Akciğer kanserinin Türkiye ekonomisine yükü 8.8 milyar TL

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mahmut Gümüş, kanser tedavisinin pahalı bir süreç olduğunu vurgulayarak, “Bazı reçetesiz ilaçların geri ödeme sisteminden çıkarılması, maliyeti çok daha yüksek olan kanser tedavisi için bütçe yaratacaktır.” önerisinde bulundu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Kanser, tedavi süreci en pahalı sağlık problemlerinden biri. Hele de akciğer kanseri gibi hayati organlarda gelişmesi durumunda süreç çok daha büyük bütçeler gerektiriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde akciğer kanserinin ekonomiye yükü, 3,35 milyar eurosu doğrudan olmak üzere 106,4 milyar euroyu buluyor. Türkiye’de ise en son 2018’de yapılan araştırmaya göre akciğer kanserinin maliyet yükü 8.8 milyar TL seviyesinde. Dolaylı maliyetlerin de dahil edilmesiyle akciğer kanserinin hasta başına maliyetinin 175 bin 837 TL olduğu tahmin ediliyor.

 Tedavinin pahalı olmasının nedenleri arasında henüz yenilikçi ve sonuç veren ilaçların Ar-Ge ve üretim süreçlerinin global anlamda yaygınlaşamamış olması. Basit bir ekonomi kuralı olarak arzı az olanın fiyatı da yüksek kalıyor ne yazık ki… Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi (bir önceki dönem başkanı) Prof. Dr. Mahmut Gümüş, özellikle son dönemde genomik analizler yapılarak geliştirilen ilaçların güçlü etkiler yaratabildiğini, bu tür yenilikçi buluşların ise kemoterapiden çok daha pahalı olduğunu ifade etti. Bilim dünyasının kanseri tanımaya başladıktan sonra daha etkili ilaçlar geliştirdiğini, üstelik bu ilaçların kemoterapi gibi yan etkilere neden olmadığını anlatan Gümüş, “Ne yazık ki bu alanda tamamlanan ilaç sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Kore, Çin, Hindistan gibi ülkelerde çalışmalar var ancak henüz sonuçlanmadı. Bunlar tamamlandığında kanser tedavisinde aylık maliyetler düşecektir ancak en az 3 yıl beklemek gerektiğini söylüyorlar. Bunun ötesinde bizim sağlık sektörünün temsilcileri olarak yapabileceklerimiz var” dedi.

Onkolojide kendi parasını ödeyebilecek kitle yüzde 5’i geçmez

Türkiye’de yıllık 100 milyar liralık sağlık harcamasının 40.7 milyar TL’sinin kansere gittiğini vurgulayan Prof. Dr. Gümüş’ün sağlık sisteminde tartışma yaratacak bir önerisi var. Diyor ki; “Her alanda olduğu gibi tıpta da inovasyona yetişmek mümkün değil. Tüm ülkeler bu hıza nasıl yetişebileceğinin yollarını arıyor. Sürekli yeni ve daha pahalı tedavi yöntemleriyle hastalıklarla başa çıkmanın yolları bulunuyor. Dolayısıyla bütçenin artırılmasına ihtiyaç var. Bizler diyoruz ki, daha basit olan ve çoğunlukla evlerde atıl olan reçetesiz satılabilen ilaçlar geri ödeme sisteminden çıkarılsın. Vatandaş aklına estiğinde yazdırıyor, kutularca ilaç çöpe gidiyor. Burada ciddi bir maliyet var. Belli reçetesiz ilacı kendisi öderse hem bilinçsiz tüketimin önüne geçilir hem de buradan edilen tasarruf, kanser gibi daha yüksek Ar-Ge gerektiren pahalı hastalıkların tedavisi için kullanılır.”

Vatandaşın reçetesiz birçok ilacın maliyetini karşılayacak ekonomik güçte olduğunu ancak kanser tedavisinde bunun çok küçük bir kitleye nasip olabileceğine dikkat çeken Gümüş, “Bu birçok insana sosyal devlet yapısı için kötü gelebilir ama şöyle düşünün: Bir ağrı kesiciyi kendimiz alabiliriz ama bugün onkolojide kendi tedavisini üstelenebilecek kitle, toplam nüfusun ancak yüzde 5’i kadardır. Reçetesiz ilaçlar SGK kapsamından çıkarılırsa kanser hastaları pahalı ilaç beklemekten kurtulabilir.” dedi.

"Yerli kanser ilacımız olmalı"

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mahmut Gümüş’ün dikkat çektiği bir başka konu da muadil ilaçlarla ilgili tercihlerin artırılması yönünde. Bunun için hekimlere önemli görevler düştüğünü açıklayan Gümüş’e göre, yerli üretimin desteklenmesi ve bu yolla Ar-Ge bütçelerinin de artırılması için eşdeğer ilaçların kullanılması teşvik edilmeli. Gümüş, “Bunun örneğini yakın zamanda yaşadık. Orijinal molekülü 10 birime satan yabancı ilaç şirketi, yerli muadili çıkınca fiyatı 3 birime indirdi” diye konuştu. Gümüş, Türk ilaç şirketlerinin desteklenmesiyle yerli kanser ilacının üretilmesinin de önünün açılacağını vurguladı.