19 °C

Sayısallaşma daha fazla birlikte çalışma ve açıklık getiriyor

Boehringer Ingelheim sayısallaşma çalışmalarını DÜNYA’ya anlattı...

Sayısallaşma daha fazla birlikte çalışma ve açıklık getiriyor

Mehmet KAYA

ANKARA – Alman beşeri ve hayvan ilaç üreticisi Boehringer Ingelheim (BI), “BI-X Laboratuvar” adını verdiği sayısal teknolojileri kullanma ve geliştirme projesini ilan ettiğinde ilk başta sayısallaşmaya yönelik bir adım gibi görüldü. Çok geçmeden BIX ile başlayan süreç, şirketin tamamen dönüştüğü ve yeniden yapılanmanın eşiğine geldiği bir sonuca yol açtı.

BI, Nisan ayında aralarında DÜNYA’nın da bulunduğu dünyadan çok sayıda basın kuruluşunun katıldığı bir basın turu ile sayısallaşmaya yönelik geldiği aşamayı gösterdi. Akıllı-öğrenen yazılımlarla yeni molekül geliştirilmesine yönelik tahmin edilecek bir arayıştan öteye sayısallaşma yatırımlarından yeni bir sağlık yaklaşımı ortaya çıktı. BIX bünyesindeki bir çalışmayla, insanların konuşurken cümle kurma biçimlerinden bipolar bozukluğu ya da alzheimer olma ihtimalini ölçüyor. Sadece biçimler değil, anlam, tonlama, konuşma hızı vb. her türlü bileşen program tarafından analiz edilebiliyor.

PSP ile belki de hastalık daha belirti dahi vermediği bir dönemde teşhis konulabilecek. Pathologic Speech Processing (PSP) adı verilen bu yazılım halen test aşamasında klinik araştırmalara yönelik bir takvim yok ama ilaç şirketi BI, tıbbi teşhis alanında bir gündem sahibi durumunda. Yine BIX bünyesindeki AR-GE bölümünde yatırımcı olarak destekledikleri bir proje ile domuz çiftliklerinin bütün verilerinin işlenerek verimliliğini artırıp ve ilaç kullanımını azaltan bir yazılım (Farmera) geliştirilmiş. Schmelmer, “Bu sanayi 4.0’ın ta kendisi” diyor. Domuzların öksürükleri ya da çıkardıkları sesler aracılığıyla hangisinin hasta olmak üzere olduğunun belirlendiği bir ürün de hali hazırda kullanımda.

DÜNYA’nın sorularını yanıtlayan BIX ve sayısallaşma projelerinin de başında olan Yönetim Kurulu Üyesi Michael Schmelmer, BIX’in tek bir proje olmadığını, BIX tarafından geliştirilen çok sayıda “proje” gördüğünü söylerken, “Sayısallaşma firmayı yeniden şekillendirecek. Bu nedenle bir dönüşüm yaşadığımızı söylüyoruz. Tabi ki bu bir kültür değişimi de aynı zamanda. Çok daha işbirliğini mümkün kılan bir yere gidiyoruz. İş yönetimi alanında da çok sık ortaklık, kitle kaynak (crowdsourcing), açık kaynak, gibi kelimeleri çok sık duyar olduk. Artık sorunlar çok kompleks ve bu çalışma kültürünü de dönüştürecek. İnsanlar artık ortak çalışmalar daha gönüllü, ve öncesine göre paylaşmaya çok daha sıcak bakıyorlar” yorumunu yaptı. Elbette kültür kolay değişmiyor. Bir çalışanın sürekli “chat yapması üzerine” müdahale ettiğini, oysa o kişinin bir algoritma geliştirmek için bir başka şirketteki arkadaşı ile yardımlaştığını gördüğünü söyleyerek, “Ben kendi hazırladığım algoritmaları hiç böyle paylaşmamıştım. Gelecek nesil başkalarının fikirlerini uygularken gurur duyacak” yorumunu yaptı.

Bir ilaç şirketi sayısal dönüşüme başlayınca ne hale geliyor? Şirket sadece “ilaç geliştirmenin” ötesine geçmiş. Araştırma, tedavi öncesi risklerin belirlenmesi, tedavi ve tedavinin fayda-risk analizinin yapılabildiği (çoğu ülke sosyal güvenlik sistemi sağlanan fayda kadar ilaç bedeli belirleme yönünde model geliştiriyor) ürünlerin tamamıyla ilgileniyor.

BIX ile başlayan adımda Boehringer Ingelheim, blokchain ve akıllı yazılım ADAM yazılımı ile moleküllerin etken madde olabilmesi için gerekli milyonlarca değişikliği elbette bir insanla karşılaştırılamayacak hızlarda deneyerek ilaç geliştiriyor. PSP ile şimdilik sadece nörolojik hastalıklarda kullanılan ancak geliştirilmesi muhtemel bir teşhis alanına girmiş durumda. Fayda-risk temelli tedavi izleme ve yönetim yazılımı BRASS ile de tedaviyi izleyecek bir ürün geliştirilmiş.

Boehringer Ingelheim kendi iş modelini de değiştiriyor. Moleküllerinin büyük kısmını isteyen araştırmacılara açmış durumda. Elinde ilaç geliştirmeden yönetim sistemlerine kadar proje olan start-up’lara yatırım yapma, hatta uygun gördüklerine kendi araştırma altyapılarını açıyorlar. Boehringer Ingelheim’e göre gelecek sağlık alanında üç büyük trend belirleyici olacak. Bunlar 1-Akıllı yazılımlar ilaç geliştirmeyi tamamen değiştirecek. 2-Teknolojinin (örneğin çıkarılabilir bir dövme gibi deriye işlenen elektronik devre) yardımıyla kişiye ait çok sayıda veri toplanarak hastalıklar oluşmadan önlem alınması, 3-Kişiye özel tedavi.