Dikkat etmezsek mutant virüslerin güzergahı oluruz

Dünya pandemide ikinci yılına girerken kurtuluşu değil, varyantları konuşuyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı İngiltere, Güney Afrika ve Kaliforniya varyantlarıyla ilgili veriler endişe yarattı. Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Ortam rahatlamaya uygun değil. Dikkat etmezsek Türkiye mutant virüslerin güzergahı olabilir” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yasemin SALİH

Dünya, koronavirüslü hayatın birinci yılını geride bıraktı. Türkiye’de ilk vakanın açıklanmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Ocak ayında COVID-19 ile ilgili haberler yoğunlaşmaya başladığında Türkiye de virüsle mücadelede tedbirler almak üzere ocak ayında bilim kurulunu oluşturmuştu. Aradan geçen süreçte kısıtlamalar, yasaklar, normalleşme açılımları, yeniden kısıtlamalar ve yasaklar diye ilerleyen bir koronavirüsle mücadele serisi yaşadık. 14 Ocak’ta sağlık çalışanlarıyla başlayan aşılama sürecinde bugün 10 milyondan fazla insana Sinovac’ın ürettiği CoronaVac aşısı uygulandı. İkinci doz uygulananların sayısı da 3 milyonu aştı. Ancak koronavirüs tablosunda günlük ve haftalık veriler hiç de iç açıcı değil. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 24 saatte 145 bin 130 koronavirüs testi yapıldı, 14 bin 556 kişinin testi pozitif çıktı, 67 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı ise 814 oldu. Uzmanlar, test sayısına göre vaka oranının yüzde 10’ları aşmasına dikkat çekiyor.

Bir başka dikkat çeken şey ise İngiltere’den başlayan varyant kabusuyla ilgili Türkiye verileriydi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son açıklamasında matunt virüslerin ülkedeki yayılım hızının arttığını belirterek, “Bugüne kadar 76 ilde 41 bin 488 İngiltere, 9 ilde 61 Güney Afrika, bir ilde iki Kalforniya-New York ve bir kişide de Brezilya mutantı tespit edildi” dedi.

‘Önlemler gevşetilmemeli’

Salgının birinci yılını değerlendiren bilim insanlarının ortak görüşü, Türkiye’nin sahada iyi bir salgın yönetimi yapamadığı yönünde. Mutant virüslerin artmasını kolaylaştıran faktörlerin ortada olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, şu anda ne yazık ki Türkiye’nin bu hataların tamamını yaptığına dikkat çekti. Ceyhan, şunları söyledi: “Mutant virüslerin artmasını kolaylaştıran faktörlerin başında yurtdışından girişlerin yeterince kontrollü yapılmaması geliyor. Diğer faktörler ise yurtiçi seyahatlerin kısıtlanmaması, toplum aşılamasının hızla tamamlanamaması, etkisiz veya az etkili antiviral ilaç kullanımı ve son olarak da virüs yayılımını önlemek için gereken tedbirlerin gevşemesi. Bakıldığında Türkiye bunların tamamını yapıyor.”

Bilim insanları olarak aylardır bu önlemlere dikkat çektiklerini ancak düzenleme yapılmadığını anlatan Ceyhan, “Yanlışın neresinden dönersek kardır. Şimdi normalleşmeden bahsediliyor. Ne yazık ki her şeyin serbest bırakılması için hiç de uygun bir ortam yok. Dikkat etmezsek Türkiye mutant virüslerin güzergahı haline gelebilir. Mutant virüs sayısı günlük vaka sayısıyla birlikte artıyor. Önlemlerin kaldırılması da buna katkı sağlamaya başladı” diye konuştu.

Şeffaf olmamanın hayati sonuçlarını yaşadık

Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, pandeminin ikinci yılına girerken belirsizlik bulutlarının dağılmadığını söyledi. Türkiye’nin pandemiyi şeffaf bir şekilde yönetmediğini, bunun da hayati sonuçlar doğurduğunu ifade eden Fincancı, “Özellikle başından beri vurguladığımız şeffaflık talebimiz, zorlamalarla dönem dönem Sağlık Bakanlığı’ndan yanıt buldu. Vaka-hasta ayrımından tutun da ağır hasta kavramına, bölgesel değerlendirmelere kadar tüm ısrarlarımız ne yazık ki uzun zaman sonra hayata geçirildi. Bu da yeterli düzeyde olmadı. Geldiğimiz noktada özellikle ‘ yeni normalleşme’ dedikleri aslında bir normalleşememe halidir” değerlendirmesini yaptı.

Fincancı’ya göre önümüzdeki haftalardan itibaren ‘ yeni normalleşme’ adı altındaki hataların sonuçları ortaya çıkacak. Bunu da şöyle açıkladı: “Varyant huşların tespitinde sıkıntımız var. Bu koşullarda ikinci yıla giriyoruz. Daha fazla hasta, daha fazla ölüm ve sağlık çalışanların üzerindeki tükenmişlikle yeni döneme giriliyor.”

‘Bilinmezlik yerini bıkkınlığa bıraktı’

Prof. Dr. Melih Bulut ise insanlığın pandeminin birinci yılında gerekli dersleri çıkaramadığını belirtti. “Korona aynası”nın geçmiş hataları ve zaafları ortaya koyduğunu vurgulayan Bulut, “Pandeminin ilk haftalarında virüsü bilmediğimiz için umursamadık, şimdi ise bıkkınlık nedeniyle umursamıyoruz. Bu psikoloji salgın yönetiminde önemlidir. Bu nedenle salgın, hastanelerde değil sahada yönetilmeliydi ama yapılamadı” diye konuştu. Bulut, 2021 sonuna kadar salgının dünyanın önemli bir kısmında yatışmasını beklediğini de sözlerine ekledi.

‘Kamuyu fazlasıyla iyimser görüyorum’

EY Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Başkanı Ufuk Eren: Geçmiş bir yıla baktığımız zaman Türkiye bu işi bir şekilde yönetmeye çalıştı. Daha iyi yapabileceği şeyler de vardı, iyi şeyler de yaptı. Bundan sonrası çok önemli. Kamu tarafında bir rahatlama görülüyor. “Aşı yapılıyor, kendi aşımız da çıkacak, biz bu işi hallediyoruz” havası var. Kamuda fazlasıyla iyimser yaklaşım görüyorum. Nisan sonuna kadar devletin 50 milyon +50 milyon şeklinde anlaşma sağladığı Sinovac aşısından bahsediliyor. Bu, 50 milyon insanın aşılanması demek. Bu aşının mutant virüse karşı etkisini ise bilmiyoruz. Diğer aşı alternatifleriyle ilgili soru işaretleri var. Yerli aşılarla ilgili çalışmalar bitmedi, belirsizlik çok. Dolayısıyla önümüzdeki bir yıllık süreçte Türkiye’nin bağışık olması için aşı stratejisini net göremiyorum. Aşılama hızlı olursa ve her şey iyi giderse Türkiye, ikinci yarıda bir miktar iyileşmeye gidebilir. Elbette dünyanın da iyiye gitmesi lazım. Bakıldığında seyahat ciddi kısıtlamalar altında. 2021’in de gevşeme değil tedbir yılı olması lazım. Tünelin ucundaki ışık henüz çok cılız.