“Altyapımız COVID aşılamasını kaldırmaz”

Korona aşısında uygulamanın bir hafta içinde başlaması beklenirken aile hekimlerinden altyapı uyarısı geldi. İSTAHED Başkanı Dr. Kutbettin Demir, “Aile Sağlığı Merkezleri ne bina ne de personel olarak hazır. Aşılama yeri vatandaşa bırakılmamalı yoksa vaka sayısı artabilir” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Koronavirüs aşısında Acil Kullanım Onayı sürecinin bitmesini bekleyen Türkiye’de son haftaya girildi. Sağlık koridorlarında uygulamanın bir hafta içinde başlayacağı belirtilirken sürece ilişkin detaylar da şekilleniyor. Çin’den gelen CoronaVac aşısının inaktif olması, 2-8 derecelik saklama koşulları gerektirmesi, altyapı ve lojistik şartlar açısından Türkiye’nin elini güçlendiriyor. Türkiye’de bugüne kadarki aşı uygulamalarının yüzde 90’ını karşılayan aile sağlığı merkezleri (ASM) ise alarmda. Aile hekimleri, “ASM’lerde tek tek aşılama yapacak, hastayı 30 dakika gözlem altında tutacak, yan etki durumunda müdahale edecek altyapı yetersiz. Tedbir alınamazsa aile sağlığı merkezleri korona aşısının yükünü kaldıramaz” diyor.

İstanbul Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Kutbettin Demir, aşı hazırlığında olan Türkiye’de planlama yapanların aile hekimlerini sürecin dışında bıraktıklarını söyledi. DÜNYA’ya konuşan Demir, “Aşı uygulamasına kamu ve özel hastaneler, vakıf ve üniversite hastaneleri de dahil edildi ancak bu konu vatandaşa bırakılırsa yükün yüzde 90’ı aile sağlığı merkezlerine akacaktır” dedi. Planlama yapılırken ASM’lerin mevcut personel ve bina altyapılarının göz önünde bulundurulmadığını savunan Demir, şöyle konuştu:

“ASM’lere bakıldığında binaların tek tek aşılama yapılacak ve hastaları 30 dakika gözlem altında tutacak odaları bulunmadığı görülüyor. Bize gelenlerin çoğu zaten 60 yaşın üzerinde ve kronik hastalığı olanlardır. Bu kişilerin pandemi şartlarında kalabalık ortamlara girmemeleri gerekiyor. Bunun zorluğunu grip ve menenjit aşılama sürecinde gördük. Korona aşısında normal hastalarla aşılamaya gelenlerin izole edilmeleri gerekiyor. Bunun için şartlar yeterli değil. Binalara yeterli yatırım yapılmadı.”

2 bin hemşire acil atanmalı

Türkiye’de 27 bin aile hekimliği birimi var. Dr. Kutbettin Demir, bunların 2 bininde hekim, 3 bininde ise hemşire bulunmadığını belirterek, “Mümkün olduğunda fazla insanı aynı anda aşılamamız gereken birsüreçte bu eksiklik önemli bir sorun” dedi. Nüfus dağılımına bakıldığında ASM başına Anadolu’da 3 bin 260, İstanbul’da ise 3 bin 600 kayıtlı hasta düştüğünü belirten Demir, “Bu veriler bakalıktan mevcut. Ne vak ki 3 kişilik ekiplerin kurulacağı, günlük 1,5 milyon doz aşı yapabilecek kapasitemizin bulunduğu ve çok güçlü bir birinci basamağımızın olduğu yönünde açıklamalar görüyoruz. ASM’ler Türkiye’de eksikliklere rağmen işlerini hakkıyla yerine getiriyor ancak koronavirüs aşı sürecinde endişeliyiz” ifadesini kullandı.

Randevu işi vatandaşa bırakılmamalı

İSTAHED Başkanı Dr. Kutbettin Demir’e göre Bakanlığın yayımladığı aşı randevu sistemi, ASM’lerde birikmelere yol açacak. “Türkiye’de insanlar aşısını aile sağlığı merkezlerinde yaptırır. Korona aşısında da tercihi vatandaşa bırakırsanız bize geleceklerdir. Bizde ne bekleme odaları, ne havalandırma, ne acil müdahale altyapısı yeterli. Sinovac aşısının henüz Faz3 çalışmaları bitmeyen, gönüllü yapılacak bir aşı olduğunu unutmayalım. Bütün etkilerini bilmiyoruz. Bu nedenle aşı randevularında tercih vatandaşa bırakılmamalı” diyen Demir, vatandaşların SMS’le gönderilecek aşı yerlerine yönlendirilmeleri gerektiğini vurguladı. Demir, aşı sonrasıyla ilgili olarak da şu bilgileri verdi: “İlk doz yapıldıktan sonra en iyi ihtimalle 14 ila 21 gün arasında antikor oluşmaya başlar. Bu süre öncesinde aşı olan kişi yine de virüs kapabilir. Bu nedenle izolasyon çok önemli. Aşı olan kişilerin en az bir ay kendilerini maske, mesafe ve hijyen kurallarıyla korumaya devam etmeleri gerekiyor.”

Aşı uygulanacak yerler önceden denetlenmeli

Prof. Dr. Bengi Başer de aşı uygulama sürecine özel ve vakıf hastanelerinin de dahil edilmesinin doğru bir karar olduğunu ifade ederek, “Bunu başından bu yana savunuyoruz. En doğrusu yurt dışında yapıldığı gibi açık havada, havalandırmanın düzgün olduğu izole bölümler oluşturularak aşı uygulanmalı. Yoksa aşı sürecinde vaka sayısı çok artacaktır” dedi. Aşı uygulanacak hastane ya da aile sağlığı merkezlerinin önceden denetlenmesi gerektiğini de dile getiren Başer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kuruluşlara gidilerek anketler yapılmalı, eksikleri belirlenmeli. Öncelik denetimden geçen kuruluşlara verilmeli. Ayrıca acil aşı müdahale birimleri oluşturulmalı. Kısaca her kuruluşta standart şartların sağlandığından emin olduktan sonra aşılama başlamalı. Zaten çok geç kaldık, daha fazla ötelemeden doğru şartlar sağlanarak aşılama bir an önce başlatılmalı.”