17 °C

ERÜ, Covid-19'u izole etti

Erciyes Üniversitesi Covid-19’u hücre kültüründe izole etmeyi başardı.

ERÜ, Covid-19'u izole etti

OKTAY ENSARİ

KAYSERİ - Sağlık Bakanı Prof.Dr. Fahrettin Koca tarafından açıklanan Covid-19 virüsünü 21 Mart’ta Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Aşı ve Araştırma Uygulama Merkezi'nde Prof.Dr. Aykut Özdarendeli ve ekibinin izole ederek, aşı çalışmalarına başladığı açıklandı. ERÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, "Sağlık Bakanımızın da açıkladığı gibi gece-gündüz demeden çalışan Aşı Araştırma ve Uygulama Merkezimizin araştırmacıları aşı geliştirmek için kritik aşama olan Covid-19 virüsünü 21 Mart’ta izole ettiler. Başta Prof.Dr. Aykut Özdarendeli olmak üzere tüm ekibimizi tebrik ederim. Aşı konusundaki çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor" dedi.

Sağlık Bakanlığına bağlı TÜSEB tarafından Covid-19’a karşı aşı geliştirilmesiyle ilgili Stratejik Ar-Ge Projesi Hazırlama daveti alan Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Aykut Özdarendeli ve ekibi, Covid-19 pozitif bir hastadan alınan örnekten Biyogüvenlik Seviye 3 (BSL-3) şartlarında hastalığa yol açan SARS-CoV-2 virüsünü hücre kültür sisteminde üretmeyi başardı. Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, virüsün izole edildiğini ve 21 Mart 2020’de RT-PZR (Reverz Trankripsiyon Polimeraz Zincir Reaksiyonu) testi ile de izolasyonu doğrulayarak aynı gün Sağlık Bakanlığını bilgilendirdiklerini ve akabinde virüs izolatının yeni nesil dizileme çalışmalarına başlandığını belirtti.

Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma Geliştirme Merkezi (ERAGEM) müdürü olan Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, “Bu salgınla acilen mücadele etmek çok önemli olsa da, yapılacak temel araştırmalarla bu virüse karşı kapsamlı çözümler üretilmesi gerekiyor. 2013 yılında kurulan merkezimiz aşı geliştirme çalışmaları konusunda önemli bilgi birikimine ve altyapılara sahiptir. Merkezimizde, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığına (KKKAH) karşı aşı çalışmalarımız da halen devam etmekte olup, bu hastalığa karşı hücre kültür temelli inaktif aşı geliştirilmiş ve 2018 yılında sağlıklı gönüllüler üzerinde Faz 1 çalışmaları başarıyla tamamlamıştır. Çalışmalarımız kapsamında, KKKAH’ na karşı geliştirilen ve patent başvurusu yapılan rekombinant aşının deney hayvanları üzerinde %100 koruyucu etkiye sahip olduğu da gösterilmiştir. Aşı geliştirme konusunda sahip olduğumuz bilgi birikimi ve uluslararası standartlardaki altyapılarımız sayesinde Covid-19 hastalığına karşı aşı geliştirme çalışmalarına hemen başladık ve bu kapsamdaki çalışmalarımızı da hızla ilerleteceğimize inanıyorum.

Merkezimiz bünyesinde bulunan Biyogüvenlik Seviye 3 laboratuvarında SARS-CoV-2 virüsü laboratuvar şartlarında izole edilmiş ve hücre kültür sistemine adapte edilmiştir. Virüsün izole edilmesi, Covid-19’un biyolojisinin ve patogenezinin ortaya konulmasına yönelik çalışmalar için büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda, bu gelişme Covid-19’a karşı aşı geliştirme çalışmaları ile tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi çalışmalarına ivme kazandıracaktır.” dedi.

Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, Sağlık Bakanlığı tarafından Covid-19’a karşı aşı geliştirilmesiyle ilgili davetin akabinde çalışmalara başlayıp kısa bir sürede virüsü izole etmeyi başardıklarını ve Sağlık Bakanlığının sağladığı desteklerle çalışmalarını hızlı bir şekilde yürüttüklerini ifade etmiştir. Bu süreçte çalışmalarına her türlü desteği sağlayan Erciyes Üniversitesi Rektörlüğüne ve çalışma ekibine de teşekkür etti.

İmmün Plazma tedavisi de uygulanacak

ERÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış, ayrıca Covid-19 salgınıyla mücadelede iyileşmiş hastalardan alınan kan plazmasıyla yani ‘İmmün Plazma’ ile kritik durumdaki hastaların tedavisine katkıda bulunma yolunda çalışma yaptıklarını belirtti. Çalış, şunları söyledi:
"Bu nedenle, iyileşmiş vatandaşlarımızı iyileştikten 14 gün sonra, kan verme şartlarına sahiplerse Erciyes Üniversitesi kan merkezlerine bekliyoruz, bu sayede kendileri bu hastalığı atlatan ve sağlığına kavuşan hastalarımız, başka insanların tedavisine katkıda bulunabilir ve hayat kurtarabilirler. Plazma tedavisi ya da güncel ismi ile ‘immün plazma yöntemi’ aslında uzun yıllardır tıpta çeşitli hastalıkların tedavisi için kullanılan bir yöntem. Destekleyici bir tedavi olarak hastalarda kullanılıyor. Hastalığı yenmiş ve vücudu hastalığa karşı bağışıklık kazanmış olan kişilerden alınan antikorlar, hasta olan kişiye damar yolu ile veriliyor. Böylece kişinin kendi bağışıklığını geliştiremediği ya da eksik kaldığı durumlarda iyileşme sağlanabiliyor. Bu yöntem daha önce SARS ve Ebola salgınlarında da kullanılmıştı. Covid-19 hastalığı ve SARS-CoV2 olarak bilinen yeni tip koronavirüs, modern tıp literatürüne yeni girdi. Dolayısıyla, hastalığın tedavisinde bu yöntemin ne kadar etkili olacağı, henüz çok geniş çaplı araştırmalarla ortaya konabilmiş değil. Ancak bu konuyla ilgili doktorlarımız, Covid-19 tanısı konmuş hastalarla yapılan araştırmalardan ve daha önceki tecrübelerinden yola çıkarak bu tedavi yönteminin etkili olabileceğini belirtiyorlar."

Tedavi Nasıl Yapılacak?

Uygulanacak tedavi yöntemi hakkında bilgiler de veren Rektör Çalış, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hastalığı geçirmiş, taburcu olmuş veya elinde hastalığa dair tanısı olan hastalarımıza bu durumu öncelikle anlatıp onlardan onaylarını isteyeceğiz. Onları gönüllülük esasıyla plazma toplama havuzuna dahil edeceğiz. Çünkü bir kişi haftada maksimum iki kez olmak üzere uzun sure verici olabilir. Hastanın son testinin negatif olması ve taburcusunun ardından 14 gün geçtikten sonar, kan ve boğaz sürüntü testi yaparak vücutta virüs kalmadığından emin olacağız. Ardından, eğer HIV ya da hepatit gibi kan vermesine engel başka bir hastalığı yoksa ve 18-65 yaş aralığındaysa bu kişilerden yaklaşık 45 dakika süren bir yöntemle plazmaları toplayacağız. Bu immune plazmayı hızlı bir şekilde yoğun bakımlarda yatan hastalara göndereceğiz. Hastalarımızın iyileşmesinde katkı olması dileklerimizle bu işlemi başlatmış oluyoruz."

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap