakanın kritikliğine göre üç hastaya da bölüştürülmesinin mümkün olduğunun altını çizdi.

Kan stokları asgari sınıra dayandı!

Türk Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık, basın toplantısında koronavirüsle birlikte son haftalarda vatandaştan gelen kan bağışının da yarı yarıya düştüğüne dikkat çekti. “Yasaklarla birlikte almamız gereken ortalama bağışın yarısına düştük. Bu tüm dünyada böyle. İnsanlar sokağa çıkmıyor, yasaklar olmasa da çekiniyorlar. Bununla birlikte ameliyatlar da azaldığından ihtiyaç da düştü ama depolardaki asgari stok seviyesini zorluyoruz. Bu şu anda kanayan yaramız” diyen Kınık, vatandaşı kan merkezlerine bağış yapmaya çağırdı. Kınık, “Kan merkezleri son derece güvenli yerler. Hijyenik koşullarda çalışılıyor. Nasıl ki ekmek almak için markete gidiyorsunuz, kan bağışlamak için de kan merkezlerine gelebilirsiniz” çağrısında bulundu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap