9 °C

HIV’li gençlerin yarısı taşıyıcı olduğunu bilmiyor

AIDS ilk yaygınlaştığı dönemdeki kadar ağır olmasa da hala insanları tehdit eden hastalıkların başında geliyor. AIDS’ten korunmanın en önemli yolu da gençlerin bu konuda bilgi sahibi olması. Çünkü HIV virisü taşıyan gençlerin yarısı hala taşıyıcı olduğunu bilmiyor.

HIV’li gençlerin yarısı taşıyıcı olduğunu bilmiyor

Mehmet KAYA

Düzen Sağlık Grubu İmmünoloji Bölüm Sorumlusu Dr. Tutku Taşkınoğlu, ailelerin çocuklarıyla HIV ve AIDS’i konuşmasının cinselliği konuşmayı gerektireceği nedeniyle çekingen davrandığını ancak en önemli çözümün de çocukların bilgi sahibi haline gelmesi olduğunu vurguladı. Dr. Taşkınoğlu, çocuklarla nasıl konuşulabileceğine yönelik bilgiler sundu.

2018 verilerine göre Dünyada halen 37.9 milyon HIV taşıyıcısı olduğu tahmin ediliyor. Bunlardan 1.7 milyonu 2018 içinde HIV virüsü bulaşan kişiler. Yine 2018’de 770 bin kişi AIDS nedeniyle hayatını kaybetti. 2020’ye kadar 500 bin kişinin daha hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor.

Esas tehdit: HIV taşıdığını bilmeyenler bulaş sayısını artırıyor

AIDS’te ana tehdit ise bu hastalığa yol açan HIV virüsünü taşıdığını bilmeyenlerin başkalarına da bu virüsü bulaştırmaya devam etmeleri. Düzen Sağlık Grubu İmmünoloji Bölüm Sorumlusu Dr. Tutku Taşkınoğlu, “DSÖ verilerine göre HIV pozitif olan hastaların yüzde 25’i henüz hasta olduklarının, virüsü taşıdıklarının farkında değildir. Bu oranın gençlerde yüzde 50 olduğu düşünülmektedir. HIV taşıyıcıları hiç belirti vermeden yıllarca virüsü taşıdıklarını bilmeden aktif hayatlarına devam edebilirler. Virüsü taşıyıp taşımadığınızı ancak test yaptırarak anlayabilirsiniz” uyarısında bulundu.

Çözüm: Aileler konuşmalı

Düzen Sağlık Grubu İmmünoloji Bölüm Sorumlusu Dr. Tutku Taşkınoğlu, AIDS ve HIV’den korunmada en önemli unsurlardan birinin ailelerin çocuklarıyla iletişimi olduğunun altını çizdi. HIV’in korunmasız cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri ve kesici delici aletlerin paylaşılması, (günlük yaşamda manikür aletleri, diş fırçaları, traş bıçağı ve makineleri paylaşımı vb.) HIV enfekte olmuş bir kadından hamilelik veya doğum sırasında bebeğine bulaşması olmak üzere üç temel bulaşma yolu olduğunu belirten Dr. Taşkınoğlu, ailelerin çocuklarına izinsiz dövme ve pearcing, güvenli olmayan yerlerde manikür-pedikür gibi konularda uyarması gerekliliğinin altını çizdi.

HIV’in en yaygın bulaşma yolunun cinsellik olduğunu hatırlatan Dr. Tutku Taşkınoğlu, bu konuyu konuşmanın aileler açısından çok kolay olmadığının altını çizerek, “HIV ile enfekte olmanın başlıca yollarından biri cinsel ilişkidir ve HIV hakkında konuşabilmek için öncelikle çocuklarımızla cinsellik hakkında konuşabilmemiz gerekir. Pek çok ebeveyn, çocuklarıyla cinsel konular hakkında konuşma konusundaki endişelidir. Çoğumuz rahatsızlık duyabiliriz çünkü ne söyleyeceğimizi, nasıl söyleyeceğimizi bilemeyiz. Bir kısmımız da çocuklarla açık açık cinsel ilişki hakkında konuşmanın onları korkutabileceğini veya çok genç yaşta cinsel ilişkiye girmeye teşvik edebileceğini düşünürüz. Ancak, gerçek şu ki çocuklarımız günümüzde bir çok uyaranla çok daha erken karşılaşıyorlar, ergenliğe girdikçe cinselliklerini keşfediyorlar ve cinselliği merak ediyorlar. Utanıp bize sormadıklarında veya biz utanıp onlara anlatmadığımızda bir şekilde bu meraklarını gidermek için arkadaşlarından, internetten, dergilerden ve kitaplardan öğreniyorlar. Üstelik yalan yanlış öğreniyorlar ve hatta bir şekilde denemeye kalkabiliyorlar” uyarısında bulundu.

"Utangaç olduğunuzu belli etmenizde sakınca yok”

Cinsel eğitimle ilgili ailelerin çok farklı düşüncelerde olabildiğini vurgulayan Dr. Taşkınoğlu, “Cinsel eğitim hakkındaki görüşleriniz ne olursa olsun, HIV'in hayatı tehdit ettiğini anlamalı ve çocukları korumak için bir yolunu bulup bilgi vermelisiniz. Cinsellikle ilgili gerçek fikrinizi yumuşak bir dille anlatmanız hatta eski moda veya utangaç olduğunuzu belli etmenizde bir sakınca yok. Çocuklarınıza bu konular hakkında konuşmayı zor bulduğunuzu ama onun doğruyu öğrenmesinin çok daha önemli olduğunu bu nedenle onu sevdiğiniz için onunla bu konuyu konuşabileceğinizi söyleyebilirsiniz” tavsiyesinde bulundu.

Çocukların 5-8 yaşlarında sağlık, hastalık ve cinsellik gibi karmaşık konuları anlayabildiğini, doğum, aileler ve ölüme ilgi duyabildiklerini ve sosyal ortamlarında-televizyonda bu konuda bilgi edinmeye başladıklarını belirten Dr. Taşkınoğlu, onlara somut örneklerle hastalıkları, mikropları açıklamanın yapılabileceğini kaydetti. Dr. Taşkınoğlu, “Örneğin, çocuğunuz parmağını keser ve kan akarsa, mikropların (sizi hasta eden şeyler) vücudunuzdaki kesiklerden kan sistemine nasıl girebileceğini açıklamak için mükemmel bir fırsatınız olur. Öpüşmenin, arkadaşlarıyla birbirlerine tükürmelerinin uçuk yapabileceğini söyleyebilirsiniz” dedi.

Cinsellik konuşmak size zor gelebilir ama çocuğunuzu korumak için yapmalısınız

9-12 yaşta ergenliğin başladığını ve çocukların cinsel kimliklerini anlamak isteyeceklerini, bu konuda çok daha meraklı hale geldiklerini belirten Dr. Taşkınoğlu, temel cinsellik bilgilerinin verilmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. Dr. Taşkınoğlu, “Hamilelik, hastalıklar ve HIV enfeksiyonu dâhil olmak üzere cinselliğin hayatlarında önemli sonuçları olabileceğinin farkında olmak zorundadırlar.

Cinsel ilişkinin neden bir yetişkin davranışı olduğunu ve gençlerin seks yapmayı beklemelerinin neden iyi bir fikir olduğunu bilmeleri gerekir. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların nasıl bulaştığını bilmek zorundadırlar. Her ne kadar erken olduğunu düşünsek de eğer yanılıp biriyle birlikte olursa veya denerse nasıl korunacağını bilmek zorundadırlar. Bütün bunları konuşmak bize zor gelebilir ama çocuklarınıza hayatlarında benimsemelerini umduğunuz değerleri öğretme şansı verir. Ayrıca, çocuklarınızın HIV/AIDS veya cinsellik hakkındaki sorularında size gelebileceklerini bilmelerini sağlar” dedi.

Dr. Taşkınoğlu, gençlere de HIV’den korunmanın en etkili yolunun ilişkiye girmemek olduğu bilincinin aşılanmasını önererek, “13-19 Yaşındaki gençlere, HIV enfeksiyonunu önlemenin en iyi yolunun, herhangi bir cinsel ilişkiye girmemesi gerektiğini veya herhangi biriyle ortak kesici delici bir alet kullanmamasını, dövme, piercing yaptırırsa nelerle karşılaşabileceğini ve yaptırmak istiyorsa da sizinle yaptırması gerektiğini anlatmalısınız. Aynı zamanda, cinsel davranışlarla ilgili sizin inanç ve değerlerinizi de paylaşmalısınız” dedi.

Ailelerin çocuklarının cinsel ilişkiye girdiği fikrini aklına getirmediğini ancak bunun yaşandığını belirten Dr. Taşkınoğlu, gençler arasında cinsellik ve uyuşturucu deneme yönünde güçlü bir sosyal baskı görülebildiğini, ailelerin bu konuda üstüne düşen bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap