16 °C

'Anne ve babanın hamilelik sırasındaki beslenmesi çocuğu kanserden koruyor'

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Namık Yaşar Özbek, çocuk kanserlerinde genetiğin önemli olduğunu ancak hamilelik döneminde ve hamilelik öncesi dönemde hem annenin hem de babanın gerek beslenme, gerekse yaşamlarına yönelik dikkat etmesi gereken hususlar olduğunu söyledi.

'Anne ve babanın hamilelik sırasındaki beslenmesi çocuğu kanserden koruyor'

Mehmet KAYA

Türk Pediatrik Hematoloji Derneğince 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü nedeniyle dernek yönetim kurulu üyelerinin de katılımıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Özbek, özellikle hamilelik döneminde beslenmenin önemli olduğunu vurgulayarak, “Kanser riski genellikle genlerle ilişkili. Ancak hem ebeveynlerin hem de çevresel koşulların kanser gelişimine etkisi var. Özellikle gebelik döneminde tütsülenmiş, kızarmış ve işlenmiş yiyeceklerin kullanımı, salam, sucuk gibi yiyecekler, kızartma sırasında oluşan toksik maddeler çocuklarda kanser gelişimini artırabiliyor. Hamilelerin hem kendisi hem de çocuğunun sağlığı açısından bu tip ürünlerden mümkün olduğunca uzak durması öneriliyor. Gebelik sürecinde ayrıca B12 ve B6 gibi vitaminlerin eksikliği de problem yaratıyor. Yapılan çalışmalarda gebelik sürecinde yeterli sebze, meyve almayan ve yetersiz B12 ile B6 vitamini alan annelerin çocuklarında löseminin biraz daha sık olduğu gözlendi. Havuç ve kantalup kavunu tüketen annelerin bebeklerinde löseminin daha az görüldüğü bildirilmekte. Kantalubun en önemli ihracatçısı Niğde yöremiz. Antioksidan özelliğe sahip karoten ve karaotenoid maddelerini içeriyorlar” bilgisini verdi.

Devlet hastaneleri çocuk kanser tedavisinde başarılı

Kanser tedavisinde erken teşhisin önemli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Özbek, başta lösemi olmak üzere çocukluk çağı kanserlerinin devlet hastanelerinde de yüksek oranda başarıyla tedavi edilebildiğini, kamu ve üniversite hastanelerinin de en gelişmiş tedavileri uyguladığının altını çizdi. Prof. Dr. Özbek, dünyada yılda yaklaşık 300 bin, Türkiye'de de 3 bin çocuğa kanser tanısı konulduğunu, ciddi bir sayının ortaya çıktığını anlattı.

Prof. Dr. Özbek, aşırı kırmızı et ve şekerli gıdaların tüketiminin risklerini gösteren araştırmalar olduğunu, tartışmalı olsa da kahvenin de olumsuz etkilerine yönelik araştırmalar olduğunu belirtirken, Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Adalet Meral Güneş hamileliğin ilk 12 haftasında kahve tüketilmemesi gerektiği yönünde araştırmalar bulunduğunu vurguladı.

Gebelikte ve gebelik öncesinde hem annenin hem de babanın alkol ve sigara tüketmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özbek, “Bebeklerde kanser riskini azaltmak için anneler daha gebe kalmadan sigarayı bırakmalı, alkol içmemeli, günlük demir ve her gün en az 400 mikrogram folat almalıdır. Obezite, kolon, meme ve böbrek kanseri dahil olmak üzere çeşitli kanserlerle bağlantılı. Gebelik öncesi kilo kontrolü de hem anne hem de çocuklar için önemli” dedi.

Anne sütüyle beslenen çocuklar daha az lösemiye yakalanıyor

Anne sütünün kanserler dahil her türlü hastalığa karşı bebeği koruyan en önemli besin olduğunu belirten Prof. Dr. Özbek, “Anneler çocuklarını anne sütüyle besleyecek olurlarsa hem kendilerinde meme kanseri ve birtakım kanserlerin oluşumu daha az oluyor hem de çocuklarında löseminin daha az görüldüğüne yönelik çalışmalar mevcut. Tarım ve sinek ilaçlarından, kirli havadan uzak durmak gerekiyor. İyonize radyasyon, ebeveynin sigara kullanması, örneğin babanın sigara kullanmasının da kanser riskini artırdığı ifade ediliyor. Ev kimyasalları, trafik kirliliği çocuklardaki lösemi gelişimini artırabilir” diye konuştu.

Prof. Dr. Özbek, pestisitlerin (tarım ilacı) çok çeşitli kanallardan gıdaların üzerinde kaldığını da belirterek, hem anne hem de babaların bu kalıntıların olmadığı gıdalara erişmesi gerektiğini belirtti. Özbek, bu konuda yapılan çalışmalarda, bebeklerin ilk dışkı örnekleri veya göbek bağından alınan kanlarında pestisit artıklarının tespit edildiğini kaydetti.

Aileler belirti olarak nelere dikkat etmeli

Prof. Dr. Özbek, “belirtiler kanser olduğu anlamına gelmiyor ama hekime başvurmakta fayda var” diyerek çocuklarda en sık görülen kanser türlerinden lösemiye ilişkin belirtileri şöyle sıraladı:

“Lösemide çocuklar genellikle soğuklaşmaya başlar. Küçük çocuklar oyuna ilgisini kaybederler, halsizlik olur. Vücutlarında küçük mor noktacıklar çıkabilir, diş eti kanaması gibi bulgular görülebilir. Sık enfeksiyon geçirmeye başlayabilirler. Kemik ağrıları olur. Aileler bunları veya çocuğun karnının şiştiğini, lenf bezlerinin belirginleştiğini görürlerse doktora başvursun. Fakat bu belirtilerin çoğuna sahip hastalarda bizim bulduğumuz lösemi oranı en fazla 10 hastada 2-3 kişidir. Bu faktörlerin olmasının insanları telaşlandırmaması lazım. Doktora muhakkak başvursunlar ama hemen 'kanser' diye de telaşa kapılmasınlar.”

Aşı kansere karşı korur

Aşı karşıtlığının çocukları kansere karşı da kırılgan hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Özbek, genel olarak aşıların bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, bu nedenle bütün kanserlere karşı mücadelede güçlü bir bağışıklık sisteminin önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. Özbek, HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı kesin koruma sağladığını da belirterek, aşının önemini vurguladı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap