20 °C

Kalp yetersizliği görülme sıklığı yaş ilerledikçe artıyor

Yaşlanmanın kalp yetersizliğinde önemli rol oynadığını belirten Doç. Dr. Hakan Altay, bunun yanında obezite oranının yüzde 30’lara çekilmesi halinde 44 bin kalp yetersizliği vakasının önlenebileceğinin tahmin edildiğini vurguladı.

Kalp yetersizliği görülme sıklığı yaş ilerledikçe artıyor

ANKARA (DÜNYA) - Türk Kardiyoloji Derneği Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Hakan Altay, kalp yetersizliğinin evrensel bir salgın olarak kabul edildiğini hatırlatarak, hastalığın görülme sıklığının yaş ilerledikçe arttığının altını çizdi. Nüfusun yaşlanmasıyla hastalığın görülme sıklığının artmasının da sözkonusu olduğunu belirten Altay, “Kalp yetersizliği hayat boyu tedavi gereksinimi, sık hastaneye yatma ihtiyacı, çoklu ilaç tedavisi gereksinimi, komplike ve pahalı cihaz tedavisi uygulamaları nedeniyle hasta, hasta yakınları, sağlık çalışanları ve de aynı zamanda sağlık ekonomisi üzerine çok büyük yük getirmektedir” diye konuştu.

Yaşlanmanın önemli bir etken olduğunu belirten Altay şunları kaydetti: “Tüm dünyada çığ gibi büyüyen bir hastalık olan kalp yetersizliği, hem gelişmiş hem de gelişen ülkelerde giderek artıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, toplumların yaşlanmasıdır. Yaş ilerledikçe, kalp yetersizliği görülme oranı artış göstermektedir. Toplumda kalp yetersizliği görülme oranı yüzce 2-3’ken, 40 yaş sonrası bu oran yüzde 20’ye, 70 yaş sonrası yüzde 10’a, 80 yaş sonrası ise yüzde 15-20’lere çıkmaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfus giderek artmaktadır. Önümüzdeki 10 yıl içinde de iki kat daha fazla artması beklenmektedir. Bugün Avrupa ülkelerinde 15 milyon, Amerika Birleşik Devletleri’nde 6 milyon, ülkemizde ise 3 milyon kalp yetersizliği hastasının olduğu tahmin edilmektedir. Sorun çok büyük boyutlarda olmasına rağmen toplum ve sağlık çalışanları arasında farkındalığı azdır”.

Bireylerin sağlıklı beslenmesi, hareketlilik gibi kalbi koruyan unsurlara dikkat etmesi gerektiğini belirten Hakan Altay, obezite oranının yüzde 30’lara çekilmesi halinde 44 bin kalp yetersizliği vakasının önlenebileceğinin tahmin edildiğini vurguladı. Bu hastalığa odaklanmış merkezler kurulmasını öneren Altay, “Mükemmel Kalp Yetersizliği Merkezleri ve bu merkezlerde görevlendirilmiş ‘kalp yetersizliği uzmanları ve hemşireleri’ ile hastalarda çok güzel sonuçlar alınabilmektedir. Kalp yetersizliği çalışma grubu olarak, bu hastalığın önemine dikkat çekmek ve başta sağlık çalışanları olmakla birlikte, politikacıları, sağlık endüstrisini ve en önemlisi de tehdit altında olan halkı harekete geçirmek için farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.