'Salgınlar deprem gibi aralıklı devam edecek'

Aşı Haftası nedeniyle online basın toplantısı düzenleyerek aşının salgın hastalıklar dönemindeki önemini anlatan Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, 'Tıpkı depremler gibi, bunlar hayatımızda olacak. Hazırlıklı olmamız gerekiyor' dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yasemin SALİH

Koronavirüs salgını sürecinde ülkelerin sağlık donanımları kadar aşı sistemlerinin de sınav verdiği belirtiliyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde COVID-19’un daha fazla ölüme neden olmasının ise uzun süredir düzenli aşılama yapılmamasına bağlı olduğu iddiası güçleniyor. Aşı Haftası nedeniyle online basın toplantısı düzenleyerek aşının salgın hastalıklar dönemindeki önemini anlatan Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Gelişmiş ülkeler verem aşısı gibi önemli tedbirleri sağlık sistemlerinden uzun süre önce çıkardılar. Yan yana olmalarına rağmen İspanya ve Portekiz’in koronavirüste verdikleri kaybın çok farklı olmasını bilim dünyası bu açıdan inceliyor. İspanya uzun süre önce verem aşısını bırakmışken, gelişmekte olan Portekiz’de bu aşı halen yapıldığı için ölüm sayısı daha az. Türkiye ise bu açıdan şanslı ülkeler arasında” dedi.

Türkiye’de aşı sistemi iyi

Türkiye’de koronavirüs nedeniyle ölüm oranlarının düşük olmasını, yoğun bakım yatak sayısı ve hizmet kalitesine bağlayan Ceyhan, aynı zamanda iyi bir aşılama sistemi yürütülmesinin de bu süreçte olumlu katkı sağladığını ifade etti. Ceyhan, “Türkiye’de çocukluk çağı aşılama sistemi iyi çalışıyor ancak yetişkinlik dönemi için aynı şeyi söyleyemeyiz. Örneğin menenjit gibi hastalıklara neden olan meningokok bakterisine karşı aşı, devlet tarafından karşılanmasına rağmen ilgi yok. Oysa Hindistan’da her yıl 20 bin kişi bu nedenle hayatını kaybediyor. Eğer bu aşılar yapılmazsa toplumsal bağışıklık düşer ve aynı şeyi Türkiye de yaşayabilir. Aşılar olmasa bugün dünyada 2.5-3 milyar insan hayatını kaybeder” diye konuştu.

Koronavirüsün Türkiye’deki seyri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, son dönemde herkesin “pik seviye”den bahsettiğini ancak bundan daha önemli şeyler bulunduğunu ifade etti. Ceyhan, şu bilgileri verdi: “Son birkaç gündür iyileşen hasta sayısı düşüyor. Bu önemli, bunu takip etmek lazım. Eğer şu andaki tablodan kötü gitmez ve disiplinli olursak 4-5 hafta sonra virüsün kontrol altına alınacağını düşünüyorum. En ufak bir sapma olursa bu süreç uzayacaktır.”

Salgınlar birkaç yıl arayla hayatımıza girecek

Salgın hastalıkların bundan sonra birkaç yıl arayla ve sürekli olarak hayatımızda yer almaya devam edeceğini ifade eden Prof. Dr. Ceyhan, pandemiyi de depremlere benzetti. Ceyhan, şöyle devam etti: “Tıpkı depremler gibi, bunlar hayatımızda olacak. Hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bu salgınları engellemenin tek yolu, bütün aşıları düzenli yaptırmak. Korona da bir süre sonra etkisini kaybedecek ama başka virüsler hayatımıza girecek. Toplumun bağışıklığını yüksek tutmak gerekiyor.”

COVID-19 aşısı ucuz ve tek doz olmalı

Koronavirüs aşısı geliştirme çalışmalarına da değinen Ceyhan, üretilen aşının salgını durdurması için üç özelliğe sahip olması gerektiğinin altını çizdi. Bunları, kolay uygulanabilir, tek doz yapılan ve ucuz maliyetli olarak sıralayan Ceyhan, “Salgını durdurmak toplumun yüzde 60’ı bağışık olmalı. Hastalığı elimine etmek içinse bu oran yüzde 90’a ulaşmalı. Şimdilik hedef yüzde 60’ı aşılayabilmek. Korona, 1960’lardan beri olan, 2003’ten beri de saldırıya geçen bir virüs. Hala aşısı bulunamadı, bundan sonra da bulunamayabilir. Bulunsa bile 7.5 milyar insana en az 3.5 milyar doz üretilmesi lazım. Bunun için büyük konsorsiyumlar oluşturulmalı” diye konuştu.

Türkiye’deki aşı çalışmalarını gelecekte toplum bağışıklığını sağlamak adına önemli bulduğunu aktaran Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Aşı çok pahalı olursa her ülke alamaz. Domuz gribi aşısını alamayan ülkeler oldu. Aşı geliştirmek rahat yaşamayı sağlayacaktır” dedi.