6 °C

'Obezite ergenlerde beyin hasarına neden oluyor'

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Kamil Gülpınar, ABD’de yapılan bir araştırmada obezitenin ergenlerde beyin hasarına yol açtığına dair sonuçlar alındığını açıkladı.

'Obezite ergenlerde beyin hasarına neden oluyor'

Mehmet KAYA

ANKARA-Prof. Dr. Gülpınar DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, araştırmada 12-16 yaş arası obez ergenlerin MR bulgularına bakıldığını belirterek şunları kaydetti:

“Daha çok erişkinleri etkilediğini düşündüğümüz obezite, ergenlerde de çok yaygın hale geliyor. Çocukların sağlıklı bir birey olarak erişkinliğe adım atmaları için obezite ve buna bağlı gelişen rahatsızlıklarla mücadele etmek gerekiyor. Bu araştırma, çağımızın hastalığı obezite açısından çok değerli. Çünkü daha çok erişkinleri etkilediğini düşündüğümüz bir hastalık olan obezite ve buna bağlı gelişen rahatsızlıklar, aslında çok daha küçük yaşlarda başlıyor. MR bulgularına göre, ergenlerin kilo almasına bağlı olarak, obeziteye ikincil beynin bazı bölgelerinde bazı hasarlar geliştiği saptanmış. Çocukların sağlıklı bir birey olarak erişkinliğe adım atmaları çok önemli. O nedenle obezite ile mücadeleye sadece çocukluk yaşlarında değil, ergenlik yaşlarında da çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü obezite sıklığı çok artıyor. Bunu bize başvuran hasta sayısının artışından da görebiliyoruz.”

Obezite tüm vucutta iltihaplanmaya yol açıyor

Obezitenin tüm vücutta iltihaplanmaya yol açan sistemik, inflamatuar bir hastalık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gülpınar, “Obezitenin kendisi inflamasyona yani iltihaba (buna enfeksiyonsuz iltihap diyebiliriz) yol açan sistemik bir hastalık. Yani sadece beyinde değil, bütün organlarda bunu yapıyor. Beyinde de yaptığı bu çalışma ile gösterilmiş. Çalışmada bahsedilen şey, bir inflamasyon. İnflamasyonu artıran birçok sitokin hormon salgılanıyor periferik yağ dokusundan. Yağ dokusu arttıkça, bu sitokinlerin inflamasyonu, şiddeti de artıyor. İnflamasyona ikincil de beyin hasarı tespit edilmiş. Bu çalışmanın bizim için önemi, buradan kaynaklanıyor. Diğer organlarda bunu yaptığını zaten biliyorduk; böbreklerde, karaciğerde vs. Karaciğerde yağlanmaya bağlı olarak karaciğer iltihabı gelişiyor ki, bu ilerleyen yıllarda mesela; Amerika’da en fazla siroza neden olacak hastalık olarak öngörülüyor. Çünkü Amerika’da obezite çok yaygın. Hiçbir eşlik eden hastalığınız olmasa bile, obezite kendisi bir hastalık.” bilgisini verdi.

Prof. Dr. Gülpınar, araştırmanın obez ergenlerin normal kilolarına döndükten sonra beyindeki hasarın iyileşip-iyileşmediğine dair bir içeriği olmadığını, bunun için ayrı bir bilimsel çalışma gerektiğini belirtti.

Obezitenin ergenlerde birçok hastalığa sebep olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamil Gülpınar, “Ergenlerde Tip 2 diyabet, maalesef obeziteye ikincil olarak sıkça karşılaşılmaya başlanan bir hastalık. Endokrinolog arkadaşlar ergenleri tedavi ediyor, biz de 15 yaş ve üzerindeki hastaları obeziteye sekonder Tip 2 diyabetleri varsa, ameliyat endikasyonları doğduğu için ameliyat ediyoruz” dedi.

Ergenlerin hareketsizliği ve sağlıksız gıdalar

Prof. Dr. Gülpınar, mobil cihazlar, bilgisayar oyunları ve internette geçirilen zamanlar nedeniyle gençlerin hareketsiz kalmasının sün 15-20 yılda daha da arttığını belirterek, ayrıca bu hareketsiz geçirilen zamanların hem çok, hem de sağlıksız gıda tüketiminin sözkonusu olduğunu vurguladı.

Ebeveynlere tavsiyeler

Ergenlerin çok tükettiği yüksek kalorili hazır gıdaların insülin dengesini bozacak bazı şekerler, yiyecekleri lezzetli hale getirmek için katkı maddelerini içerdiğini belirten Prof. Dr. Gülpınar, ebeveynlerin ergenlerin hareketlilği ve beslenmesine daha hassas yaklaşması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Gülpınar şunları kaydetti:
“Öncelikle anneler ve babalar çocukları hazır gıdalardan uzak tutmaya çalışmalı. Çocukların bilgisayar başında geçirdiği süreyi azaltıp, bu süre içinde tüketeceği gıdalar konusunda mutlaka müdahil olmalı. Cipsler, abur cuburlar yerine mümkünse meyve ve daha sağlıklı besinler tüketmesini sağlamak gerekli. Çocuklarına egzersiz alışkanlığı kazandırmalılar. Bunlara dikkat ederek, obezite ile mücadele edilebilir.”

Sınav stresi ve uyku bozukluğu da obezite kaynağı


Prof. Dr. Gülpınar, sınav kaygısı, uyku bozukluğu gibi ergenlerin günlük yaşam şartlarının da obeziteye etkisi olduğunu hatırlatarak, ders çalışırken hareketsiz kalındığını vurguladı.
Sınavların strese yol açtığını, hem ders çalışırken hem de stresli dönemlerde çokça yemek yenilebildiğini ifade eden Gülpınar, “Ebeveynler, ‘spora ya da egzersize gönderirsek bu çocuğu derslerinden geri kalır, şu kadar saat daha az çalışmış olur’ diye düşünebiliyor. Halbuki öyle değil. Hepimizin sosyal olarak kendimize ayırdığımız vakitler var. O çocuk mutlaka televizyon seyrediyor, başka şeyler de yapıyor. Orayı daha kısıtlayıp, egzersize daha fazla zaman ayırmak lazım. Egzersiz bir zaman kaybı değildir. Hatta sınavda daha başarılı hale getirir, daha zinde tutar” dedi.

Cerrahi tedavi estetistik değildir

Obez hastalara yönelik cerrahi operasyonların yapılabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Gülpınar, “Ben kiloluyum diyen herkesi ameliyat etmiyoruz. Bu çok önemli. Bu estetik ameliyat da değildir, sağlık için yapılır” dedi.

Vücut kitle indeksinin önemli bir kriter olduğunu, 35-40 yaş arasında obeziteye eşlik eden hastalıklar gibi kriterlere bağlı olarak ameliyat önerildiğini belirten Gülpınar, “Son dönemde çıkan yayınlar, obezite cerrahisi ile ilgili toplantılarda sunulan bildiriler sonunda ortak bir konsensus kararı var. Vücut kitle indeksi 32-35 arasında olup, kontrolsüz şeker hastalığı olanlara da artık obezite cerrahisini uygulayabiliyoruz” bilgisini verdi.