16 °C

AİD Başkanı Şekerel: Astımın ülke ekonomilerine etkileri büyük

AİD Başkanı Şekerel, Türkiye’de de 4 milyon civarında astım hastası bulunduğunu, bu hastalığın çeşitli kanallardan ekonomiyi ve sağlık sistemine etkilerinin bulunduğunu söyledi.

AİD Başkanı Şekerel: Astımın ülke ekonomilerine etkileri büyük

Mehmet KAYA

ANKARA - Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkanı Bülent Şekerel, Dünya’da 350, Türkiye’de de 4 milyon dolayında astım hastası bulunduğunu, bu hastalığın çeşitli kanallardan ekonomiyi ve sağlık sistemine etkilerinin bulunduğunu söyledi. 5 Mayıs Dünya Astım Günü nedeniyle AİD Astım Çalışma Grubu Başkanı Sevim Bavbek ile online basın toplantısı düzenleyen Bülent Şekerel, COVID-19 salgını ortamında, ilk başlarda astım hastalarının risk grubu olarak görüldüğünü ancak diğer gruplara kıyasla önemli bir farklılıkları bulunmadığını söyledi. Prof. Dr. Şekerel, kortizona yönelik bazı yanlış bilgilerin de astım hastalarını ilaçlarını kullanmaktan alıkoyduğunu belirterek, “Uluslararası Astım Rehberlerinin bazı önerileri var. Astımlı hastalar, sprey tarzındaki ilaçlarını ki bunlar arasında kortizon içerenler de var, kullanmaya devam etmeli, gerekirse kortizonun iğne veya hap formlarını da almalılar” dedi.

Astım tedavisine yönelik yeni yaklaşımlar olduğunu da bildiren Prof. Dr. Şekerel, “Uluslararası ve ulusal astım rehberindeki en önemli yenilik nefes açıcı ilaçların artık astım tedavisinde tek başına kullanılmaması, mutlaka asıl tedavi edici ilaç olan ‘inhaler kortizon’ ile birlikte alınması. Dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de bu hastalığın tedavisi ile ilgili gerekli her türlü ilaç ve malzeme bulunuyor” bilgisini verdi.

Çeşitli kanallardan ekonomiyi etkiliyor

Kronik bir hastalık olan astımda ana yaklaşımın hastalığı kontrol altına alıp bireylerin sağlıklı ve güvenli biçimde günlük yaşamlarına devam etmesi olduğunu, mevcut ilaç ve diğer yardımcı unsurların buna imkan sağladığını belirten Bülent Şekerel, böylece insanların topluma katkılarının sürebildiğini vurguladı.

Türkiye’de çocukların yüzde 5-10’u, ileri yaşlarda hastalıktan kurtulan bir grup olması nedeniyle yetişkinlerin ise yüzde 3-5’inin astım hastası olduğunu belirten Bülent Şekerel, bu oranların dünyada yaklaşık 350 milyon, Türkiye’de ise 4 milyon kişiye denk geldiğini hatırlattı. Astımın uzun süreli takip ve tedavi gerektirmesi nedeniyle bireylerin ve ülkenin ekonomilerine yük getirdiğini belirten Bülent Şekerel, astıma bağlı doğrudan maliyet (ilaçlar, doktor muayenesi ve hastane giderleri vb.) ve dolaylı maliyet ( hastalığa bağlı iş gücü kaybı, hastanın bakımına harcanan zaman, erken emeklilik veya ölüm vb.) analizleri sonucu hasta başına yıllık 1200 dolarlık bir maliyetin ölçüldüğünü bildirdi. Prof. Dr. Şekerel, ekonomik analizlerin, hastalıkla mücadele sağlık politikası geliştirilmesine katkı verdiğini belirterek, en önemli doğrudan maliyetin hastaneye yatışlarla ortaya çıkması nedeniyle, bireylerin hastalığının kontrol altında tutularak onların günlük ve ekonomik yaşamlarını sürdürmesine imkan sağlanmasının en uygun çözüm olacağını anlattı.

Polen dönemi geliyor, COVID-19 ile yoğun polene maruziyet sorun olabilir

Öteyandan, bahar ve yaz aylarında Türkiye’nin büyük bir kısmında yoğun polen görüldüğü, bunun ilave bir risk oluşturup-oluşturulmadığına yönelik soruya ise Prof. Dr. Şekerel, “Bir grup astımlı hastalarımız bu polenlere karşı duyarlılar ve dolayısıyla astım yakınmalarının bu dönemde artmasını bekliyoruz. Özellikle de yoğun miktarda polen solurlarsa. Gerçekten astımın kontrolü bozulduğu zaman, bu hastaların kötü olduğu bir dönemde COVID-19 enfeksiyonu ile karşılaşırlarsa, bu enfeksiyonu ağır geçirebilirler. O yüzden mevcut ilaçlarını kullanmaları eğer polen mevsimine bağlı yakınmaları başlıyorsa da hekimleri ile iletişime geçerek ilaçları artırmak veya yeni bir ilaç eklemek gibi tedavileri yapılır. Bir an önce kendilerini eski durumlarına, iyi hallerine dönüştürmeleri gerekiyor” bilgisini verdi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap